Mao Zedong Kimdir,Hayatı | Biyografi,Tarih |

Mao Zedong Kimdir,Çin devlet adamı (Hunan 1893-Eekin 1976).

Mao Zedong Hayatı

Bir toprak sahibinin oğluydu; yüksek öğretmen okulunu bitirdi ve aynı okulda beş yıl ders verdi.

Pekin üniversitesi kitaplık müdür yardımcısıyken, Li Da-Djao ile bir Marksizmi inceleme derneğini kurdu (1918).

Anasayfa | Biyografiler | Devlet Adamları | Mao Zedong Mao ZedongMao, Çin Komünist partisi birinci kurultayına (Şanghay konferansı, 1921) Hunan delegesi olarak katıldı.

Partisi Guomindang ile birleşme kararı alınca, Mao bu partinin ilk mülî kurultayına katıldı ve yönetim kuruluna girdi; toprak reformuna (7 ağustos 1927) karşı çıkan Çankayşek’in komünistleri ezmesi üzerine parti yönetimini Tşın Du-Hsiu’nun elinden aldı.

Hunan’da bir kızılordu kurdu ve köylüleri bu harekete çekmek için kendi bölgesinde toprak reformu uyguladı (1925-1926’da Kanton’da Köylü Hareketleri Millî enstitüsü yöneticisi oldu).

1931’de Çin Sovyet kurultayında Çin Sovyet Cumhuriyeti başkanı seçildi ama stratejisi uygulanmadı ve Kiangsi kızılları ağır bozguna uğradılar (1933-1934).

Mao. «Uzun Yürüyüş»ü düzenleyen önderlerdendir (ekim 1934-1935).

1935 Ocağından sonra, komünist partisi yönetimini resmen eline aldı ye Yen-an’da yerleştikten sonra da, bu görevde kaldı.

Guomindang kuvvetleri, ikinci karısını kurşuna dizdiği halde Mao, Çankayşek’i Si-an pususundan (aralık 1936) kurtardı; çünkü Japonlara karşı direnmede Çinlileri yalnız Çankayşek’in birleştirebileceğine inanıyordu.

Guomindang’ın şefi komünistlere karşı savaşı durdurunca, Yen-an sovyet hükümeti «sınırların yönetimi» adını aldı.

Mao, bu partilerarası uzlaşma (1937-1945) ve Japon savaşı dönemi boyunca, komünistlerin çıkarlarını korudu; birliklerinin kurtardığı bölgelerde toprak reformunu gerçekleştirdi ve «Yeni Demokrasi» adlı kitabında açıkladığı ükeleri uygulama yolunu tuttu.

Japonların bozgunundan sonra, Çankayşek ile buluştuysa da (Çungking, ağustos-ekim 1945), Guomindang’ın güçsüzlüğünü gördü ve Rusya’nın desteğine başvurmadan halk savaşını başlattı (1946-1049).

Bu savaş komünistlerin zaferiyle son buldu.

1 Ekim 1949’da Mao, Pekin’de Çin Halk cumhuriyetini ilân etti ve Çin Halk Danışma meclisi tarafından hükümet başkanlığına getirildi, yeni Anayasa ilân edilince de cumhurbaşkanı oldu (20 eylül 1954).

Parti genel sekreterliğini de elden bırakmayan Mao, Komünist Çin’de yapılan bütün dönüşümleri başlattı (1958).

1958 Aralığında Vuhan’da toplanan Komünist Partisi Merkez komitesinde, parti yönetimi tamamen kendinde kalmak üzere, cumhurbaşkanlığından ayrıldı.

Milli Halk meclisi 27 nisan 1959’da »Liu-Şao-çi’yi cumhurbaşkanlığına seçti.

Bu tarihten sonra Mao, sert tenkitlerle karşılaştı; bununla birlikte Merkez komitesinin onuncu toplantısında (eylül 1962), kapitalizmin diriltilmesinden doğacak tehlikelerden söz etti.

Mao’ya göre bu tehlike, özellikle İktisadî hayatın sosyalleştirilmesinden sonra ortaya çıkan şiddetli sınıf kavgası döneminde, kitlelerin ideolojiden uzaklaşmasından doğuyordu.

Mao, bunun üzerine bir «sosyalist eğitim kampanyası» açtı.

Kampanya halk arasında olduğu kadar, parti kadrolarında da birçok engelle karşılaştı; partinin normal çalışmaları askıda kaldı; Merkez komitesi 1962’den 1966 yılı ağustos ayına kadar, resmî olarak toplantı yapmadı.

Buna karşılık Mao, 1964’te ve 1965 başlarında sık sık direktifler verdi.

Muhalifleriyle arasında çatışma son haddine vardı; bir an için aynı amaca yönelen bu muhalefet hareketini Liu Şao-çi ve Ping Cın yönetiyordu.

Kesin kopmasın, uzun süre gizli tutulan bir merkez komite toplantısında (eylül 1965) patlak verdiği sanılıyor.

Mao, Pıng Cın’ın nüfuzu altına girmiş olan Pekin’den uzaklaştı.

Komite üyelerinin bir kısmı ve Lin Piao ile Şanghay’a yerleşti.

Burada, Pıng Cın’ın görevine son verildikten (mayıs-haziran 1966) sonra, Merkez komitesinin «büyük proletarya kültür devrimi» (8 ağustos 1966) kararını alması kendisine halk kitlelerinin desteğini sağlayan süreci başlattı.

Derin bilgili bir şair ve bir eylem adamı olan Mao, marksizmin büyük teoricilerinden biridir.

Başlıca felsefe eserleri «Pratik Üstüne» (1937) ve «Çelişkileredir

(1937). Bu eserlerin birincisinde yazar, eylemci olduğu kadar bilgide de pratiğin önemi üstünde durur.

İkinci eserde karşıtlar diyalektiğiyle ilgili marksist tezleri ele alır; genel kavramlar arasındaki çelişkilerden (tikel-evrensel çelişkisi gibi) uzlaşmaz, toplum sınıflan arasındaki çelişkilere veya teoriyle pratik arasında, toplumsal varlık ile toplumsal bilinç v.b. arasında karşılıklı etkilenmeye yolaçan çelişkilere yönelir.

Devrimci savaşın nazariyecisi («marksist devlet teorisinde ordu gücü siyasî iktidarın başlıca etkenidir») olan Mao, klasik taktik ve strateji’nin kısıtlı ama gerçek katkısına, siyaseti, iktisadı ve sosyal psikolojiyi ekler ve bütün bunları, öğretisinin temelindeki «topyekûn» savaş görüşünde birleştirir.

Bu öğreti şu eserlerinde sırasıyla ve somut gerçeklerle ilgili olarak dile gelir: «Strateji Meseleleri», «Çin’de Devrim Savaşı» (1936); «Japonya’ya Karşı Partizanların Savaşı» (1938); «Sürüncemeli Savaş Üstüne» (1938); Savaşın yönetimi yerel, sosyal ve siyasi şartlara uymalıdır.

Düşmanın elindeki araçların gelişmesini iyice değerlendirerek taktikleri değiştirme, halkın etkin desteğinden ve kesin sonucu sağlayacak olan düşman yılgınlığından yararlanma bu görüşün başlıca ilkeleridir.

Bir cevap yazın