Nesep Bağı Nedir,Ne Demek

Nesep Bağı Nedir,Ne Demek,Ana ve baba ile çocuklar arasındaki hısımlık bağı. Nesebin değiştirilmesi, bir çocuğu, gerçek ana babasından başka kişilerden doğmuş gibi gösterme. Başkasının hüviyetini kullanma. Bir kimseyi başkası gibi gösterme.

Nesebin düzeltilmesi, evlilik dışı doğan çocuğun nesebinin belirli usullerle, doğuştan itibaren evlilik içi nesep durumuna gelmesi.

Nesebin reddi, evlilik içinde doğan çocuğun nesebinin, baba olmadığını iddia eden koca tarafından reddi.

Akdî nesep, evlât edinme sonucu, evlât edinenle evlât edinilen arasında kurulan nesep bağı.

Anababa ve çocuklar arasındaki nesep bağı, ya bir evlilik içinde veya evlilik var olmadan (bir. kadın ile bir erkeğin cinsî münasebetinden doğan çocuklarla), evlilik dışında kurulur.

Birinci durumda evlilik içi (sahih) nesepten, ikinci durumda ise evlilik dışı (gayri sahih) nesepten söz edilir.

Bunların dışında bir de evlât edinme ile meydana gelen akdî nesep vardır. (Evlat edinme.) Evlilik içinde doğan veya evlilik içinde ana rahmine düşen çocukların nesebi, evlilik içi neseptir.

Buna göre, şu üç ihtimalden biri gerçekleşmişse çocuğun nesebi evlilik içi olur:

1. karıkoca evlenmeden önce cinsî münasebette bulunurlar, fakat çocuk evlenme gerçekleştikten sonra doğar.

2. çocuk hem evlilik içinde ana rahmine düşer hem de evlilik içinde doğar; 3. çocuk evlilik içinde ana rahmine düşer, fakat evlenme sona erdikten sonra doğar.

Bu son durumda çocuğun nesebinin evlilik içi sayılabilmesi için, onun evlenmenin sona ermesinden itibaren 300 gün içinde doğmuş olması gerekir. 300 Günün geçmesinden sonra doğacak olursa, nesebi evlilik dışı olur.

Evlilik içinde Yeya evlilik içinde ana rahmine düşerek evliliğin sona ermesinden itibaren 300 gün içinde doğan çocuğun kendisinden olmadığını iddia eden koca, nesebi reddedebilir.

Nesebin reddi davasında koca, çocuğun evlilikten itibaren 180 günden önce veya daha sonra doğmasına göre farklı durumları ispat edecektir.

Nesebi reddedilmek istenen çocuk, evlenmeden itibaren 180 günden sonra doğmuşsa, koca, çocuğun kendisinden olmasının imkânsızlığını ispat edecektir (msl. koca evlenmenin yapılmasından hemen sonra hapse girdiğini veya kadının gebe kaldığının anlaşıldığı devrede başka bir yerde bulunduğunu ispat ederek bu imkânsızlığı öne sürebilir). Kan testleriinin de bu durumda büyük önemi vardır.

Çocuk, evlenmeden itibaren 180 günden önce doğmuşsa, koca, dava açarak sadece bu hususu ispat etmekle yetinecektir.

Evlilik içi nesep karinesini çürütmek için kocanın başkaca bir delil ileri sürmesi gerekli değildir.

Aynı şekilde, kadının gebe kaldığı zaman ayrılığa karar Yerilmiş olduğu görülürse, koca başka bir şey ispat etmeden nesebi reddedebilir.

Nesebin reddi davasını açma hakkı, kural olarak kocadadır. Ancak bazı durumlar için kanun, başka kimselere de nesebin reddi davasının açılması hakkını tanımıştır.

Kadın evlenmeden önce gebe kalmışsa ve nesebin reddi davası koca tarafından açılmamışsa, bunu savcı da açabilir.

Bunun yanında, çocukla birlikte mirasçı olacak kimseler de, bazı durumlarda, nesebin reddi davasını açabilirler.

Bu gibi kimselerin nesebin reddi davasını açabilmeleri için kocanın, nesebin reddi davasının açılma süresi olan bir ay içinde dava açmadan ölmüş veya temyiz kudretini kaybetmiş olması gerekir.

Mirasçılardan biri nesebin reddi davasını açar ve bundan olumlu bir sonuç elde ederse, öteki mirasçılar da bundan yararlanır.

Fakat, mirasçılardan biri açmış olduğu davadan olumlu bir sonuç elde edemezse, bu, öteki mirasçıların dava açma haklarını ortadan kaldırmaz. Nesebin reddi davasının davalılarına gelince dava, koca veya mirasçılar tarafından açılmışsa, davalı ana ve çocuktur; davayı savcı açmışsa, ana ve çocuktan başka kocanın da hasım olarak gösterilmesi gerekir.

Nesebin reddi davası bir aylık hak düşürücü süreye bağlıdır. Bu sürenin başlangıcı, koca veya mirasçılar için doğumu öğrendikleri andır. Ancak, savcının açacağı nesebin reddi davası için kanun sürenin başlangıcını belirtmemiştir.

Çoğunluk tarafından kabul edilen düşünceye göre, savcı için hak düşürücü sürenin başlangıcı, doğumu öğrendiği an değil de nesebin reddi sebebini öğrendiği andır.

Ancak bazı durumlarda, bu bir aylık sürenin uzaması mümkündür. Babanın zamanında ret davası açamaması, ana veya üçüncü kişilerin aldatması sonucu olmuşsa, bir aylık süre, hilenin öğrenilmesi anından itibaren işlemeye başlar.

Bunun yanında, bir aldatma söz konusu olmamakla birlikte, kocanın zamanında ret davası açamaması bir haklı sebebe dayanıyorsa, bir aylık sürenin başlangıcı yine daha geç başlayacaktır. Bazı durumlarda kanun, evlilik dışı nesepli olan çocuğun nesebinin düzeltme yoluyla evlilik içi duruma gelmesi imkânını vermiştir.

Nesebin düzeltilmesi

1. evlenme ile nesebin düzeltilmesi (veya tashihi).Aralarında evlilik bağı olmayan kadınla erkeğin cinsî münasebetinden doğan çocuğun nesebi, sonradan, ana ile babanın evlenmesi halinde kendiliğinden düzelir. Evlenme ile nesebin düzelmiş sayılması için, söz konusu evliliğin geçerli bir evlenme olması şart değildir.

Evlenme, mutlak butlan ile bâtıl olsa bile, yine çocuğun nesebi düzelir ve evlilik içi duruma gelir. Evlenme ile nesebin düzelmesi için kanunda herhangi bir süre yoktur. Kadın ile erkek, çocuğun doğumundan sonra ne zaman evlenirlerse evlensin, nesep düzelir, fakat ana baba evlenmeyi takiben çocuğun durumunu nüfus memurluğuna bildirmek zorundadırlar.

Ancak bu, nesebin düzelmiş sayılması için şart değildir. Durum, nüfus memurluğuna bildirilmese bile, çocuğun nesebi yine düzelir. Nesebin düzelmesi geçmişe etkilidir (yani, evlenme anından itibaren değil de doğum anından itibaren düzelir).

2. mahkeme kararıyla nesebin düzeltilmesi.Evlilik dışı çocuğun ana ve babası birbirlerine evlenme sözü vermiş, fakat sonradan bunlardan birinin ölümü veya evlenme ehliyetini kaybetmesi sebebiyle evlenme meydana gelmemişse, çocuğun nesebinin düzeltilmesi için mahkemeye başvurulur ve bu yönde alınan kararla çocuğun nesebi yine evlilik içi nesep durumuna gelir.

Nesebin düzeltilmesi davasını hayatta kalan veya evlenme ehliyetini kaybetmemiş erkek veya kadın açabileceği gibi, çocuk da açabilir. Çocuk ölmüşse, nesebin düzeltilmesi davasını açma hakkı onun füruuna geçer. Davanın açıldığının nüfus memurluğuna bildirilmesi gerekir.

3. idari yoldan nesebin düzeltilmesi. Medenî kanunun yürürlüğe girmesinden sonra da, elvendirme memuru önünde yapılması gereken evlenme şartına geniş halk kütleleri tarafından uyulmamaktadır.

Bu sebeple Türkiye’de birçok çocuk evlilik dışı neseple doğmakta ve bunların durumunun düzeltilmesi sosyal bir ihtiyaç olmaktadır.

Bu sebeple, meseleyi ele alan kanunkoyucu, 1933’ten beri, bu şekildeki çocukların neseplerinin düzeltilmesine ilişkin birçok özel kanun çıkarmak zorunda kalmıştır. Bunlardan en sonuncusu, 1965 tarihinde yürülüğe giren, Tescil Edilmeyen Birleşmeler ile Bunlardan Doğan Çocukların Cezasız Tescili Hakkındaki kanundur.

Bunun 5. maddesine göre, beş yıl yürürlükte kalacak olan kanun, nesebin İdarî yolla düzeltilebilmesi için, erkekle kadının karıkoca gibi yaşamaları ve evlenmelerinde kanunî bir engelin bulunmaması şartlarını arar.

Çocuk, evli bir erkek ile evli olmayan bir kadından doğmuşsa, yine nesebi düzeltilebilir. Kanun, ancak yayımlanmasından önceki fiilî birleşmelerden doğan çocuklara uygulanabilir.

Nesebin düzeltilmesine karşı, ana ve babanın kanunî mirasçılarıyla belirli durumlarda savcı, dava açarak itiraz edebilirler. Bu davanın dayanacağı sebep, çocuğun, onu doğuran kadın ile baba olduğu söylenen erkeğin cinsî münasebetinden meydana gelmediğidir. Dava, ana ve baba olduklarını iddia eden erkek ve kadın ile çocuğa karşı açılır; üç aylık bir hak düşürücü süreye bağlıdır.

Bu sürenin başlangıcı, nesebin düzeltildiğinin öğrenildiği andır. Nesebin düzeltilmesine karşı açılan dava başarıyla sonuçlanırsa, mahkemenin verdiği yenilik doğurucu karar, geçmişe »etkili olur ve çocuk yine doğduğu andan itibaren evlilik dışı nesepli duruma gelir.

Nesep Bağının Kurulması

Evlilik dışında doğan veya evlilik içinde doğduğu halde nesebi koca tarafından reddedilen çocuk, evlilik dışı nesep’li olur. Ancak, burada dikkat edilmesi gereken husus şudur: çocuk evlilik dışında doğunca veya nesebi reddedilince anasına karşı evlilik dışı nesep bağıyla bağlıdır.

Babasına karşı evlilik dışı nesep bağıyla bağlanabilmesi için, ya tanınmış veya babalığa hükmedilmiş olması gerekir. Bu iki durumdan biri gerçekleşinceye kadar, evlilik dışında doğan çocuk babasına karşı nesepsizdir.

Başka bir deyişle, tanımaya veya babalığa hükmedilinceye kadar çocukla babası arasında bir hukukî sonuç doğurmayan tabiî (veya biyolojik) nesep bağı vardır. (Babalık davası.) Ana için böyle bir şart aranmaz.

Çocuğun anası onu doğuran kadındır. Çocuk doğumla birlikte anasına nispet edilir ve onunla arasında evlilik dışı bir nesep bağı kurulur.

Ana bakımından evlilik dışı nesepli çocukla evlilik içi nesepli çocuk arasında bir fark yoktur. Çocuk doğumla birlikte, anasının soyadını Ye vatandaşlığını alır. Aynı şekilde, anasının hısımlarıyla arasında evlilik dışı hısımlık bağı kurulur.

Evlilik dışı nesepli çocuğun, mirasçı olma yönünden, evlilik içi çocukla bir farkı yoktur. Evlilik dışı çocuk, anasına bırakılmış olsun veya olmasın, durumu evlilik içi nesebe oranla iki yönden zayıflamıştır:

a) velâyet yönünden bir fark görülür.

Buna göre, evlilik içi nesepli çocukta, ananın velâyet hakkı doğumla birlikte kendiliğinden meydana gelirken, evlilik dışı nesepli çocukta hâkimin bir takdir yetkisi vardır. Hâkim, velâyeti anaya verebileceği gibi, çocuğun çıkarları gerekli kılıyorsa, ona bir vasi de tayin edebilir.

b) çocuğun, mallarından yararlanma ve idare hakkı da kendiliğinden doğmaz.

Velâyet anaya verilmiş olsa bile, çocuğun malları üstünde ananın hakları ve bu hakların kapsamını hâkim tayin eder. Tanıma veya kişisel sonuçlarıyla babalığa hüküm verilmesi sonucu baba ile çocuk arasında evlilik dışı nesep bağı kurulur. Bunun sonuçları şu şekilde sıralanabilir:

1. çocuk, babasının soyadını ve vatandaşlığını alır.

2. çocuk babasına mirasçı olur. Ancak, evlilik dışı çocuk, babasının evlilik içi çocuklarıyla birlikte mirasçı olursa, evlilik içi çocukların alacakları her iki paya karşı, evlilik dışı çocuk bir pay alacaktır (Mirasçı.).

3. tıpkı anada olduğu gibi çocukla babası arasında evlilik dışı nesep bağının kurulması sonucu, velâyet hakkı kendiliğinden evlilik dışı babaya geçmez. Bunun için ayrıca hâkim kararına ihtiyaç vardır. Bunun aksine hâkim, çocuğun çıkarları için gerekli görüyorsa, velâyeti babaya vereceği yerde ona bir vasi tayin edebilir. Hattâ velâyet (baba tanımış veya babalığa hükmedilmiş olsa bile) anaya da verilebilir.

4. babanın evlilik dışı çocuğuna karşı ödevleri de evlilik içi çocuğuna olan ödevlerinin aynıdır. Çocuğun baba mallarını idare ve mallardan yararlanma hakkının kapsamını, hâkim tayin eder.

5. velâyetin babaya verilmesi durumunda hâkim, baba ile çocuk arasındaki kişisel ilişkilerin ne şekilde düzenleneceğine karar verir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir