Metot Üstüne Konuşma – Descartes

Metot Üstüne Konuşma,Descartes’in kitabı.Geniş bir halk kütlesine seslenmek amacıyla, fransızca olarak yazılan bu eser, Dioptrik, Meteorlar ve Geometri’nin önsözüydü ve bu üç denemede uygulanmış olan düşünüşün ilke ve biçimlerini ortaya koymak amacını güdüyordu.

Metot Üstüne Konuşma – Descartes – Özet

Sözü geçen üç denemenin, bugün için sadece tarihî bir değeri kalmıştır; oysa, Metot Üstüne Konuşma, felsefenin rolü ve gerçek araçlarının bir tanımı olmak niteliğini korur.

Descartes, bu eserde, bütün insanlarda eşit şekilde bulunan «sağduyu»yu meydana getiren ilkelerden hareket ederek, kendini iyi yönetmeyi bilen her düşüncenin, bilimi kurma hakkı olduğunu ileri sürer. Demek ki, Descartes, hakikatin araştırılması konusunda her türlü otoriteyi reddeder.

Filozof, ayrıca, o zamana kadar edinmiş bulunduğu çeşitli bilgilerden şüphe eder; bunları bir yana atar ve şöyle bir karar verir:

«O kadar ağır ağır ilerleyeceğim ve her yönden, öylesine tedbirli davranacağım ki, istediğim yönde pek az ilerlesem bile hiç değilse düşmekten kaçınmış olacağım».

Demek ki Descartes metodunun ilk şartı şüphe etmektir. Bu şüpheden, bir apaçıklık doğana kadar şüpheye devam edilecektir.

Metodun dört kuralının birincisi şudur:

«Doğru olduğu apaçık olarak bilinmedikçe, hiç bir şeyi doğru olarak kabul etmemek». Metodun diğer üç kuralı da, çeşitli hakikatleri birbirine zincirleme bağlayacak tarzda «aklı doğru olarak kullanma» amacını göz önünde tutar.

Descartes, bilimin bir tek olduğuna ve dolayısıyla, insanın, doğru akıl yürütme sayesinde bir ilk hakikati buldu mu, ötekilerini de bulabileceğine inanır, imdi, doğru akılyürütme sanatına, mantıkta ve ayrıca matematikte rastlanmaktadır.

Zaten matematik, «en çetin ispatlara varmak için geometri bilginlerinin kullanageldikleri sade ve kolay kavranan kanıt zincirlenmeleridir…»

İşte bu yüzden Descartes, matematikçilerin usullerini benimseyerek, bunları kendi metodunun şu üç kuralında uygular.

Çözümleme (analiz) kuralı («inceleyeceğini zorluların her birini, bunları daha iyi çözümlemeyi sağlayacak tarzda ve mümkün olabildiği kadar çok parçalara bölmek»).

Bireşim (sentez) kuralı («en basit ve bilinmesi en kolay nesnelerden başlamak suretiyle, en bileşik nesnelerin bilgisine kadar, ağır ağır ve derece derece yükselerek, düşüncelerimi, düzenli olarak yönetmek»).

Sayma kuralı («hiç bir şeyi noksan bırakmamış olduğumdan iyice emin olmak için, her bakımdan eksiksiz saymalar ve genel gözden geçirmeler yapmak»).

Metodun bu dört kuralı, soyut ve kuru bir biçimde de olsa, bilimsel düşüncenin bütün şartlarını kapsıyordu. Bundan dolayı, Descartes’ın metodu, modem bilimin başlangıcını belirtir. Bunu çok iyi bilen Descartes, şöyle der: «Okullarda öğretilen şu soyut felsefe yerine, pratik bir felsefe bulmak mümkündür.

Bu felsefe sayesinde, ateşin, suyun, havanın, yıldızların, göklerin ve bütün diğer cisimlerin gücünü ve etkilerini öğrenip… bunların, elverişli oldukları bütün kullanılışlardan yararlanabilir ve böylece, tabiatın âdeta efendileri ve sahipleri olabiliriz».

Kendi metodunu, sistemli olarak deneye uygulayan Descartes, bir astronomi, bir mekanik fizik, bir de. makine hayvan teorisini ileri süren mekanist bioloji kurmayı başardı.

Bu bilimler, zamanımız için yetersiz olmakla beraber, o devir açısından belirli bir ilerleme meydana getiriyordu.

Nitekim, Descartes’in bu çabası, dünyanın tüm, tutarlı ve akli bir şekilde kavranması amacıyla harcanmış ilk çabaydı.

Bundan ötürü, Metot Üstüne Konuşma, felsefenin temel metinlerinden biridir. Çünkü bu eser, bilimsel akılcılık ile modern düşüncenin, ortaya çıkışının işaretidir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir