Maskenin Tarihçesi | Ansiklopedik Bilgi |

Maskenin tarihsel gelişimi,Maskenin Tarihçesi,Maskeler tarih öncesi çağlardan beri tiyatro gösterilerinde, dinsel törenlerde ya da eğlence amacıyla şenliklerde kullanılmıştır.

Maske Tarihi

Maskenin Tarihçesi
Maskeler tarih öncesi çağlardan beri tiyatro gösterilerinde, dinsel törenlerde ya da eğlence amacıyla şenliklerde kullanılmıştır.

Maskenin yanı sıra ona uyan ve tüm vücudu örtecek biçimde giyilen bir giysi maskenin etkisini güçlendirir.

Maskeler çevreden korunmak ve tanınmamak için de kullanılır.

Korunma amacıyla kullanılanlar gaz maskeleri, cerrah maskeleri, eskrim, beyzbol ve buz hokeyinde takılan maskelerdir.

Cellatlar, caniler ve soy-guncularsa tanınmamak için maske takar.

Maske yapımında kullanılan gereçler ülkelere ve kullanım amacına göre değişir.

Genellikle ahşap, metal, pişmiş toprak, bez, lif, boynuz, tüy, deri gibi gereçlerle yapılır ve önyüzü çok çeşitli biçimlerde işlenir.

Eski Yunan’da maskeler tiyatro oyunlarının vazgeçilmez bir öğesiydi.

Çeşitli biçimlerde boyanmış bez maskeler oyuncuların tek bir oyun içinde çeşitli tipleri canlandırmasına yarardı.

14. yüzyılda ortaya çıkan ve günümüzde de hâlâ sürmekte olan Japon no tiyatrosunda oyuncular, ahşaptan yapılmış, boyalı maskeler takar. İnce ve ustalıklı bir işçiliğin ürünü olan bu maskeler tanrıları, tanrıçaları, insanları, şeytanları ve cinleri simgeler.

Bu maskeler oyuncuların çeşitli duygulan ve kişilikleri yansıtmasında önemli bir anlatım aracıdır.

Japon ve Eski Yunan tiyatrolarında kullanılan maskelerin kökeni dinsel inançlara ve törelere dayanır.

Maskeler bugün dünyanın birçok yöresinde dinsel ayinlerde hâlâ kullanılmaktadır.

Güneydoğu Asya ülkelerinde hastaları iyileştirmek için yapılan törenlerde, maskeler hastalığa yol açan kötü ruhları simgeler.

Kuzey Amerika Yerlileri’nden Kuvakiyutlar atalarının efsanevi serüvenlerini canlandırdıkları danslarda maske takarlar.

Dans sırasında yüzlerindeki maskeyi çıkarıp, bir anda başka bir kişiliğe bürünerek izleyenleri şaşırtırlar.

Afrika halklarının çoğu doğaüstü güçleri simgeleyen maskelerin, insan ve doğa olaylarını etkileyip yönlendirdiğine inanır.

Mali Yerlileri’nden Bambaralar ürünün bereketli olması için yapılan ayinlerde antilop kafası biçiminde maskeler takar.

Liberya’da yaşayan Mendeler’in ergenlik çağındaki çocuklarının erişkinliğe kabul törenlerinde, bu çocukların ormanın ıssız bir köşesinde en korkunç maskeyi takmış olan kişiye yaklaşabilme cesaretleri sınanır.

Nijerya’da Yorubalar atalarını simgeleyen maskelerle köyde dans ederek dolaşır ve atalarına çeşitli yiyecekler sunar.

Bu törenin, insanları ruhlar dünyasına yakınlaştırdığına ve atalarının kendilerini kötülüklerden koruduğuna, bereketi artırdığına inanırlar.

Maskeler cenaze törenlerinde ölen kimsenin yüzünü örtmek için de kullanılır.

Eski uygarlıklardan kalma altın, gümüş, tunç ya da taştan yapılmış bu tür maskeler bulunmuştur.

Kristof Kolomb’un 1492’de Amerika kıtasını keşfetmesinden önce Meksika’da yaşayan Aztekler önemli kişiler öldüğünde ölünün kefeninin üzerine yeşim taşından yontulmuş maskeler koyarlardı.

Eski Mısır’da Kral Tutankamon’un altın mumya maskesi günümüze ulaşabilen en güzel örneklerdendir.

16. ve 17. yüzyıllarda değişik giysiler ve maskelerle yapılan danslı eğlenceler Avrupa’ da oldukça yaygındı.

İlkel dinsel ayinlerden ve geleneklerden kaynaklandığı sanılan bu eğlencelere mask (Fransızca’da masque) deniyordu.

Rönesans döneminde İtalya’da soylu lar göz kamaştırıcı giysiler ve maskelerle saray eğlencelerine katılırdı.

Tiyatro oyunlarının da yer aldığı bu gösterilerde hareketli sahne dekorları kullanılır, kral ve kraliçeler için zamanın önde gelen şairlerinin yazdığı övgü dolu şiirler okunurdu.

Mask 17. yüzyılda İngiltere’de, sahne tasarımcısı Inigo Jones ve saray şairi Ben Jonson’un katkılarıyla en canlı dönemini yaşadı.

Bale, opera ve mim sanatı üzerinde etkili olan bu eğlenceli gösteriler sonraki yıllarda bütün Avrupa ülkelerinde eski önemini yitirdi.

Bir cevap yazın