Mabeyinci Nedir,Tarihçesi,Görevleri | Osmanlı Tarihi |

Mabeyinci Nedir Tarihçesi,Görevleri Osmanlı devletinde padişahların dışarıyla olan ilişkilerine bakan, buyruklarını,kendisine ileten memur.

Dört Halife devrinde isteyenler, hiç bir aracıya başvurmadan, halife ile konuşabilirdi.

Emevî halifesi Muaviye ile hâcip denilen mabeyinciler kullanılmaya başlandı.

Abbasîler devrinde halifenin huzuruna çıkmak daha da güçleşti.

Halife, ancak önemli işlerde, soyluları ve halkı ayrı ayrı mabeyin teşrifatçılarının delâletiyle kabul ederdi.

Abbasîlerin gerileme dönemlerinde, hükümdar halk ilişkilerinin kesilerek kendilerinin kuvvetlenmesini isteyen devlet adamları bu aracıları daha da arttırdılar.

Eski yunan, roma, İran saraylarıyla bütün avrupa krallıklarında da mabeyinciler kullanıldı.

Osmanlı devletinde, Yıldırım Bayezid’e kadar, herkes padişahla serbestçe görüşebilirdi.

Bu devirden sonra kayıtlamalar başladı.

Fatih Sultan Mehmed, Kanunnamesine, teşrifat için maddeler koydurdu.

Acele haller dışında, vezirler bile haftada ancak dört gün padişahla görüşebilecekti.

Padişahla görüşmek için müracaatlar kapı ağasına yapılır, o da mabeyinci görevi yapan kapıcılar kethüdasına duyururdu.

Daha sonra sırayle vezir ve kazaskerlere haber verilirdi.

Mustafa II den itibaren, silâhtarlar mabeyincilik de yapmaya başladı; çuhadar ve rikapdarlar da her zaman huzura girdiklerinden bir çeşit mabeyinci idiler.

Mabeyinci deyimi, ilk defa Selim III zamanında kullanıldı ve zamanla önem kazandı.

Abdülhamid II devrinde, mabeyin, başlı başına bir daire haline geldi.

Saraydaki mabeyin dairesinde, başmabeyinci, ikinci mabeyinci ve öbür mabeyinciler, kendilerine ayrılan odalarda oturur, sırayla nöbet tutarlardı.

Abdülhamid, mabeyincilerini bizzat seçerdi.

Sadrazam ile vezirler saraya geldiklerinde, kendilerine tahsis edilen odalarda; diğer ziyaretçiler mabeyin dairesindeki odalarında beklerdi.

Mabeyincilerin ikinci meşrutiyetten sonra önemleri azaldı; fakat mabeyincilik padişahlığın sonuna kadar devam etti.

Bir cevap yazın