Osmanlıda Mühendislik

Osmanlıda Mühendislik,Selçuklular, Anadolu’ya yerleşmeye başladıktan sonra (1071) bu topraklara kendi din ve geleneklerine uygun bir biçim verdiler.

Osmanlı Mühendislik Tarihi

Ordular için kışlalar, halk için evler, cami ve mescitler, hastahaneler, köprü ve yollar yapılması gerekti. Müslüman topluluklar bir yandan yeni şehirler, bir yandan da hıristiyan, musevî çoğunluğun bulunduğu yerlerde yeni türk mahalleleri kurdular.

Bu dönemde Büyük yapılarda mühendislik görevini de mimarlar yapıyorlardı. Garplılaşma hareketleriyle birlikte Osmanlı imparatorluğunda Mühendishanei Berrîi Hümayun, Mühendishanei Sultanî, Mühendishanei Bahrîi Hümayun, Hendese-i Mülkiye mektebi, Mühendis mektebi gibi mühendis ve mimar yetiştiren okullar açıldı.

Cumhuriyet döneminde mühendis yetiştiren birçok teknik eğitim kurumu faaliyete geçti (İstanbul Teknik üniversitesi, Ortadoğu Teknik Üniversitesi, Karadeniz Teknik üniversitesi v.d.).

Türkiye’de mühendis terimi Selim III zamanından (1789-1807) itibaren kullanılmaya başlandı. Bu dönemde mühendis yetiştiren çeşitli okullar (MUhendishanei Bahrîi Hümayun, Mühendishanei Bahrîi Hümayun, Hendese-i Mülkiye mektebi v.d.) kuruldu.

O zamana kadar inşaat mühendisinin yaptığı işleri görenlere genellikle «bennâ» denirdi. Günümüzde mühendis kavramının kapsamı çok genişledi; yol, köprü, yapı, gemi ve uçak yapımı, maden, su, elektrik alanlarında teknik çalışmalar yapanlara mühendis denildi (elektrik mühendisi, inşaat mühendisi, gemi inşa mühendisi v.d.).

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir