Osmanlıda Çavuşluk

 

Osmanlıda Çavuşluk Çavuşlar, Bayezid 1 (Yıldırım) devrinden beri vardı. Mehmed II’nin kanunnamesindeki teşrifata göre tımarlı müteferrikalardan sonra gelirlerdi. Çavuşlar ulûfeli (yevmiyeli) ve tımarlı olmak üzere iki bölüme ayrılırlardı. Divanı Hümayun çavuşları, Divanı Hümayunun toplantı günlerinde hizmet ederdi. Kul çavuşları, Yeniçeri ocağında bulunur, özellikle savaş zamanlarında irtibat vazifesi görürler ve kumandarların emirlerini as kumandanlara bunlar ulaştırırlardı.

Çavuşların amiri olan başçavuş, aynı zamanda Yeniçeri ocağının en ileri gelen ağalarından idi. Başçavuş, yeniçeri ağası ve kul kethüdasından sonra, ocağın en büyük amiri sayılırdı. Acemi ocağında, kethüdadan sonra gelen amire de çavuş adı verilirdi. Yardımcı veya vekiline ise âriyeti çavuş denir.

Tersanenin divan çavuşları, tersanenin yüksek hizmetlerinde kullanılırdı. Enderunda bulunan çavuş ağalar, sarayın enderun bölümünde görevli idiler. Enderuna mensup olan birçok musikişinas da bu ünvan ile anılmıştır. (En tanınmışları Tanburı Mustafa Çavuş.) Osmanlı imparatorluğunda, sadrazam divanına bağlı olan  altı yüz otuz kişilik bir birliğin üyelerine de çavuş adı verilirdi.

Çavuşlar genellikle, siyasi haberleşmeyi sağlamak, valilere ferman götürmek, büyük memurların ölüm cezalarını uygulamak ve imparatorluğun iç durumunu incelemek gibi görevlerde bulunurlardı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir