Mesele-i Müstehire Nedir

Mesele-i Müstehire bir davadan önce ve bu dava ile ilgili olarak görülmesi gereken mesele.

Meselei müstehire’de önemli olan, davaya bakan mahkemenin savunma olarak ileri sürülen hususu inceleyip inceleyemeyeceğidir.

İhtilâfın götürüldüğü merci bu durumda, bu nokta görevi dışında kalmasına rağmen, ya «davanın hâkimi, savunmanın da hâkimidir»

Kuralına uyarak bu savunmayı da inceler veya görevi dışında kalan nokta çözümlenmedikçe, görülmekte olan davayı sonuçlandırmayacağı için, bunun görevli merci tarafından çözümlenmesini bekler.

Yani, bu iddiayı bir meselei müstehire (bekletici mesele) yapar.

Bu ikinci yola başvurduğu takdirde, mahkeme bir süre tayin ve taraflardan, bu süre içinde görevi dışında kalan ihtilâfın, görevli merci tarafından çözümünü ister.

Bu süre içinde görevli merciye başvurulmasının sonuçlarını da meselei müstehireye karar veren mahkeme tayin eder.

Türk hukuk uygulamasında genellikle ikinci yola (meselei müstehire yapma yolu) başvurulur.

Sulh mahkemelerinde görülen davalarda, mahkemenin görevini aşan bir ihtilâf çıkması durumunda, bunun meselei müstehire yapılması kanun gereğidir (Huk. Us. Muhakemeleri kn. md. 557).

Asliye mahkemelerinde görülen davalarda da bir kanun hükmü bulunmamasına rağmen, meselei müstehireye yer verilmiştir.

İdare hukuku bakımından, meselei müstehire, esas itibariyle adliye mahkemelerinde görülmekte olan bir davada, bir İdarî kararın anlam veya kapsamının yahut hukukî bakımdan varlığının tespiti gerektiği takdirde söz konusu olur.

Bu takdirde adliye mahkemesi, davayı görmeyi geçici olarak durdurur ve İdarî yargı merciinin cevabını bekler.

Meselei müstehire uygulamasının en önemli sakıncası, davanın sonuçlanmasının uzaması ve davalıyı bu amaçla meselei müstehire yaratmaya teşvik etmesidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir