Misk Sıçanı

Misk Sıçanı Adını çevreye yaydığı, miske benzer keskin kokudan alır. Misk sıçanı {Ondatra zibethica) ilk bakışta alışılmadık ölçüde irileşmiş bir su sıçanı sanılabilir.

Misk Sıçanının Özellikleri

Gövdesi tombul, ön ayaklan küçük, arka ayakları yüzmesine yarayacak biçimde perdelidir. Kuyruğu dışında uzunluğu yaklaşık 30 santimetredir. Yanlardan basık, tüy yerine pullarla kaplı kuyruğu ise yaklaşık 20 santimetreye ulaşır.

Misk sıçanı kış yaklaşırken soğuklardan korunmak amacıyla yuva yapmaya başlar. Göl ve akarsu kıyılarındaki bataklıklarda yapılan bu kubbe biçimli yuvalar bitki sapları, otlar ve çamurdan oluşur.

Bunun dışında yaşadıkları kıyılar boyunca açtıkları ve girişleri suyun altında kalan tüneller, düşmanlarından korunmalarını sağlayan güvenli birer sığınaktır. Misk sıçanı genellikle geceleri dolaşmaya çıkarak yalnız küçük burnu ve gözleri suyun dışında kalacak biçimde sessizce yüzer. Besinleri arasında nilüfer kökleri, meyveler, sebzeler, böcekler, solucanlar ve tatlı su midyeleri sayılabilir.

Misk sıçanının postunu oluşturan dış örtü tüyleri uzun, düz, parlak ve koyu kahverengi, iç örtü tüyleri kısa, yumuşak ve bozdur.

Öldürülen hayvandan yüzülerek alınan ve dış örtü tüylerinden arındırılan bu post boyandıktan sonra satışa sunulur.

Misk sıçanı kürkünün ticari önemi 20. yüzyıl başlarında zirveye ulaşmış, yalnız postu için öldürülen misk sıçanı sayısı yılda 7 milyonu aşmıştır. Günümüzde Kanada ve ABD’nin bazı bölgelerinde her yıl binlerce misk sıçanı postunun elde edildiği büyük çiftlikler vardır.

Misk sıçanı 20. yüzyılın başlarında Almanya ve Finlandiya’ya da götürülmüştür. 1929’da İngiltere’ye götürülen misk sıçanlarından bazıları ise yetiştirildikleri çiftliklerden kaçarak doğaya yayılmış, hızla üreyerek önemli zararlara yol açmaya başlamıştır. Bu hayvanlar İngiltere’de 10 yıl içinde tümüyle yok edilmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir