Minber Nedir,Ne İşe Yarar,Osmanlılarda Mimber

Minber hakkında ansiklopedik bilgi,Camilerin içinde hatibin çıkıp vaiz verdiği, hutbe okuduğu yüksek ve merdivenli kürsü.Genellikle cami ve mescitlerde bulunan mimber, islâm diniyle birlikte ortaya çıktı.

Hz. Muhammed, mescitte, cuma günleri toplanan halka bazı açıklamalarda bulunmak için, yüksekçe bir yere çıkar, orada konuşurdu. Mimber adı verilen bu yer, zamanla belli bir biçim ve düzene kondu.

Minber Ne İşe Yarar

Mimberler, büyük camilerde mihrabın sağındadır. Küçük bir sahanlığı ve merdiveni vardır.

Ancak bir kişinin rahatça sığabileceği büyüklükte olan mimberin sahanlık bölümü kubbelidir. Bazılarında kapı, bazılarında kapı yerine yukarıdan aşağıya doğru inen kumaş perde bulunur.

Mimberler ahşap veya mermer (bazen de bir başka taş türü) olabilir. Oymacılık sanatı en ince şekliyle mimberler üzerinde gelişmiştir.

İran ve arap camilerinde eski bir geleneği olmasına rağmen mimber oymacılığı asıl gelişmeyi anadolu sanatında gösterdi, özellikle Selçuklu ve Anadolu beylikleri döneminde en güzel örneklerini verdi, Osmanlılar ise bu geleneği devam ettirdiler.

Mimberlerde oymacılık ile hat sanatı birlikte kullandı, mermer veya ağaç malzeme üzerine stilize harfler, ayetler, Allah, Muhammed v.b. kutsal kelimeler birer motif olarak işlendi.

Bazen de, hat sanatının elemanları yerine, çiçek, yaprak, geçme v.b. motifler kullanıldı.

Bu motifler ya mermere, ya ağaca işlenir. Motiflerin işlenmesinde de ayrı yollar vardır.

Motif, konacağı tabana (mermer veya ağaç) oyulur veya kakılır. Birincisinde oymacılık, İkincisinde kakmacılık sanatı uygulanır.

Mimberlerin sağ ve sol kanatları bazen ince işlenmiş parmaklıklı, kıvrımlı, girintili çıkıntılı, bazen düz olur.

Selçuklu ve osmanlı camilerindeki mimberlerin kubbesinde genellikle altın alemler bulunur.

Mimber örtüleri altın veya sim işlemeli kadife ve benzer değerli kümaş veya çuha olabilir. Bu örtülere genellikle ayetler, «istif» denen yazı üslûbuyla, işlenir.

Osmanlılarda Mimber

Osmanlılarda büyük camilerde mermerden yapılan mimberler, küçük camilerde ahşaptır.

Mimber motifleri genellikle resim yazısını andırır. Ayetler, yazının bütün üslûp ve incelikleri ortaya konarak nonfigüratif bir tablo gibi işlenir.

Mimberin giriş yerinde sağda ve solda altın veya altın kaplama iki trabzan topuzu bulunur.

Bunlar, bazen birer alem özelliği gösterir. Osmanlı cami mimarisinde, bir iç süsleme sanatı olarak gelişen mimber yapımı, camilerin sanat değeriyle eş ezellikler taşır.

Bazen mimbere çıkılan merdivenin yanlarına konan korkuluklar da değişik çiçek veya yaprak motifleriyle donatılır. Mimberlerde kullanılan malzeme (mermer veya ahşap) bunlarda da kullanılır.

Konya’da, Alâeddin camiinde bulunan 1155 tarihli mimberde, osmanlı mimber sanatının, nasıl selçuklu etkisi altında kaldığı, hangi doğrultuda geliştiği görülür.

Mimberlerde görülen süsleme sanatı, cami mimarlığında olduğu gibi XVIII. yy.dan sonra duraklamaya, XIX. yy.da gerilemeğe başlar.

İnce süslemelerin yerini, birtakım değişmez üslûp ilkelerine dayanan ve eskiyi olduğu gibi sürdürme, eskiden yapılanı değiştirmeden, yenileştirmeden koruma eğilimi aldı. Bu yüzden yakın yüzyıllarda, mimber işçiliğinde bir gelişme olmadı.

Selçuklularda en güzel mimberler Konya’da yapılırdı, Osmanlılarda iç süsleme sanatının bir dalı olarak benimsenen mimber işçiliği, Bursa, İstanbul, Edirne illerinde önem kazandı. Bugün bir sanat değeri taşıyan mimberlerin en gelişmiş örnekleri İstanbul’da bulunur. Anadolu camilerinde sık sık yapılan savaşlar ve saldırılar yüzünden büyük cami mimarlığı çok gelişemedi; bu yüzden Konya, Sivas ve Erzurum illeri dışında selçuklu sanat eserleri arasında ayrı bir değer taşıyan mimber örnekleri bugüne kadar gelmedi.

Bir cevap yazın