Osmanlıda Camcılık

Osmanlıda Camcılık Osmanlılarda öteki sanatlarda olduğu gibi cam işleri de selçuklu gelenek ve göreneğiyle başlayarak gelişti. Rodos adasında yapılan kazılarda Kanunî Sultan Süleyman devrine ait cam örnekleri bulundu.

Osmanlı’da Cam Sanatı

Osmanlıda CamcılıkAyrıca Murad III’ün Surnamesindeki minyatürlerde de camcılara rastlanır. Mustafa III zamanında Tekfur sarayı çevresinin camcılara ayrıldığı ve başka yerde bu sanatın yapılmasının yasaklandığı bilinmektedir. Bütün bu belgeler, Osmanlılarda camcılığa önem verildiğini gösterir.

İstanbul’da Çubuklu’da Sultan Abdülmecid zamanmında bir cam yapımevi kuruldu (1848). Yapım evinin ustasının Mehmed Dede adında bir mevlevî olduğu söylenir. Burada Osmanlıların çeşmi bülbül, avrupalıların filigranı dedikleri cam eşya yapıldı. Üslûbu Venedik’te yapılanlara benzeyen bu örneklerin renk ve desenlerinde osmanlı sanatkârlarının ve osmanlı sanatının kişiliği açıkça görülür.

Osmanlıda Cam İşçiliği

Sanat konusu cam eşya 4 kısma ayrılır: 1. çeşmi bülbüller. Renksiz iki cam arasına konulmuş renkli veya düz beyaz çubuk biçiminde yapılmış saydam camlardır.Kupa, şerbetlik, kâse, lâledan denilen vazolar bu teknikle yapılırdı.

2. mat beyaz camlar. Süt beyaz renkte, yarı saydam camlar. Bunlar, batılıların opal adını verdiği camlardır. «beykoz camı» denilen bu camlardan çeşmibülbül tekniğiyle yapılan eşyaların üstleri renkli boya ve yaldızlı küçük çiçek, yaprak ve tarama hatla süslenir. Mat beyaz camların hamurunda kalay oksidi vardır.

3. renkli camlar. Hamurunda çeşitli maden oksitleri bulunur. Genellikle mavi, kırmızı, yeşil, sarı renktedir; üstleri geometrik şekilli ve kesmeb’dir.

4. kristaller. Saydamdır, kesme tekniğinden dolayı bu ad verilmiştir. Bu teknikle şişe, kâse, ibrik v.b. cam eşya yapılırdı. Üstleri geometrik şekiller veya yaldızla süslü olanları da vardı.

 

Osmanlıda Camcılık

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir