Osmanlıda Konaklama,Yerleri

Osmanlıda Konaklama,Anadolu’da «sağ kol» üzerinde 30, «orta kol» üzerinde 38, «sol kol» üzerinde 31, Rumeli’de ise sağ kolda 38, orta kolda 21 ve sol kolda 34 konak yeri vardı.

Osmanlıda Konaklama Yerleri

Savaş zamanlarında ordu daha ilerideki bölgelere ulaştıkça, yollar üzerinde yeni konak yerleri yapılırdı.

Savaş sona erdiği zaman bu menziller kaldırılırdı. Konak yerlerinde, konaklayanlar için yeteri kadar han, kervansaray ve menzilhaneler bulunurdu.

Konak teşkilatının düzenli bir şekilde işlemesi, konak yerlerinin eşkıya baskınlarından korunması için, merkezden, eyalet, sancak ve kazalara sık sık buyrultular gönderilir ve her çeşit tedbir, zamanında alınırdı. Kanunnamelere menzil teşkilatı hakkında önemli hükümler konuldu.

Her konak yerinde, sistemin iyi bir şekilde işlemesini sağlayacak bir menzilciler kadrosu bulunurdu.

Bu kadronun başındaki menzilci, konağın bulunduğu kaza ayanı tarafından bir yıl için seçilirdi.

Menzilciler, konaklarda besledikleri beygirleri bir ücret kargılığında gelip geçen ulakların hizmetine verirlerdi.

Toplanan paranın hesabını tutarlar; istendiğinde, bu hususta devlete bilgi verirlerdi.

Ayrıca, konaklarda kalan veya bu yerlerden geçen askerî birliklerle, tatar, ulak ve yolcuların dinlenmelerini, doymalarını, hayvanlarının bakımını, konak ve çevresinin güvenliğini sağlamak için her konak yerinin yakınındaki bir kısım köylerin halkı görevli tutulurdu.

Bu köylerin halkına menzilkeş denirdi. Bu köylerden belirli sayıda er sağlanır; hanlarda yatırılarak göreve sevkedilirdi. Buna karşılık köy halkı bazı vergi ve resimlerin dışında tutulurdu.

Menzilkeşler, zaruri ihtiyaç maddelerini menzillere getirerek belirli fiyatlarla satmak zorundaydılar.

Menzilcilik mükellefiyet mahiyetinde bir işti. Bu yüzden herhangi bir sebeple bu işten kaçınmak mümkün değildi.

Nüzul eminleri (konak memuru) bir askeri birlik veya ordunun konacağı yerde, askerin istirahatini, levazım ve doyumunu sağlamakla görevliydi. Menzilhane, han ve kervansarayların idare işlerinden ve masraflarından özel bina eminleri sorumluydu.

Kadılar, naipler ve muhtesipler, han, kervansaray ve menzilhanelerin temizlik ve idaresine bakarlardı. Han zabitleri, bu gibi yerlerin güvenlik ve inzibatı ile görevlendirilirdi.

Her menzilde, menzilin önemine göre iyi cins binek, yedek ve sürücü beygirler bulundurulurdu.

Bu beygirlere, saat başına belirli bir ücret tayin edilirdi. Bu ücret, devlet hazinesinden ödenirdi.

Ulak hizmetine yerilen beygirler, bir gün gidiş, bir gün dönüş olmak, üzere iki gün çalıştırılır; iki gün de dinlendirilirdi.

Savaş zamanlarında ihtiyaç dolayısıyla menzil beygirlerinin sayıları artardı.

Menzilerde, konaklayan ordunun ve diğer zamanlarda sivil şahısların iaşe işi, planlı bir şekilde yürütülürdü.

Sefere çıkılmadan önce, konak yerlerinde ordu için gerekli yiyecek ve yakacak maddeleri depolanırdı. Bu maddeler tespit edilen fiyatlar üzerinden satılırdı.

Bir cevap yazın