Mora Prensliği

Mora Prensliği Doğu Latin imparatorluğunda senyörlük; 1205-1210 arasında Champlitte senyörü Guillaume de Champagne ve kronikçi Villehardouin’in yeğeni Geoffroi de Villehardouin tarafından Bizanslılardan alındı. Başlangıçta prenslik bütün Peloponnesos’u kapsıyordu; fakat toprakları XIV. yy.dan sonra günden güne küçüldü.

I.Genişleme (1205 – 1259)

Champlitte senyörü Guillaume I (1205-1209), cüretli bir akınla prensliği kurdu, sonra yeğeni Hugues’e bırakarak Fransa’ya döndü (1208). Hugues kısa süre sonra ölünce Geoffroi de Villehardouin prensliğini onaylattı (1209 -1228/1230) ve bir hanedan kurdu: bu hanedan Guillaume II nin Mikhael VIII Palaiologos’a yenilerek esir düştüğü Pelagonia savaşına (1259) kadar parlak bir dönem yaşadı.

Villehardouin’ler XIII. yy.ın ilk yarısında yunan veya yunan-slav toplumuna yabancı olan bir derebeylik idaresi kurdular. Prense fief sahibi on iki vasal yardımcı oluyordu.

Boyunduruk altındaki köylü sınıfları sömürülmekteydi; fakat frank baronları ile toprak sahipleri veya mahallî memurlar (arkhonlar) nispeten kaynaştılar. Karma evlilikler ve bir melez sınıfının (gasmuloi) yaratılması bu kaynaşmayı destekledi; fakat Latinlerle Yunanlılar arasındaki uzlaşmaz din anlaşmazlıkları kaynaşmanın tam olmasını engelledi.

Mora prensliğinin örf ve âdetlerini toplayan Assise di Romania ve Mora Kroniği, yarımadada derebeylik ve şövalyelik âdetlerinin köklü bir şekilde yayıldığını gösteren önemli edebî anıtlardır.

Mora Prensliği – II.Siyasî güçlükler ve anjou hâkimiyeti (1259-1383)

Esirlikten Kurtulabilmek için Guillaume II, İstanbul antlaşmasıyla (1261) Güney Peloponnesos’ta üç kaleyi (Monembaşla, Mystras, Maine) Bizanslılara vermek ve İstanbul’u yeniden ele geçiren Mikhael VI II’in hâkimiyetini kabul etmek zorunda kaldı.

Sonra Latinlerle Bizanslılar, prensliğin devrilmesine kadar hemen de devamlı olarak savaştılar; çünkü Guillaume II’nin ölümünde, müttefiki Sicilya kralı Carlo I, Viterbo antlaşması (1267) gereğince Mora prensi (1278-1285) oldu; 1289’da Carlo I in oğlu Carlo II, prensliği Guillaume II nin büyük kızı Isabelle I Villehardouin ile ikinci kocası Florent de Hainaut’ya verdi (1289-1297).

Prens Florent, Mora’yı yeniden teşkilâtlandırdı ve Bizanslılara karşı başarıyla savundu. Ama ölümünden sonra prenslerle, bağımlı oldukları Sicilya kralı arasındaki anlaşmazlıkların yol açtığı karışıklıklar, prensliğin zayıflamasına sebep oldu.

1322’de Sicilya kralı Roberto, prensliği geri aldı ve kardeşleri Tarento prensi Filippo I ile Draç düküne verdi. Onların soyundan gelenler arasındaki kavgalar ve prenslik tahtının devamlı olarak boş kalması Mora’nın çökmesine sebep oldu.

Mora Prensliği – III. Latin hâkimiyetinin çöküşü (1383-1430)

Tarento’lu Filippo I’in torunu olan Doğu Latin imparatoru ve Mora prensi Jacques de Baux’nun ölümünde (1383) prenslik, yeğeni Sicilya kralı Carlo III’e geçti. Fakat Carlo III otoriteden tamamen yoksun olduğundan Jacques’ın memlekete getirmiş olduğu navarralı yağmacı askerler memleketin fiilî hâkimi haline geldiler.

Prensliğin toprakları Bizans despotluğu Mystras yararına günden güne küçülüyordu. Bu despotluğa karşı navarralı askerlerin kumandanı Pedro de San Superan (1396) ve Centurion Zacarias (1404-1430) kendilerini Mora prensi olarak tanıttılar.

Zacarias’ın prensliği zamanında Bizanslılar Mora’yı Venedik hâkimiyeti altındaki topraklar (1204’te ilhak edilen Koron ve Modon iskeleleri ile XIV. yy. sonunda işgal edilen Argos ve Nauplia destek noktaları) dışında tamamıyla ele geçirdiler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir