Mercidabık Savaşı

Mercidabık Savaşı Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferi sırasında Memluk Devleti ile yaptığı ilk savaş.Selim I, Çaldıran savaşıyla Şah İsmail’e bir darbe vurduktan sonra, ikinci bir İran seferine hazırlandı. Fakat Şah İsmail, Memlûk Sultanı Kansuh el Gurî’ye elçiler göndererek sıranın Memlûklara geleceğini bildirdi.

Mercidabık SavaşıBunun üzerine Kansuh el Gurî, Yakındoğuda yeni bir öğreti yayan Şah ismail ile anlaştı ve yanında halife El Mütevekkil Alallah Muhammed III, Mısır’ın baş kadıları ve osmanlı tahtının vârisi ilân ettiği Şehzade Ahmed’in oğlu Kasım Çelebî olduğu halde önce Şam’a sonra da Halep’e geldi, öte yandan daha 1515’te Alâüddevle Bozkurd Beyi öldürerek başını Memlûk Sultanına göndermek suretiyle bir memlûk seferine karar veren Selim, görünüşü kurtarmak için Sinan Paşa kumandasında 40 000 kişilik bir osmanlı kuvvetini doğuya gönderdi; Fırat ırmağını geçmeleri için Memlûklardan izin almalarını istedi. Fakat memlûk valileri geçiş izni vermediler.

Selim, bunu propaganda için fırsat bildi; bütün Osmanlı ve Memlûklu halkına, valilerine Kansu Gavrî’nin kendisini, mülhidler (yolunu şaşırmış) üzerine gitmekten alıkoyduğunu yaydı; sünnî halkı Memlûklardan soğuttu. Bu yüzden Antep, Halep ve Şam valileri Selim’in tarafını tuttular ve Kansu Gavri’ye ihanete hazırlandılar; Suriye şehirleri halkı gizlice Selim’e taraftar olduklarını bildirdiler.

Bunun üzerine Selim, Cafer Kapudan emrindeki osmanlı donanmasını İskenderiye sularına gönderdiği gibi ulemaya başvurarak müslüman bir devlete karşı girişeceği seferin meşruluğuna dair fetva istedi.

Devrin en tanınmış din ulusu Zenbilli Ali Cemalî Efendi istenilen fetvayı verdi (1525); «mülhidlere yardım eden de mülhiddir» şeklinde olan bu fetva üzerine harekete geçen Selim, osmanlı ordusu De Kayseri’ye geldi.

Fakat savaş suçunu memlûk sultanına atmak amacıyla, Halep’e Bursa kadısı Zeyrekzâde ile Karaca Paşayı elçilikle gönderdi; elçilerin hakarete uğraması üzerine, Kansuh el Gurî’nin gönderdiği Mogulbay’ı tahkir eden Selim, ileri yürüyerek yolu üzerindeki kaleleri aldı.

Bunun üzerine Kansuh el Gurî, Kertbay kumandasında 30 000 kişilik bir orduyu ileri gönderdi ve kendisi de Merci Dabık’a doğru yola çıktı.

Bu sırada osmanlı öncüleri ile memlûk kuvvetleri karşılaştılar ve ilk çarpışmalar başladı; Kansuh, 2 ağustos 1516 günü sabahı Merci Dabık’a geldi; aynı gün Selim de göründü ve Davud peygamber türbesi yakınında otağ kurdu, iki ordu o geceyi hazırlık içinde geçirdiler. Merci Dabık savaşı 24 ağustos 1516 günü güneşin doğmasıyle başladı.

Osmanlı ordusunun sağ kolunda Anadolu beylerbeyi Zeynel Paşa, Karaman beylerbeyi Hüsrev Paşa, Dulkadır oğlu Şahsuvaroğlu Ali ve Ramazanoğlu Mahmud Beyler; solda ise Rumeli beylerbeyi Küçük Sinan Paşa, Diyarbakır beylerbeyi Bıyıklı Mehmed Paşa yer aldılar.

Merkezde Yavuz Sultan Selim, adet olduğu üzere, yanında kapıkulu, sipahiler, azaplar olduğu halde yerini aldı; ön tarafa zincirlerle birbirine bağlı toplar dizildi.

Osmanlıların bu dizilişlerine karşı, Kansu Gavri, yanında halife El Mütevekkil Alallah Muhammed III, Başkadılar ve Kasım Çelebi olduğu halde merkezde yerini aldı.

Maiyetlerinde Mısır, İskenderiye, Hicaz, Kudüs, Nablüs, Cebel, Trablusşam ve Urban askeri olduğu halde, sağ kola Hayırbay, sol kola Sibay getirildi, karanisa askeri ön tarafa yerleştirildi; culban yedeğe alındı.

Karanisa Cündiler (süvariler) yanlarda yerlerini aldılar. Savaş, cündilerin saldırısıyla başladı ve osmanlı kollarını sarstı; Selim sag kola Küçük Sinan Paşa, sol kola Yunus Paşa emrinde yardımcı kuvvetler gönderdi; memlûk saldırılarını önleyerek topları ateşletti.

Böylece girişilen ve ikindiye kadar süren saldırılar sonunda memlûk ordusu bozuldu; top ve tüfek ateşi altında kaçanlar öldüler; Hayırbay ve Sibay kendilerine bağlı kuvvetlerle hızla çekildiler; geri kalanlarını, Yunus Paşa kuvvetleri ve Dulkadir Türkmenleri takip ettiler; ele geçenler öldürüldü.

Halep halkı, şehirden çıkarak Selim’i karşıladı. Selim, törenle Halep’e girerek valinin sarayına yerleşti, Halifeyi huzuruna kabul ederek ondan halifelik alâmetlerini aldı; Ulu camide hutbe Sellim namına okundu ve Hâdım ül-haremeyn iş Şerifeyn (mukaddes yerlerin hizmetçisi) unvanını aldı.

Kansu Gavri’nin sonu hakkında bir haber alınamadı. Memlûkların bozularak etrafa kaçıştıkları bir sırada, onun da kaçtığı, çölde dinlenirken öldüğü sanılıyor.

Mercidabık Savaşı Sonuçları

Osmanlıların kısa bir süre içinde Merci Dabık’ta Memlûkları yenmesinde, teknik ve ateşli silâhlara sahip olmaları etkili oldu.

Selim I’in savaşı idaredeki ustalığı, beylerbeylerinin, sancak beylerinin görevlerini aksatmadan yapmaları ve askerin fedakârlığı da rol oynadı.

Bu arada Memlûk ordusununun tam bir anlaşmazlık içinde olması, kumandanların Selim ile yakın ilişkiler kurması, yerli halkın Memlûkları desteklememesi, savaşın Osmanlılar lehine sonuçlanmasını sağladı.

Nitekim, bu savaştan sonra Selim, Hama, Humus ve Şam Şehirlerini kolaylıkla elde etti; halkı tarafından sevinçle karşılandı.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir