Musevilik Nedir? Museviliğin Özellikleri 

 

Musevilik (musevi’den Musevî-lik). Musevi dini; Tanrı’nın Musa aracılığıyla israıloğullarına bildirdiği din kurallannın tümü.

Bu dinin kuralları, İsrail halkıyla birlikte gelişti; fakat Musa’nın ana fikrinden hiç bir zaman uzaklaşmadı: dolayısıyla dogma’ya ve ahlâka, kült’e ve hukuka dayanan bir Musevîlik’ten söz edilebilir.

İsrail imanının temeli, tek Tanrı’dır: Yehova, yani «var olan», gözle görülmez, elle tutulmaz, her şeyin üstünde, doğru ve güçlüdur, göğün ve yerin yaradanıdır. Ahlâk, On Emir’de özetlenmiştir. Din buyrukları çok önemlidir:

İsrail’i puta tapan milletlerin etkisinden korumak amacını taşır. Ataerkil dönemdeki dini törenlerde kabile reisi tarafından açık havada kurban kesilir ve dua edilirdi. Çölde din merkezi, kanun levhalarının ve kutsal sandığın bulunduğu çadırdı. Rahipler sadece Levi kabilesinden çıkardı.

Liturginin genel yönetimi başpapaza verilmişti, çölde çadır taşımak ve savunmak Levililerin işiydi. Mezmurlar, resmi dualar Davud peygamberle ortaya çıktı. Çadırın yerini Süleyman peygamberin yaptırdığı Tapınak aldı (M.ö. 950).

Kanlı ve kansız kurbanlar, temel âyinlerdi: koyunların, güvercinlerin, öküzlerin yakılması, şarap akıtma, çiçekler, mayasız ekmek, başak demeti, çörekler dağıtma. Bir devirde, yakarak kurban etme günaşırı yapılırdı. Tanrı’ya adanan günler şabbat (cumartesi), neomenia (kavuşum ayının ilk günü), Paskalya, Hamsin yortuları, Tabemaculum, Kefaret,

Borazan yortuları günleriydi. Kanun’un incelenmesine özellikle büyük önem veren havra kültü, Sürgün devrinde gelişti. Günümüzde dini âyin her şabbat’ta ve günde iki defa yapılır; mümin yahudi, yüzünü Kudüs’e döner ve Tanrı’nın birliğini ikrar eden Şema İsrail’i («Dinle, İsrail») okur (Havra).

Hukuk alanında, musevi kanunu, babaya çocukları üstünde mutlak bir hak tanırdı. Miras bölüşümünde büyük oğula iki pay düşerdi. Evlenmeler aileler arasında görüşmelerle olur, kız tarafı kocasından bir başlık (moher) alırdı. Kenan halkından kimselerle evlenmek yasaktı. Dul kadın çocuksuzsa, kaynı ile evlenmek zorundaydı. (Levirlik) Çok karılılık ve boşama kabul edilmişti.

Puta tapma, kâfirlik, şabbat’ın ihlali ve eşlerin birbirini aldatması, taşlama ile cezalandırılırdı. Eşlerden biri öbürünü sakatlarsa, «göze göz dişe diş» kanunu uygulanırdı. Kırbaçlama ve tazminat gibi başka cezalar da vardı.

İslâm’da musevî kavmi, tanrı yolundan ayrıldığı, Hz. Muhammed’in peygamberliğine, Tanrı’nın, bütün âlemlerin ve bütün insanların rabbi olduğuna inanmadığı için «kâfir» sayılır. Tanrı’nın, yanlız musevî kavminin rabbi olduğunu ileri sürdükleri için İsrailoğullarının din inançları İslâmlık ile bağdaşamaz.

Kur’an’ın Bakara suresinde musevîlerin sapkınlıklan, Hz. Muhammed’i büyücülükle, yalancılıkla suçlamaları, bir buzağıyı kutsal saymaları yüzünden tanrı buyruklarına karşı çıktıkları anlatılır.

Müslümanların, Musevîler ile alışveriş etmeleri, onların dostluklarına güvenmemeleri öğütlenir. Musevîlerin de, hıristiyanlar gibi Kâbe ve dolaylarına girmeleri kesinlikle yasaktır. İslâm dinine göre musevîler, Musa ve ondan önce gelen bütün peygamberlerin buyruklarına karşı geldiler. Gönderilen bütün semavî kitapları değiştirdiler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir