Montevideo – Uruguay

Montevideo – Uruguay,Uruguay’ın başkenti, Montevideo ilinin merkezi, Rio de la Plata’nın ağzında, Montevideo körfezi kıyısında 1 246 500 nüf.

Montevideo Coğrafi Özellikleri

Şehir, 1726’da, bugünkü İndependenzia meydanının yerinde kurulan kale çevresinde gelişti. Bulunduğu enlem ve deniz kıyısındaki konumu iklimin ıhman ve yağışlı olmasına yol açar. En düşük sıcaklık ortalaması 10,5°C, en yüksek sıcaklık ortalaması ise 22,5°C’tır; yağış boldur (951 mm).

Başlangıçta nüfus yavaş bir şekilde arttı; 1770’te şehrin nüfusu 1000 kişiden azdı. Limanda ticaretin serbest bırakılmasıyla nüfus kalabalıklaşmaya başladı ve XIX. yy.ın ilk on yılında 5 OOO’e yükseldi. Cumhuriyetin başkenti olması ve yeni ülkenin merkezi haline gelmesiyle nüfus daha da artarak 1843’te 31000, 1860’ta 50 000 kişiyi buldu.

XIX. yy.ın sonuna doğru ülkeye bir göçmen dalgası gelmesiyle 1885’te 70 000 kişiye yükseldi. XX. yy. basında büyük bir artışla şehrin 1910rda 320 000 kişi olan nüfusu 1926’da 440 OOO’e, 1956’da 922 000’e yükseldi. Bugün ülke nüfusunun yüzde 45’i Montevideo’da yaşar. Bu durum Uruguay’ın «başıbüyüklüğü»nün ifadesidir. Şehirde birbirinden kesinlikle farklı üç kısım ayırt edilir;

1. Montevideo körfezini çeviren yarımadadaki ilk çekirdek. Bütün İspanyol sömürgelerinde olduğu gibi, sokakları birbirini dik açılarla keser, ilk planı Pedro Millan tarafından yapılmıştır. «Eski şehir» denen bu kısım, eski ticaret müesseselerinden çoğunu, bankaları, büyük şirketlerin bürolarını, otelleri ve eğlence yerlerini kapsar.

Bir yandan limana bakan Franklin, D. Roosevelt caddesi, öte yandan körfeze bakan mühendis – Monteverde, Fransa ve ingiltere caddeleriyle çevrilidir. Doğu kısmı Ciudadela ve Juncal sokaklarıyla sınırlıdır;2.XIX. yy. şehri. Avenida 18 de Julio gibi geniş caddelerle bulvarların bulunduğu şehrin bu kısmı, körfez ve Artigas bulvarıyla sınırlıdır.

Sokakları ağaçlıktır; 3.Modern kesim. Artigas bulvarının kuzey ve doğusunda uzanır; banliyöleri, yüz kadar «uydu şehir» ve büyük yeşil sahaları kapsar.

Montevideo, önemli bir sanayi merkezidir. Hayvancılıkla ilgili sanayiler daha çok ihracata yönelmiştir. «Cerro de Montevideo»daki ülkenin başlıca soğuk hava depolarında, donmuş et, et konserveleri v.b. muhafaza edilir.

Bu sanayide faal nüfusun büyük kısmı istihdam edilir, öte yandan, hayvancılık pazarının gelişmesi, öbür sanayi kollarının da kurulmasına yol açmıştır: besin sanayii; dokuma sanayii; ağır sanayi; petrokimya sanayii. Ancak Montevideo ekonomisinin temeli ticarete dayanır.

Ulaşım yollarının başkentten başlayarak bir ağ gibi yayılması, ticaretin gelişmesini kolaylaştırmış, ülke ihracatının yüzde 70’inin, ithalâtının yüzde 90’ının Montevideo’da toplanmasına imkân vermiştir

. Ayrıca Montevidec büyük bir sayfiye merkezidir: Capurro, Ramirez, Pccitos, Buceo, Malvin ve Carrosco kumsalları. Ayrıca şehir ülkenin idare, maliye ve fikir merkezidir.

Montevideo Tarihi

Montevideo körfezinin elverişli doğal şartlarından yararlanan, Plata ırmak ağının başlangıcında bulunan, transit ticaretin kaçınılmaz bir iskelesi ve merkezi olan şehir, siyasi ve teknolojik sebeplerin engellemesine rağmen gelişti. Şehre adını veren tepeyi ilk olarak 1520 ocağında Magellan keşfetti.

Erken bir tarihte avrupalıların dikkatini çeken şehre Portekizlilerden sonra öbür ülkelerden de birçok kişi geldi. Hernandarioi de Saavedrs’nın yönetiminde kolonların kısa süre içinde geliştirdiği hayvancılık, korsanların bölgeyi yağmalamasına yol açtı.

Charrua yerlilerinin savaşçılığı, değerli madenler bulunmaması ve özellikle körfezds sefer güçlüğü bir buçuk yüzyıl kadar avrupalıların Buenos Aires dışına yerleşmemelerine yol açtı.

Portekizlilerin 1680’de Sacramento kolonisini kurmaları, yarımada yöneticileri kadar yerli tüccarları da endişelendirdi. Koloni Avrupa’daki askeri’ ve siyasi değişikliklere bağlı olarak birçok defa eldeğiştirdi. Partekizlilerin 1723’teki Montevideo körfezine hâkim olma çabalarının başarısızlıkla sonuçlanması, şehrin kurulmasını çabuklaştırdı.

Buenos Aires valisi Bruno Mauricio de Zabala, 1724’te, Portekizlileri belgeden çıkartarak bir kale inşa ettirdi ve Buenos Aires ile Kanarya adalarından gelen kolonlar yerleştirdi, iki yıl sonra bu kale çevresinde Montevideo şehri gelişti.

Bazı araştırmacılara göre, tesis fransız-ispanyol birliğinin bourbon’cu bir siyaset gütmesi neticesinde kurulmuştur. Şehir, bütün kızılderili şehirler ne uygun olarak gelişti ve toplandı. 1 Ocak 1730’da ilk belediye meclisi toplandı. San Felipe y Santiago de Montevideo isimli yeni merkez, kale şeklindeydi.

Hisar surlarla çevrilmişti. Denizden gelen saldırıların yanı sıra, belediye üyeleriyle bölge kumandanları (daha sonra valiler) sık sık çatışıyorlardı. Başlangıçta yavaş olarak gelişen şehir hayatı, iç kısımlara yerleşmenin ritmine uydu. Yerleşmeyi hem yerliler hem de Portekizliler engellemekteydiler.

Üç yeni olayla hareketli bir dönem başladı: Buenos Aires Genel valiliğinin kurulması (1776); Sacramento kolonisinin kesinlikle ele geçmesi (1777); özellikle 1778’de yarımadada olduğu kadar Hint adalarında da ticaret tekeline son veren ticaretin serbestîsinin ilânı. O tarihten sonra, kendi gümrüğünü kuran Montevideo’nun gerek ekonomisi, gerekse nüfusu hızla gelişmeye başladı.

Şehrin Genel Valilik merkezinin komşusu olması XVIII. yy.ın son yıllarında ve XIX. yy. başmdz ticareti elinde tutan başkentle menfaat çatışmalarına yol açtı.

Nefret derecesine varan bu çatışma ve rekabetin Uruguay’ın bağımsızlığını hazırlayan ilk etken olduğu söylenebilir.

Bununla birlikte Montevideo 1906’da Buenos Aires’in ingilizlerden kurtarılmasında büyük yararlılık gösterdi ve «çok sadık ve fatih» şehir unvanını aldı. Fakat, bir yıl sonra, Montevideo, kahramanca karşı koymasına rağmen ingilizler tarafından, işgal edildi.

Kısa süren İngiliz işgali (şubat-eylül) şehre yeni bir ideal, bir yenilik havası kazandırdı; ticaret ve fikir hayatında bir reform yaptı.

Aynı dönemde iki dilde ilk gazete yayımlandı. «The Southern Star-La Es-trella del Sur» (Güney Yıldızı) Buenos Aires Ispanya’ya karşı bağımsızlık mücadelesine girişince, hükümet kuvvetleri Montevideo’da toplandı ve devrimcilerin birçok hücumuna karşı koydu.

1817’de Montevideo Portekizliler tarafından alındı ve bir süre askeri yönetim altında kaldı. Şehir ve eyalet 1821’de Portekiz krallığına bağlandı.

Portekizlilerin ülkeden ayrılmasından sonra Montevideo, Brezilya’ya kaldı ve bazı muhtariyetler elde ederek ticaretini yeni baştan canlandırmayı başardı. Bu arada ekonomi hayvancılık ürünleri (deri, kurutulmuş sığır etti, yağ) ihracatına yöneltildi.

O tarihte şehir nüfusunun 20 000 kişi olduğu sanılır. fiyattın Rio de la Plata eyaletlerine katılmak isteğiyle ayaklanması Buenos Aires hükümetinin müdahalesine yol açtı: ingilizler La Plata’nın sol kıyısı meselesini bağımsız bir devlet yaratarak çözmeyi düşündüler (Rio de Janeiro konferansı, 1828).

Yeni cumhuriyetin anayasasının yürürlüğe girmesiyle (18 temmuz 1830) bölgedeki bağımsızlık savaşları sona erdi ve Montevideo’nun iç kısımla ilişkilerinde yeni bir çığır açıldı. Ancak, merkez ile taşra arasındaki çekişmeler devam etti. Bu arada Büyük Savaş denen iç savaş patlak verdi.

Bu savaş sırasında Manuel Oribe’nin kuvvetleri Montevideo’yu kuşattı (1843-1851); bu uzun kuşatma sırasında şehir içindeki çatışmalar ve ayı ılıklar da su yüzüne çıktı ve gelişti. Çatışmaların sebebi şehirde birçok yabancı yaşamasıydı.

Şehri kuşatma sırasında, çoğu yabancılardan oluşan lejyonlar ve Garibaldi’nin gönüllüleri savundu. «Yeni Truva», düştükten sonra ülkenin geri kalan kısmının kaderini paylaştı. Uruguay’ın oaşkenti ve fikir hayatının merkez, olması dolayısıyla büyük ölçüde gelişti ve kalabalıklaştı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir