Osmanlıda Müzik

Osmanlılarda Müzik Anlayışı ve Gelişimi Osmanlıda Müzik,Bugün elde bulunan en eski musiki eserleri, Safiyüddin Abdülmümin Urmevî’nin (1224 ? – 1294) remel usulündeki Nevruz bestesi, Mevlânâ’nın oğlu Sultan Veled’in (1226-1312) «Acem Devri» denen Devr-i Kebir Acem Peşrevi ile sengin semai usulünde Osmanlıda Müzik3 hanelik Irak Saz Semaisi’ dir.

XIV. yy.dan kalma hiç bir nota yoktur. XV. yy.da yetişen bestecilerin bazı eserleri besteleriyle bugüne kadar ulaştı: aydınlı halvetî şeyhi Ömer Ruşenî (Gülşenî) [öl. 1487]; Emir Ali Şir Nevaî (1441-1501); Ebülgazi Sultan Hüseyin Baykara Mirza (1438-1507); Sultan Bayezid II (1450-1512); Gulâm Şâdi (öl. 1515 ?) ve Hoca Hafız Abdülkadir Meragî 1bnül Gayb (1360 ? -1435). Murad II zamanında güzel sanatlardaki gelişmeye paralel olarak musiki alanında da gelişmeler oldu, musikiyle ilgili eserler yazıldı. İstanbul’un alınmasından sonra Topkapı sarayında kurulan Enderunda ve onun paralelindeki tekke ve konaklarda musiki bir tür okullaşma ortamı buldu.

Osmanlıda Çalınan Müzik Aletleri

Fatih devrinde yazılmış ve kendisine sunulmuş farsça Nekavet-ül Edvar (Makamların Güzellikleri) adlı eserden anlaşıldığına göre, o devirde kullanılmakta olan sazlar telli, nefesli ve kâse (yanı vurmalı) olmak üzere üç grupta toplanıyordu.

Telli sazlar: udi kadim, udi kâmil, tarabül-fetih, şeştar, tarabı rud, tamburi şervinân, tamburei mogul, ruhfeza, kopuzu rumî, ozan, nâyî tambur, rebap, muğni, çenk, eğri, kanun, kemençe, gıcık, yektay, terentay, sazı dolap, sazı gayî, murassa, tuhfetül ud, şidurgo, pipa, yatuğan, şehrud, rudi hânî. Nefesli sazlar: zurna, nefir, nay, ırak nayı, rebap nayı, erganun, nayı balaban, burgu, çapçak, nayı cavur, musikar. Vurma sazlar: kâseler ve bardaklar.

Bu arada çeşitli bardaklardan kurulu bir saz dikkate değer. Bardaklardan her birinin içine istenilen sesi verecek kadar su konulur. Suyu fazla olan bardağın sesi suyu az olanınkinden pest çıkar. Sağ ve sol elle tutulan iki çöple çalınır.

Osmanlıda Musiki Sanatı

Bu sazın Abdülkadir Merâgî tarafından icat edildiği, gerek onun gerek oğlu Abdülaziz’in kitaplarında belirtilir. Yine vurma sazlar sınıfından çelik levhalardan yapılmış bir saz vardı. Bu saz birtakım çelik levhaların büyükten başlanarak gittikçe küçültülmedi suretiyle yapılırdı. Küçük levhalar tiz sesleri, büyük levhalar pest sesleri verirdi.

XVI.yy.dan sekiz bestecinin eserlerinden bazıları bugüne kadar geldi: şehzade sultan Ebulhayr Mehmed Korküd (1467-1513); Nefirî Behram Ağa (öl. 1560 ?); Haşan Can Çelebi (1490 ? – 1567); Şeyh Abdülali Efendi (öl. 1590?); Kemençeci Şah Kulu (öl. 1590 ?); asıl adı bilinmeyen Emîri Hac (öl. 1600 ?); Tamburi Hacı Kasım (öl. 1600 ?); Gazi Giray II (1554-1607).
XVII. yy.da türk musikisi çok gelişti. Ali Ufkî’nin eski batı notasıyla, Kantemiroğlu’nun ise ebced notasıyla yüzlerce eseri tespit etmeleri bu yüzyıldan bugüne 1 000 kadar örnek eserin ulaşmasını sağladı. XVII. yy.ın en ünlü bestecileri Hatîb Zâkirî Hasan Efendi, Çömlekçizade Recep Çelebi ve Itrî’dir.
Bunlardan sonra şu besteciler sayılabilir: Şeyh Aziz Mahmud Hüdayî; Şeştârî Murad Ağa; saz eserleri yazan Murad IV ve Eyyubî Mehmed Çelebi; Çengî Yusuf Dede; daha çok müzikolog olan Ali Ufkî Bey; Muzaffer; Benli Haşan Ağa; Tosunzade Abdullah Efendi; Şeyh Ali Şirü Gani Efendi; Hatibzade Osman Efendi; Seyyid Nuh; İbrahim Ağa; Hafız Post; Şeyh Köçek Mustafa Dede; Şerif Çelebi; Kadri Çelebi; Solakzade; Selim Giray; Çoban Giray. Osmanlılarda türk musikisi alanında en büyük gelişim, kendisi de iyi bir besteci olan Selim III zamanında (XVIII. yy.) oldu.
Itrî ile başlayarak Dede Efendiye kadar uzanan son klasik dönemin büyük kısmını içine alan XVIII. yy.ın ünlü bestecileri, Hammamizade İsmail Dede Efendi, Şakir Ağa, Sadullah Ağa ve Küçük Mehmed Ağadır. Dede Efendiden Zekâi Dedeye, yani XIX. yy. sonlarına kadar uzanan neo-klasik dönemin ünlü ustaları arasında Dellâlzade İsmail Efendi, Zekâi Dede, Mustafa İzzet Efendi, Tamburi Ali Efendi, Zeki Mehmed Ağa, İsmet Ağa, Latif Ağa, icat ettiği nota sistemiyle klasik eserlerin bugüne ulaşmasını sağlayan Hamparsum v.d. sayılabilir. Bunu takip eden Romantik dönemin ünlü musiki temsilcileri olarak Haci Arif Bey, Şevki Bey, Rahmi Bey, Mahmud Celâleddin Paşa, Şemseddin Ziya Bey, Tamburi Cemil Bey, Hâşim Bey gösterilebilir.
Osmanlıların son zamanlarında (XX. yy. başlarında), avrupa etkisiyle klasik anlayıştan ayrılma başladı ve «alafranga» denilen musiki türü ortaya çıktı. Osmanlılar zamanında dinî ve din dışı sanat musikisi türlerinden başka halk musikisi, askerî musiki (mehter) gibi diğer toplum katlarına hitap eden musiki türleri de gelişim gösterdi.
Osmanlıda Müzik
Osmanlıda Müzik
Osmanlıda Müzik
Osmanlıda Müzik
Osmanlıda Müzik

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir