Nijerya,Tarihi,Coğrafi Konumu

Nijerya hakkında ansiklopedik bilgi,Batı Afrika’da devlet; 140,003,542 nüf. Başkenti. Lagos. Başlıca şehirleri, ibadan , Ogbomoşe, Kano . Doğuda Kamerun, kuzeydoğuda Çat, kuzeyde ve batıda Nijer ve Dahomey ile sınırlı olan Nijerya, Batı Afrika’nın en kalabalık bölgesidir.

NijeryaNijerya coğrafi konumu

Nijerya’da birbirine kabaca paralel dört bölge ayırt edilir. Kenarında bataklıklar ve manogrov ormanı uzanan kıyı bölgesi Nijer ırmağının deltasını ve birkaç kıyı ırmağım (Kalabar, îmo, îbo) içine alır; sık tropikal orman bölgesi, kakao ve yağ palmiyesi üretimine elverişlidir; bu bölge yerini ormanın azaldığı ve az çok ağaçlı bir savanın yayıldığı tepeler bölgesine bırakır; son bölge olan çok büyük bir yayla (ortalama 600-700 m yüksl.) Bauçi’de en yüksek noktasına (1 700 m) ulaşır.

Ülkenin kuzeydoğu ucunda bitki örtüsü seyrekleşir ve yerini bozkıra bırakır. İklim, Sahra’dan esen harmattran rüzgârının (kasım-nisan) ve güneybatı musonunun (mayıs-ekim) etkisindedir.

Güneyde bol olan yağmurlar kuzeyde ve kuzeydoğuda azalır (500 mm’den az).

Nijerya Tarihi

Bu zengin ülkede XIX. yy. ortasında iki güçlü zenci krallığı kuruldu: Benin ve Yoruba krallıkları.

1861’de ingilizler Lagos’ta askerî ve ticarî bir üs kurdular, üssün değerlendirilmesi Nijer Krallık şirketine bırakıldı (1866); fransız ve alman rakiplerini kısa süre içinde püskürten şirket, doğu kıyıya ve iç kısma sağlam bir şekilde yerleşti.

1900’de şirketin İngiliz krallığına bıraktığı topraklar, yeni fethedilen topraklarla (Kuzey sömürgesi) birlikte tekrar teşkilâtlandırıldı.

Lagos’u Kano’ya bağlayan demiryolu hattı (1896-1912) kuzeyin değerlendirilmesinin ekseni oldu.

1885’ten beri bir himaye bölgesi olan Güney topraklan önce Lagos ile (1906), sonra da Kuzey topraklarıyla birleştirilerek (1914) Nijerya sömürge ve himayesini meydana getirdi.

1954’te himaye, bir federasyon haline geldi. Toprağın düzenlenmesiyle Nijerya cumhuriyeti İktisadi bakımdan büyük ölçüde gelişti; bağımsızlığın ilânından sonra (1 ekim 1960) devletin önemi arttı.

11 Şubat 1961 plebisitinden sonra Konfederasyon, eski İngiliz Kamerunu’nun kuzey kısmını alarak büyüdü.

Ama Yorubalara dayanan Batı bölgesi hükümet partisinin (Action Group [A.G.]) kongresi, Nijerya’da hükümet istikrarını tehlikeye düşürdü: toplantıdan sonra parti bölündü ve parti başkanı Obafemi Avolovo, federal başbakan sir Abubakar Tafava Baleva’yı bu bölünmeye sebep olmakla suçladı.

A.G.’nin eski başkan yardımcısı Akintola, United People’s party’yi (U.P.P.) kurdu. 20 Haziranda Avolovo, federal yetkililer tarafından devlet güvenliğine karşı komplo kurmakla suçlandı ve hapsedildi.

1 Ekim 1963’te Nijerya’da cumhuriyet ilân edildi. Ama bu yeni meşrutî yapının yanı sıra, iç siyasette basitleştirmeye gidilmedi: Doğu İboları arasında ağır basan National Convention of Nigerian Citizens (N. C.N.C.) ile işbirliği yapan U.P.P., Batı Nijerya’da iktidarı ele geçirdi.

1954’teki üç büyük bölgeden biri olan Batı Nijerya’dan alman topraklarla Mid – West bölgesinin yaratılması, Nijerya’yı büsbütün böldü.

Federasyonun bu yeni yapısı, Federal başbakan Baleva’nın partisi Northern People’s Congress (N.P.C.) ile devlet başkanı Azikive’nin partisi National Convention of Nigerian Citizens’in koalisyon yapması sonucunda gerçekleşmişti.

Bu antlaşma devam etmedi ve Akintola’nm 1964’te N.C.N.C.’ye rakip olarak Nigerian National Democratic party’yi kurması, Nijerya’da siyaseti daha da karıştırdı.

Sonunda N.C.N.C., Action Group’a yaklaştı ve sosyalist eğilimli bir ittifak kurdu: United Progresive Grand Alliance.

Buna karşılık N.P.C., N.N.D.P. ve çeşitli partiler muhafazakâr bir topluluk kurdular: Nigerian National Alliance (N.N.A.); N.N.A. aralık 1964 seçimlerini kazandı, Baleva tekrar başbakan seçildi. Ama bu siyasî karışıklıkların yanı sıra sosyal alanda da büyük çatışmalar vardı.

Sendikaların birleşik eylemlerini artırmaları, İktisadî durumun sıkıntılı bir anında birçok greve (özellikle Lagos dok işçilerinin grevi) yol açtı.

Dışta, Nijerya bir yandan tarafsızlık ilkelerini devam ettirmeye çalışırken, bir yandan da batı devletleriyle (özellikle A.B.D. ve Federal Almanya cumhuriyeti) imtiyazlı ilişkiler kurdu ve Afrika’daki ılımlı devletler arasında yer aldı.

Siyasi gerilim, özellikle Lagos üniversitesinde, 1964’e kadar devam etti. Batı Nijerya’daki tartışmalı seçimler (ekim 1965) siyasi yozlaşmayı ortaya koydu. Seçimleri kanlı bir hükümet darbesi takip etti ve yönetimi başkumandan general îronsi ele aldı (15 ocak 1966).

Bu darbeye güneylilerin (özellikle İboların), kuzey halklarına karşı rövanşı gözüyle bakılabilir: Tafava Baleva ve Akintolo ile birçok önemli kimse (bu arada, Kuzey Nijerya başbakanı Ahmadu Bello) öldürüldü.

Bir askeri yüce meclisin temsil ettiği yeni iktidar, bunca güçlüğe yol açan federal rejime son vererek Nijerya’yı birleştirmeye çalıştı; her türlü siyasi ve sendikal faaliyeti yasakladı.

Federal bölgelerin kaldırılması kuzeyde ciddi karışıklıklara yol açtı (mayıs-haziran) ve Kano’da çoğu öldürülen ibolar, güneye doğru göçtüler. Düzeni yeniden sağlayabilecek yetenekte olmayan ironsi de, ülkenin kuzeyinde doğmuş olan albay Yakubu Govon tarafından devrildi ve öldürüldü (29 temmuz).

1 Eylülde federal sistem yeniden kabul edildi. Bu nispi muhafazakârlığa dönüş Nijerya’nın varlığını tehlikeye düşüren ciddi tehlikelere yol açtı: yarbay Ojukvu kumandasındaki Doğu bölgesi (özellikle Ibolar yaşar), Nijerya’nın 12 federal eyalete bölünmesinden birkaç gün sonra Biafra cumhuriyeti adıyla bağımsızlığını ilân etti (30 mayıs 1967). Mid-West bölgesi de bu ayrılmayı örnek almak istedi. Ama yoruba önderi Avolovo’nun merkezi iktidarı desteklemesi, bu iktidarın çok işine yaradı.

Merkezi hükümet temmuz ayında Ojukvu’nun ayrılık hareketine karşı askeri harekâta girişti. Şiddetli çarpışmalara ve federal ordunun Enugu’yu işgal etmesine rağmen, ayrılıkçılara 1967’de boyun eğdirilemedi.

Tanzaniya, Gabon, Fildişi Kıyısı ve Zambiya’nın Biafra’yı tanıması (nisan-mayıs 1968) ayrılıkçılar için bir başarı oldu. Ama 1968 mayısında Kamala’da yapılan görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanmasından sonra çarpışmalar tekrar başladı.

Mayıs 1968’de, nijerya kuvvetleri, Biafranın elinde kalan son ikmal noktası Port Harcourt’u ele geçirdi. îki taraf arasında 23 mayısta Kampala’da başlayan görüşmeler, 31 mayısta kesildi.

Biafra’da, ülkenin içerilerine doğru kaçan 600 000 kişi aç kaldı; milletlerarası kuruluşların yiyecek yardımı, Nijerya’nın hava ablukası yüzünden büyük ölçüde gerçekleştirilemedi

. Habeşistan, Gana, Liberya ve Kongo hükümetlerinin aracılığıyla 5 ağustos 1968’de Addis-Abeba’da başlayan barış görüşmeleri de çıkmaza girdi. 1968 Eylülünde nijerya birlikleri Aba ve Overri stratejik bölgelerini alınca biafra savunması zayıfladı; fakat yıl sonuna doğru savaş tekrar şiddetlendi.

Bu arada çeşitli ülkelerin, barış için arabuluculuk teşebbüsleri sonuç vermedi. Savaş 1969 baharında da devam etti. Nisanda nijerya kuvvetleri, Biafra’nın yönetim merkezi Umuhaia’yı ele geçirdi; Biafra da Overri’yi geri aldı.

Kızılhaç, açlık tehlikesine karşı yaptığı çalışmaları yürütmek için Nijerya hükümetiyle sürekli mücadele etmek zorunda kaldı. Biafra’nın direnmesi 10-11 ocak 1970’te birdenbire çöktü. Overri düşünce, biafralı general Ojukvu ülke dışına gitti.

Yerine bıraktığı genelkurmay başkanı Effiong, 12 ocakta ateşkes emrini verdi ve Lagos’ta, Nijerya Federal hükümetini resmen tanıdığını bildirdi (15 ocak). Tutuklanan general serbest bırakıldı (30 temmuz).

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir