Nibelungen Yüzüğü

Nibelungen Yüzüğü (Der Ring des Nibelungen), Richard Wagner’in dört eserinden meydana gelen bu dramatik çevrime Tetraloji de denir. Bir çeşit prolog olan Ren Altını (Das Rheingold), Die IValküre, Siegfried ve Tanrıların Çöküşü (Die Götterdammerung) bölümlerini kapsayan bu Tetraloji kronolojik bir sıra gözetilmeden bestelendi; sonuncu üçüncünün (1851), üçüncü İkincinin (1852), ikinci de bütün eserin prologu sayılan birincinin bestelenmesine yol açtı.

Çeşitli kesintiler ve birçok düzeltme yüzünden, gerek libretto, gerek eserin müziği son biçimini ancak 1874’te alabildi.

Eser tam olarak ilk defa 1876’da Bayreuth’da temsil edildi. Felsefe ile şiiri birbirine karıştıran konu, bestecinin romantik ve germenlere özgü dehasını ortaya koyar.

Ren Altını’nda, nibelung (cüce) Alberich, aşka lânetler savurduktan sonra, «Ren Altını»nı su perilerinden çalar ve bu altından çok güçlü ve sihirli bir yüzük yapar. Tanrı Wotan da bu yüzüğü, Alberich’in hazinesi ile birlikte ele geçirerek, onları Walhalla,yı (Tanrıların Evi) yapan devlere ücret olarak verir.

Oysa Alberich, öç almak için yüzüğe yokedici bir güç vermiştir. Ama bu durumda, sözünden caymamak için Wotan yüzüğü devlerden geri alamaz. Die Walküre’de, Wotan’ın evlilik dışı çocuklarından (Siegmund ve Sieglinde) dünyaya gelen genç Siegfried, babasının kılıcını eski haline sokarak, canavar kılığına girmiş Faffner’i öldürür ve yüzüğü geri alır.

Bu arada pek karışık bazı olaylar geçmiştir: Wotan’ın kızı Brunhild’in serüveni, Siegmund ile Hunding’in çarpışmaları ve önce birincinin, sonra İkincinin ölümü; Wotan tarafından Brunhild’in (Walküre) uyutulması ve ceza olarak onu uyandırana verilmesi.

Genç Siegfried adlı bölümde, kahramanın üzüntüleri ve tılsımlı bir kuşun peşine takılarak alevlerin içinden geçtikten sonra Wotan’ın kızını bulması ve Siegfried ile Wotan’ın kızının birleşmeleri anlatılır. Tanrıların Çöküşü’nde ise Alberich’in oğlu Hagen, Siegfried’e bir unutma iksiri içirir, kralın kızkardeşi Gutrune’ye karşılık olarak eşi Brunhild’i kral Gunther’e verdirtir.

İhanete uğradığını sanan Brünnhil’de de Hagen’in Siegfried’i öldürmesini kabul eder. Ama Hagen yüzüğü elde etmek isteyince hatasını anlar ve hazineyi su perilerine geri verir. Sonra da bir ateş yaktırır, Siegfried’in cesedini de oraya getirttikten sonrar, atının üstünde alevlerin içine atılır.

Bu arada Walhalla ateş alır, böylece tanrıların evi kül olur. Bu uzun eserin tümü Bayreuth’ta temsil edildi ve eser eldeki en geniş imkânlarla sahneye konularak yazarın istediği şekilde yorumlanması sağlandı. Eser parça parça dinlenirse, esas anlamı kaybolur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir