Nişabur – İran,Tarihi

Nişabur, İran’da şehir, Horasan’da; 59 700 nüf. Parlak bir geçmişten sonra, moğol istilâlarının küçük bir tarım pazarı haline getirdiği şehir, bugün pamuk sanayii sayesinde yeniden canlanmıştır. Yakınında Madan turkuaz madenleri. Şehrin güneydoğusunda Ömer Hayyam’ın ve Feridüddin Attar’ın türbeleri vardır.

Nişabur Tarihi

Nişapur şehri, Ardaşir’in oğlu Şâpur I tarafından kuruldu. Bazı kaynaklarda ise, şehrin Şâpur II tarafından kurulduğu bildirilir.

Nişapur 652’de İslâm kumandanı Abdullah bin Âmir tarafından alındığı zaman önemli bir durumda değildi.

Ali ile Muaviye arasında başlayan halifelik mücadelesi sırasında (657) Araplar, Horasan ve Toharistan’da meydana gelen bir isyan sonunda Nişapur’dan çıkarıldı.

Muaviye de Basra valisi Abdullah bin Âmir’den Horasan ile Secistan’ın itaat altına alınmasını istedi.

Abdullah, Horasan’ı düzene kavuşturduktan sonra Nişapur valiliğini Kays bin el-Haysam el-Sülâmî’ye verdi. Daha sonra Nişapur’a Huleyit bin Abdullah el-Hanefî vali olarak gönderildi (666).

Abdullah bin Hazim, Emevîlere başkaldırmca, halife Abdülmelik, üstüne bir ordu gönderdi.

Asi vali, Merv civarında öldürüldü, Horasan ve bu arada Nişapur da tekrar emevî hâkimiyetine girdi. Şehrin gelişmesi, Ebül Abbas Abdullah bin Tahir’in burayı başkent yapmasıyla başladı.

Saffarî soyunun kurucusu Yakup bin el-Leys bin Muaddal, Nişapur’a girdi (873) ve Muhammed bin Tahir’i esir etti; fakat çok geçmeden Tabir Nişapur’a tekrar hâkim oldu.

Yakub’un yerine geçen kardeşi Amr, Horasan’da hâkimiyetini kurduktan sonra kesin olarak Nişapur’a yerleşti.

Samanoğlu ismail ve diğer Samanoğulları zamanında şehir en yüksek seviyesine ulaştı ve Horasan vilâyetinin merkezi haline geldi.

XI. yy .da Nişapur, Ebubekir Muhammed bin ishak adlı bir zahidinin başlattığı karramî hareketine merkez oldu. Büyük selçuklu sultanı Tuğrul Bey şehri alarak başkent yaptı (1037).

Harizmşah Atsız, Nişapur’u 1142’de selçuklu sultanı Sencer’in elinden aldıysa da 1153’te bırakmak zorunda kaldı. Şehir vali Müeyyed tarafından genişletildi. Daha sonra şehirde Togan Şah Ebubekir (1174-1185) ile oğlu Sencer Şah (1185-1187) burada valilik yaptı. 1187’de Harizmşah Tökiş, Nişapur’u alarak yönetimini oğlu Melikşah’a bıraktı.

Melikşah 1193’te Merv’e giderken kardeşi Kutbeddin Muhammed’i şehirde vali olarak bıraktı. 1197’de Melikşah, Nişapur bölgesinde öldü. Babasının ölümünden sonra Kutbeddin, Merv ve Nişapur’u, kardeşi Şahabeddin’in elinden aldı (1202). Çeşitli isyanlar ve depremler 1280‘de şehrin tahrip olmasına yol açtı.

1221’de Moğollar Nişapur’u baştan başa yağmaladılar. Şehri ziyaret eden Hamdullah el-Müstevfî (1340) ve İbni Battuta (1350), Nişapur’un bu yağmadan sonra bir hayli kalkındığını yazarlar; fakat şehir bir daha eski durumuna ulaşamadı.

Bir cevap yazın