Orhun Abideleri

 

Orhun Abideleri,Orhun âbidelerini vasıflandırmak isteyince,insanın zihninde işte bu gibi ifadeler sıralanmaktadır.

Orhun Abidelerinin Özellikleri

Orhun abideleri Göktürk devrinden kalma kitâbelerdir.Göktürkler,milattan önceki asırda Hunlar tarafından kurulup,değişen sülâleler ve boylar idaresinde devam edegelen Asya’daki büyük Türk imparatorluğunun 6. asırla 8. asır arasındaki devresinde hüküm sürmüşlerdir.

6.asrın ilk yarısında devletin başında Avarlar bulunuyordu.

552 tarihinde Bumin Kağan Avar idaresine son vererek Türk devletinin Göktürk hanedanı devrini açtı.O devirde büyük kağanlığın merkezi devletin doğu kısmında idi ve batı kısmı da doğuya bağlım bir kağanlıkla idare ediliyordu.Bumin Kağan’ın kardeşi İstemi Kağan da 576’ya kadar bu batı bölümünün kağanı idi.

Bumin Kağan,Göktürk hakimiyetini kurduğum sene içinde öldü ve sırasıyla üç oğlu,büyük kağanlık yaptılar.Birincisi 553’te,ikincisi 553-572’de ,üçüncüsü de 572-581 tarihlerinde hüküm sürdüler.Bunlardan ikincisi olan Mukan zamanında devlet Mançurya’dan İran’a kadar uzanan kuvvetli bir imparatorluk hâline geldi.

Daha sonra devlet,bir yandan kuvvetli hakanların yokluğu ve devleti teşkil eden kavimlerin çekişmeleri,öte yandan ve bilhassa Çin entrikası yüzünden bir sürü karışıklıklar geçirdi ve nihayet 630’da devletin asıl doğu kısmı Çin hakimiyetine geçti.

Zamanla Çin hâkimiyeti batı kısmına da sirayet etmeye başladı.Fakat bu Çin esareti daha fazla devam etmedi ve Kutlug Kağan veya ikinci adıyla İltiriş Kağan,Çin hakimiyetine son vererek 680-682 senelerinde devleti yeniden toparladı.İltiriş Kağan ve 691’de ölünce yerine geçen kardeşi Kapgan Kağan idaresinde devlet yeniden eski haşmetini buldu.

İltiriş Kağan’ın Bilge ve Kül Tigin adında iki oğlu vardı.Öldüğünde bunlar 8 ve 7 yaşlarında idiler.Kapgan Kağan 716’da ölünce idareyi onun oğulları almak istedi.Fakat Bilge ve Kül Tigin kardeşler buna mâni olarak ve amcazâdelerini tasfiye ederek babalarının devletine el koydular ve Bilge Kağan hükümdar oldu.İki kardeş babalarının ve amcalarının devrinden kalmış ihtiyar vezir ve Bilge Kağan’ın kayınpederi Tonyukuk’un da yardımıyla devleti daha da kuvvetlendirdiler.

Sonra 731’de Kül Tigin,734’te de Bilge Kağan öldü.Bilge Kağan’ın ölümünden 10 sene kadar sonra da Uygurlar,devleti ele geçirerek 745’te Göktürk hâkimiyetine son verdiler.

İşte Orhun abideleri,bu Türk hanedanının Bilge Kağan devrinin mahsulleridir.Birincisi olan Kül Tigin abidesini ağabeyi Bilge Kağan 732’de diktirmiş,ikincisi olan Bilge Kağan âbidesini de ölümünden bir sene sonra 735’te kendi oğlu olan kağan diktirmiştir.Üçüncüsü olan Tonyukuk âbidesini de 720-725 yıllarında kendisi tarafından dikilmiştir.

Orhun civarında Orhun yazısı ile yazılı daha başka kitabeler de bulunmuştur.Belli başlıları 6 tanedir.Fakat bunların en büyükleri ve mühimleri bu üç tanesidir.

Orhun âbidelerine Orhun kitâbeleri de denir.Şüphesiz bunlar kitâbedir.Fakat hem maddî bakımdan,hem de manevî bakımdan bu  kitabeler söz götürmez birer âbidedirler.Muhtevaları gibi heybetli yapıları da âbide hüviyetindedir.Onun için bunları en iyi ifade eden isim Orhun âbideleri tâbiridir.

Kül Tigin âbidesi,kağan olmasında ve devletin kuvvetlenmesinde birinci  derecede rol oynamış bulunan kahraman kardeşine karşı Bilge Kağan’ın duyduğu minnet duygularının ve kendisini sanatkârane bir vecd ve coşkunluğun içine atan müthiş teessürün ebedî bir ifadesidir.

Bilge Kağan bu ruh hali ile âbide inşaatının başına oturup,eserin hazırlanmasına bizzat nezaret etmiştir.Abidedeki ulvî ve mübarek hitabe onun ağzından yazılmıştır,âbidede o konuşmaktadır,müellif odur.

Kül Tigin âbidesi,kaplumbağa şeklindeki oyuk bir kaide taşına oturtulmuştur.Keşfedildiği zaman,bu kaidenin yanında devrilmiş bulunuyordu.Bilhassa devrik vaziyette rüzgâra mâruz kalan kısımlarında tahribat ve silintiler olmuştur.

Sonradan yerine dikilmiştir.Yüksekliği 3,75 metre dir İtina ile yontulmuş,bir çeşit kireç taşı veya saf olmayan mermerdendir.Yukarıya doğru biraz daralmaktadır.Dört cephelidir.Doğu ve batı cephelerinin genişliği aşağıda 132,yukarıda 122 santimetredir.

Güney ve kuzey cepheleri ise aşağıda 46 ,yukarıda 44 santimetredir.Abidenin üstü kemer şeklinde bitmektedir ve yukarı kısımda beş kenarlı olmaktadır.Doğu cephesinin üstünde kağanın işareti vardır.

Batı cephesi büyük bir Çince kitabe ile kaplıdır.Diğer üç cephesi Türkçe kitabelerle doludur.Cepheler arasında kalan ve keskin olmayan kenarlarda ve Çince kitabenin yanında da Orhun yazısı vardır.

Doğu cephesinde 40,güney ve kuzey cephelerinde 13’er satır vardır.Satırlar yukarıdan aşağıya doğru yazılmış ve sağdan sola doğru istif edilmiştir.Satırların uzunluğu aşağı yukarı 235 santimetre kadardır.Cetvelden çıkmış gibi ,çok muntazam,düzgü ve güzel harflerle yazılmıştır.

Abidenin Çince kitabesinde Türk-Çin dostluğu,Türk imparatorluğu ve Kül Tigin methedilmekte ve tanıtılmakta “Gelecek hadsiz,hesapsız nesillerin dimağlarında,onların müşterek muvaffakiyetlerinin şaşaası her gün yeniden canlansın diye,uzakta ve yakında bulunan herkesin bunu öğrenmesi için,bilhassa muhteşem bir kitabe yaptık.” ve “Böyle adamların ebediyen pâyidar olacaklarının muhakkak olmadığını kim söyleyebilir?Uğurlu haberleri ebediyen ilân için şimdi dağ gibi yüksek bir âbide dikilmiştir.”gibi ifadeler sıralandıktan sonra,tarih kaydedilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir