Marsilya – Fransa

 

Marsilya – Fransa Güney Fransa’da liman şehri, Bouches-du-Rhône idare bölgesinin merkezi.Eski limanın kuzey kıyısında bulunan şehrin en eski çekirdeği, 1943’te Almanlar tarafından yakılıp yıkıldı; bugün, bu kesimde büyük liman tesisleri yer almaktadır.

Marsilya Coğrafi Özellikleri

Modern liman, büyük dalgakıranın gerisinde XIX. yy.dan itibaren gelişti. Liman ile kuzeydeki Estaque dağları arasında birçok havuz, vardır; 1927’de açılan ulaşıma elverişli Rove yeraltı kanalı Estaque dağı eteğine dökülür; Rove kanalı, Marsilya limanıyla ek tesislerin yer aldığı Berre kıyı gölünü ve Fos körfezim birbirine bağlar.

Berre ve Fos’taki tesisler petrokimya sayesinde çok gelişmiştir: özellikle, 1948’den beri büyük petrol tankerlerinin yanaşmasına elverişli hale getirilen büyük Lavera limanı çok önemlidir.

Şehir merkezine 30 km uzaklıktaki Marsilya havaalanından her 20 dakikada bir hareket eden otobüsler, yolcuları Saint Charles Garı’na getiriyor. Oradan taksi ya da metro ile gideceğiniz yere ulaşıyorsunuz. Başta Marcel Pagnol’un filmleri olmak üzere birçok Fransız filmine mekân olan St. Charles Gar’ı, şehrin yüksek tepelerinden biri üzerinde kuruludur.

Marsilya Tarihi

Eski Massalia (Romalılar Massilia ismini verirlerdi) yaklaşık olarak M. ö. VI. yy.da Foça kolonları tarafından çok verimli topraklar üzerinde ve mükemmel bir doğal liman gerisinde kuruldu (burada bir imparatorluk kuran Fenikeliler de şehirden yararlandılar).

Komşu Ligürler ile Galyalıların sürekli savaşlarına rağmen şehir kısa süre içinde büyük bir ulaşım merkezi ve özellikle, Ispanya’nın güney kıyılarında birçok kolonide (Nikaia [Nice], Antipolis [Antibes], Agathe [Agde], Rodanusia, Rode, Ampurtas, Emeroskopio [Denia] v.b.) gelişen helen medeniyetinin merkezi haline geldi; ayrıca Marsilya, Rhone vadisi halklarıyla yapılan ticaretin de başlıca merkeziydi.

Kartacalıların ve Etrüsklerin deniz hakimiyetlerini kaybetmelerinden yararlanan şehir, M. ö. IV. yy.da en parlak devrini yaşadı; bu dönemde Massalia’lı denizciler Cebelitarık’ı geçerek kuzeyde İzlanda veya Norveç’e (Pytheas), batı afrika kıyıları boyunca ise Gine’ye (Euthymenes) kadar gittiler. Keltler, Galyalılar, Ligürler ve Kartacalılara karsı limanı savunmak gereği Massalia’lıları Roma ile dostça ilişkiler kurmaya zorladı.

Ama Provincia’nın kurulmasından (yakls. M.ö. 120) sonra Romalıların Galya’daki sınır komşularına yaptığı müdahaleler, şehir ekonomisine büyük zararlar verdi.

Roma İç savası sırasında şehir halkı Sezar’a karşı Pompeius’u destekledi, ama Pompeius yenilince Sezar M.ö. 49’da Massalia’yı kuşattı ve aldı.

Bununla birlikte Massalia serbest şehir statükosunu, zayıflamasına rağmen helen şehri niteliklerini ve ününü daha sonraki yüzyıllarda da korudu.

476’dan sonra Massalia Vizigotların, Burgondların ve frank kralı Clovis’in eline geçti; Gootran devrinde (561-592) Bourgogne krallığının Akdeniz’deki limanı olan şehir, daha sonra IX. yy.da Provence kontunun Yasallarından birinin hâkimiyetine girdi ve 838’de Sarazin’ler tarafından yağmalandı; ama, Sarazin’lerin Freinet’deki üslerine karsı girişilen sefere katılması (yaklş. 972), Marsilya’nın Hyeres ve Toulon bölgelerine kadar uzanan toprakları içine alan bir senyörlük haline gelmesine yol açtı.

Son vikontun ölümünden sonra (1192) Marsilya serbest bir belediye haline geldi ve yalnız İtalyan podestaları tarafından yönetilmeye başlandı; 1230’da Marsilya, Toulouse kontluğuna katıldı; sonra da Anjou’lu Carlo I’in hâkimiyetine girdi (1252).

Öte yandan haçlı seferleri şehrin ticaret açısından eski önemini kazanmasına yolaçtı ve Marsilya «kutsal topraklanma transit seferler düzenlenen bir liman haline geldi; marsilyalı tüccarlar Doğu’da yerleşirken, templiers ve hospitaller tarikatı mensupları Marsilya’da kaldı.

XIV. yy.ın ilk yarısında İtalya limanlarıyla Montpellier arasındaki rekabet, doğu pazarlarının ortadan kalkması ve Anjou’luların İtalya’da başarı kazanamamaları, Marsilya’nın gerilemesine sebep oldu (20-23 kasım 1423’te Aragonluların Marsilya’yı yağmalaması).

Bununla birlikte Anjou’lu Renato I devrinde şehir biraz ticari refaha kavuştu. 1481’de Marsilya, Provence ile birlikte fransız tahtına bağlandı.

Bourbon’ların başkumandanı Charles III (1524) ve imparator Karl V (1536) tarafından kuşatılmasına rağmen Marsilya Fransa’nın İtalya siyasetinden ve Osmanlılarla yaptığı antlaşmalardan (kapitülasyon rejimi) yararlanarak Doğu ve Berberistan’ kıyılarıyla olan ticaretini geliştirdi; marsilyalı tüccarlar ecza, halı, ham ipek (XVII. yy. başında pamuk) aldılar ve özellikle languedoc kumaşları sattılar. Aynı zamanda sanayi ticaretten büyük ölçüde yararlandı.

Din savaşları sırasında Marsilya, katolik birliğine girdi, konsüllerinden birinin

(Cazaulx) diktatörlüğü altında İspanya kralı Felipe II ile ittifak imzaladı (1595); ama Cazaulx öldürüldü (1596) ve şehir Henri IV’ün buyruğu altına girdi.

XVII. yy.da, krallık idaresinin müdahalelerine karşı belediye imtiyazlılarını savunmak için 13 haziran 1658’de şehir halkı isyan etti: isyan ancak 1660’ta Pirene antlaşmasından (konsüllüğün kaldırılması, askeri işgal, Saint-Nicolas kalesinin yapılması, yeni belediye statükosu) sonra Louis XV tarafından bastırılabildi.

Siyasi bakımdan başarısızlığa uğramasına rağmen Marsilya, kralın ve Colbert’in müdahaleleri sayesinde İktisadi yönden gelişti (kamu binalarının yapılması v.b.). Sanayi yeniden kuruldu ve birçok dala yayıldı (sabun, şeker, özellikle kumaş).

Şehrin gelişmesi XVIII. yy. boyunca devam etti; 1720-1722 veba salgınına (şehirde yaşayan 75 000 kişiden 40 000’i öldü) ve Yediyıl savaşlarının doğurduğu İktisadi buhrana rağmen Marsilya dünya çapında bir liman haline geldi.

Marsilya, Fransız devrimine çok faal olarak katıldı (Marsilyalı Gönüllüler taburu, 1792 yazı); ama 2 haziran 1793’ten sonra marsilyalılar federalist ayaklanmayı desteklediler (temmuz-ağustos 1793). Konvansiyon idaresi, ayakanmayı Barras ve Freron aracılığıyla kanlı bir şekilde bastırdı.

Bu olayı 9-10 Thermidor’dan (27-28 temmuz 1794) sonra ok terör devri (meselâ Saint-iean kalesine hapsedilen Jakoben’lerin öldürülmesi, 5 haziran 1795) takip etti. Marsilya, Napolyon devrinde kara ablukasından zarar gördüğünden Restorasyon devrini sevinçle karşıladı.

1815’te yeniden başlayan deniz trafiği, Yunan ve Latin Amerika bağımsızlık savaşlarına, ingiliz-fransız gümrük siyasetine ve Cezayir’in fethine (1830) büyük ölçüde yardım etti. 1840’tan itibaren şehir hızla büyüdü, liman genişledi ve 1847’de ilk demiryolu hattı açıldı.

İkinci İmparatorluk ve III. Cumhuriyet devrinde Marsilya büyük bir iş merkezi haline geldi; koloni siyaseti, Süveyş kanalının açılması (1869), buharlı gemilerin yaygınlaşması (1850’de 30; 1869’da 201) ve deniz ulaşım kampanyaları şehrin genişlemesine ve bölgesel bir merkez (1851’de 195 000 nüf.; 1869’da 300 000 nüf.) haline gelme-

sine yardım etti. Liman tesisleri yenilendi ve yeni havuzları koruyan bir dalgakıran yapıldı; 1926’da, Estaque dağları altında Marsilya ile Rhöne’u doğrudan doğruya birbirine bağlayan Rove tüneli açıldı.

İkinci Dünya savaşı sırasında Marsilya Fransa’nın serbest bölgesi içinde kaldı (1940-1942), alman işgali (kasım 1942 – ağustos 1944) sırasında büyük zararlar gördü (eski şehrin [şubat 1943], limanın ve liman tesislerinin büyük kısmı yıkıldı).

Marsilya Tarihi Eserleri

Şehirde eskiden kalma çok az yapı vardır: Vietıx – Port’un gerisindeki XVII. yy.dan kalma zarif belediye binası, bir bölümü XV. yy .da yapılmış olan Saint-Ferreol kilisesi Joliette’teki havuzun karşısında, 1852-1893 arasında yapılan yeni katedral yer alır; bu katedralin yanında eski roma katedralinin kalıntıları vardır.

Vieux-Port’un girişini, kuzeyden XVII. yy.da yeniden yapılan Saint Jean kalesi (kalenin büyük kulesi XV. yy.dan kalmadır), güneyden ise Saint-Nicolas kalesi (XVII. yy.) savunurdu.

Saint-Victor kilisesinin, XII. ve XIII. yy.da yapılan bölümleri bugün de ayaktadır; ayrıca V. yy.dan kalma bir şatonun kalıntılarına da rastlanır. İkinci İmparatorluk devrinde kayalık bir tepe üzerinde inşa edilen roman-bizans üslûbunda Notre-Dame-de-la-Garde bazilikasının yeri bütün çevreye hakimdir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir