Moğolistan Cumhuriyeti,Tarihi | Coğrafya Bilgileri |

Moğolistan Cumhuriyeti,(Bugede Nayramdah Mongol Arad Ulas),Orta Asya’nın doğusunda devlet, eskiden Dış Moğolistan denen bölgeyi içine alır; kuzeyde rusya, doğu, güney ve güneybatıda Çin Halk cumhuriyetiyle sınırlıdır.

Moğolistan Halk Cumhuriyeti

Dış Moğolistan (bugünkü Moğolistan) 1691’den 1911’e kadar, Çin’i yöneten Qing (Mançu) Hanedanı’nın yönetiminde kaldı.

Asya’nın iki büyük gücünü karşı karşıya getiren Rus-Japon Savaşı’nda (1904-05) hem Ruslar, hem de Japonlar Moğol paralı askerlerini kullandı.

Japonlar özellikle Rusya ve Çin’e karşı Moğol milliyetçiliğini geliştirmeye çalıştılar.

Savaştan sonra imzalanan gizli bir antlaşmayla Ruslar, Moğol topraklarının büyük bölümünü Japon nüfuz alanının bir parçası olarak tanıdılar.

Çin’deki 1911 Devrimi’nin ardından Cebtsundamba Hutuhtu’nun önderliğinde birleşen Moğollar, Rus Çarlığı’nın desteğine güvenerek bağımsızlıklarını ilan ettiler.

Ama Japonya ve Britanya ile ilişkilerini bozmak istemeyen Rusya, ağırlığını “özerklik”ten yana koyarak Moğolların ve Çinlilerin de katıldığı çetin görüşmelerden sonra bu statünün onaylanmasını sağladı. İç ve Dış Moğolistan’ın birliği ise gerçekleşmedi.

Moğolistan Cumhuriyeti Tarihi

Moğolistan’ın büyük kısmının Rusya ile Çin arasında bir tampon devlet olmasını isteyen Çarlık Rusyası, moğol prens ve lamalarının muhtariyet isteklerini destekledi.

Moğollar, Çin’in ülkelerini sömürgeleştirmesinden korktukları için bu siyaset başarılı oldu.

Yardım arayan yeni Moğol milliyetçiliğiyle yalnız Rusya ilgilendi ve 4 ağustos 1911’de Çarlık hükümeti «moğol meselesini çözmek için faal bir rol oynamak» kararını aldı.

Kasım başında irkutsk askerî bölgesini yöneten general, moğol prenslerine 15 000 tüfek, 7 000 000 mermi ve 15 000 kılıç verdi.

Çin imparatorunun tahttan feragat etmesinden ve Çin cumhuriyetinin kurulmasından üç ay önce, 18 kasım 1911’de Urga’nın (Ulan-Batur) Yaşayan Buddha’sı Dış Moğolistan’ın «bogdo han»ı ilân edildi.

Bir hükümet kuruldu ve Rus uyruklu moğol (Buryat) subayları 20 000 kişilik bir ordu hazırladılar.

Çarlık Rusyası ise Moğol devletinin başka yabancı devletlerle siyasî ilişkiler kurmasını ve Moğolların, İç Moğolistan, Mançurya’daki Barga ve Türkçe konuşan halkı rus himayesinde olan Uriang-hai (Tannu Tuva) üstünde hak iddia etmelerini önlemek için elinden geleni yaptı.

1912 Yazında Rusya’nın eski Pekin elçisi İvan Korostovetz, bir Rus-Moğol antlaşması imzalaması için Urga’ya gönderildi.

Elçi 3 kasımda Moğol başkanı Sain Noyan Han ile antlaşmayı imzaladı. «Moğolistan’ın Çin ile eski ilişkilerinin sona erdiği»ni açıklayan ama Moğolistan’a tam bağımsızlık tanımayan antlaşma, aslında Dış Moğolistan’ı fiilen (de jacto) rus himayesine sokuyordu.

1917’de çarlık rejiminin yıkılmasıyle Çin Moğolistan’ın bağımsızlığına geçici olarak son verdi.

Moğol hükümeti Rusya’da komünist devriminin başarıya ulaştığını öğrenir öğrenmez, rus-moğol sınırını kapadı ve Urga’ya herhangi bir sovyet temsilcisini kabul etmeyeceğini açıkladı.

1919 Ekiminde general Hsu Shu – tseng Merkezî Çin hükümetinin resmî temsilcisi sıfatıyla Urga’ya geldi; ama aslında o sırada Kuzey Çin’de iktidarda olan japon taraftarı Anfu partisinin adamıydı.

Emrinde 6 000 Çin’li asker olan general, Moğol hükümetine bir ültimatom vererek 36 saat içinde bağımsızlıktan vaz geçmelerini bildirdi.

Hükümet bu isteği kabul etti ve eski ilişkilerin yeniden kurulması için bir dilekçe yazıldı; bu dilekçeyi Yaşayan Buddha imzalamadı.

22 Kasımda Çin Cumhuriyeti başkanı, Yaşayan Buddha’nın sekiz yıl önce aldığı «bodgo han» unvanını muhafaza etmesine razı olarak dilekçeyi kabul etti; öte yandan da Rusya ile Moğolistan arasında imzalanan bütün antlaşmaların geçersiz olduğu açıklandı; moğol ordusu silâhsızlandırıldı.

Fakat Çin’in başarısı uzun sürmedi. 1920 Ekiminde Moğolistan zengin bir asker olan Baron Roman von Ungem – Stemberg kumandasındaki 5 000 beyaz rus atlısı tarafından istilâ edildi.

Baron Roman von Ungem-Stemberg, Moğol birliğinden yana olduğunu açıklayarak 3 şubat 1921’de Urga’yı işgal etti. Fakat işgal uzun sürmedi.

1919’un sonundan beri Moğolistan’da bağımsızlık ve yeni bir sosyal düzen isteyen iki yeraltı teşkilâtı çalışıyordu.

Gruplardan birinin başında ilk moğol millî ordusunun subayları olan Suhe Bator (1893 – 1923) ve Danzan Horlo vardı; öteki grubu ise komünizm sempatizanı Horlogin Çoibalsan (1895 – 1952) yönetiyordu.

1920’de iki grup Scvyetlerin öğütleriyle birleşerek Moğolistan Halk partisini meydana getirdi.

13 Mart 1921’de yeni parti, sınırın Rusya’da kalan tarafında Kyahta’da geçici bir devrim hükümeti kurdu.

Haziranda Suhe Bator’un kumanda ettiği moğol birliklerini de kapsayan bir sovyet ordusu Ungem – Sternberg’i yendi ve 6 haziranda Urga’ya girdi.

Lama Bodo başkanlığında bir millî hükümet kuruldu.

Yaşayan Buddha’dan da yalnız dinî işlerle uğraşması istendi.

5 Kasım 1921’de Lama Bodo ve Sovyet halkları dışişleri komiseri V. Çiçerin Moskova’da bir Sovyet – Moğol dostluk antlaşması imzaladılar.

Bu antlaşma Dış Moğolistan’ı bağımsız bir ülke olarak kabul ediyor ve Çin ile olan ilişkilerinden hiç söz etmiyordu.

Aynı zamanda Dış Moğolistan’ın kuzeybatı köşesindeki Urianghai bölgesinde S.S.C.B. himayesinde bağımsız Tannu Tuva cumhuriyeti kuruldu.

1922 Ağustosunda sovyet siyasî polisi, Moğol hükümet başkanının bir «Çin casusu» olduğunu iddia etti.

Bodo ve 15 «çin taraftarı entrikacı» tutuklanarak kurşuna dizildi (30 ağustos).

Fakat Moğolistan’daki olaylara rağmen Çin’deki gelişmelere karşı tutumlarını değiştirmeyen sovyet yöneticileri 1921’den sonra Çin’i etkileri altına almak için her fırsattan yararlandılar.

Nitekim 31 mayıs 1924’te sovyet elçisi L. Karahan ile Çin dışişleri bakanı Wellington Koo’nun imzaladıkları Sovyet-Çin antlaşmasıyla Çin’in Dış Moğolistan üstündeki hâkimiyeti kabul edildi ve Sov>etler buradaki birliklerini çekmeye söz verdiler.

Çiçerin: «Moğolistan Halk cumhuriyetini, Çin cumhuriyetinin bir parçası olarak kabul ediyoruz; ama bizce aynı zamanda da muhtar bir ülkedir ve Çin karşısında yalnız içişlerinde bağımsız olmakla kalmayıp dış siyasetinde de bağımsız hareket edebilir» diyordu.

Bu arada 20 mayıs 1924’te Yaşayan Buddha, Urga’da ölünce, yerine yenisinin seçilmesine izin verilmedi.

4 Ağustos’ta Urga’da Moğolistan Halk partisinin üçüncü kongresi toplandı; Moğolistan Silâhlı Kuvvetleri başkumandanı Danzan Horlo kongrede «rus aleyhtarı» bir konuşma yapınca tutuklandı ve «Japon casusu» olmakla suçlanarak kurşuna dizildi (Arkadaşı Suhe Bator’un ise 22 şubat 1923’te «halk düşmanları» tarafından zehirlendiği sanılıyordu).

Üçüncü kongrede yeni bir moğol anayasası taslağı hazırlandı ve partinin adı Moğolistan Devrimci Halk partisi olarak değiştirildi.

26 Kasım 1924’te büyük halk hural’ı (parlamento) yeni anayasayı kabul ederek Urga’nın adını Ulan-Batur (Kızıl kahraman) olarak değiştirdi. 1925 Başında Sovyet birlikleri Moğolistan’dan çekildi.

Sovyet-Moğol İttifakı

Çin, iç karışıklıklarla uğraştığından, Dış Moğolistan üstünde kazandığı teorik hâkimiyeti uygulayamıyordu, 1931’de Japonların Mançurya’yı istilâ etmeleriyle yepyeni bir durum ortaya çıktı.

Aynı yıl Çoibalsan dışişleri bakanı oldu; 27 kasım 1934’te başbakan Gendung ve Çoibalsan, sovyet dışişleri komiseri M. M. Litvinov ile Sovyet-Moğol askeri ittifağını öngören bir antlaşma imzaladılar.

Kısa süre sonra Gendung, «Japon casusu» olmakla suçlanarak öldürüldü; Çoibalsan başbakan. oldu.

12 Mart 1937’de Ulan-Batur’da S.S.C.B. ile Moğolistan arasında bir ittifak antlaşması yapıldı ve sovyet silâhlı kuvvetleri yeniden Moğolistan topraklarına girdi.

Temmuz 1937’de Japonya Çin’i istilâ etmeye başladı, bir ay sonra da moğol ordusu başkumandanı general Demid, Moskova’ya giderken zehirlenerek öldürüldü.

Yerine geçen Çoibalsan önce generalliğe sonra mareşalliğe yükseltildi.

1939 Yılının ortasında general Kamatsubara yönetimindeki japon kuvvetleri Doğu Moğolistan’ı istilâ etmek isteyince, Sovyet-Moğol antlaşmasının şartları, sovyet silâhlı kuvvetleri tarafından uygulandı.

General G. K. Jukov’un kumanda ettiği sovyet – moğol ordusu japon ordusundan daha kuvvetliydi.

Kesin savaş 20 – 31 ağustosta Halhin’de yapıldı; Sovyet kaynaklarına göre sovyet – moğol ordusunun kaybı 9 824, Japonlarmki ise 25 000 kişi kadardı.

Taraflar 15 eylülde görüşmeyi kabul etti ve dört gün sonra Mançurya – Moğolistan sınırını tespit etmek için bir komisyon kuruldu.

Bağımsızlığın İlânı

O tarihten sonra S.S.C.B.’nin Moğolistan’daki durumu sağlamlaştı. 24 Mart 1947’de iki ülke arasında imzalanan gizli antlaşma, 11 şubat 1945’te Yalta’da Büyük Britanya ve A.B.D., 14 ağustos 1945’te de Milliyetçi Çin tarafından onaylandı. Bunun sonucunda Moğolistan’da bağımsızlık için referandum yapıldı (20 ekim 1945).

Referandumda oy kullanma hakkı olan 487 409 seçmen yani bütün seçmenlerin yüzde 98,4’ü sandık başına gitti ve bağımsızlık aleyhine oy kullanan olmadı.

5 Ocak 1946’da Milliyetçi Çin, Moğolistan Halk cumhuriyetinin bağımsızlığını resmen tanıdı ve 27 şubatta yeni Sovyet-Moğol ittifakı imzalandı.

Moğol hükümeti 1946’da Birleşmiş Milletler’e girmek istedi; ama S.S.C.B.’den başka hiç bir Birleşmiş Milletler üyesiyle diplomatik ilişki kurmamış olduğundan bu isteği reddedildi.

1950 Nisanında Moğolistan’ın öbür halk cumhuriyetleriyle diplomatik ilişki kurmasına izin verildi.

28 Eylül 1952’de Moğolistan bakanlar kurulu başkanı Yumjaghiyin Tsedenbal, Pekin’i ziyaret etti.

1936’da Dış Moğolistan’ı Çin federasyonuna katılmış bir devlet olarak görmek istediğini belirten Mao Çe-tung, Çin başkentini resmen ziyaret eden ilk moğol hükümet başkanı Tsedenbal’i Pekin’e geldiğinin ertesi günü kabul etti.

31 Temmuz 1954’te Çin Halk cumhuriyeti başkanı Çu-en-lay, Ulan-Batur’u ziyaret etti.

Bu, Dış Moğolistan’ın Çin’den ayrılmasından sonra çinli bir devlet adamının Moğolistan’a yaptığı ilk ziyareti.

İki büyük devlet arasında kalan Moğollar bağımsızlıklarım kazanmayı başarmış oldular.

Sovyetler birliği ile Komünist Çin arasındaki ilişkiler bozulmaya başlayınca Moğolistan S.S.C.B. ile geleneksel ittifakını devam ettirdi.

1961 Ekiminde Moğolistan Halk cumhuriyeti Moritanya ile birlikte Birleşmiş Milletlere kabul edildi.

Ekim 1961’de Birleşmiş Milletlere kabul edilen Moğolistan, Çin – Sovyet ilişkilerinin gelişmesinde önemli rol oynadı.

1962 Başında Çin’e karşı S.S.C.B.’nin yanında yer aldı ve Çin ile S.S.C.B. arasındaki demiryolu transit trafiğinin durmasına ve Çin yardımının kesilmesine yol açan bu ideoloji çatışmasının ilk kurbanı oldu, iki ülkenin başbakanları Çu-en-lay ve mareşal Çedenb’al Çin ve Moğolistan arasındaki 4 000 km’lik sınırı belirleyen bir antlaşma imzaladılar (26 aralık 1962). Antlaşmanın ayrıntıları açıklanmadı.

Moğolistan kalkınmasını devam ettirebilmek için 1962’den sonra C.O.M.E.C.O.N. çalışmalarına katılarak ve bu teşkilâtla yirmi yıl süreli bir barış ve dostluk antlaşması (ocak 1965), bir İktisadî yardım antlaşması (nisan 1965) ve bir askerî ittifak antlaşması (ocak 1966) imzalayarak S.S.C.B. ile bağlarını sıklaştırdı.

Bununla birlikte, Moğolistan, Halk Çin’i ile ilişkilerini devam ettirmeye (bilimsel ve teknik işbirliği protokolü, haziran 1966) ve özellikle batıyla diplomatik ilişkilerini genişletmeye çalışmaktadır: Ulan-Batur’a elçi gönderen ilk batı ülkesi olan Fransa ile (nisan 1965); sonra A.B.D. ile (1965).

1967 Mayısında Moğolistan ile Çin arasındaki ilişkiler gerginleşti. Üç çinli öğretmenin ülkeden çıkarılmasıyla başlayan gerginlik, 200 kadar Çinlinin Ulan-Batur’da yaptığı gösterilerle arttı.

Moğolistan hükümeti, Çin’i protesto etti; Pekin’de, Moğolistan elçiliği önünde büyük gösteriler yapıldı.

23 Temmuz 1967’de Bulgaristan ile 20 yıllık dostluk ve karşılıklı yardım antlaşması Ulan-Batur’da imzalandı.

1971 Haziranında Romanya cumhurbaşkanı Çauşevski Ulan-Batur’u ziyaret etti.

Bir cevap yazın