Osmanlıda Savaşlarda Kullanılan Silahlar

Osmanlıda Savaşlarda Kullanılan Silahlar Eski türk ve Osmanlı silahları genel olarak; 1. aleşsiz silahlar; 2. ateşli silahlar; 3. koruyucu silahlar olmak üzere üç gruba ayrılır’dı.

Osmanlıda Ateşsiz Silahlar

gürz, süvari ve piyadeler tarafından kullanılırdı. Sapı ağaçtan, asıl silah olarak kullanılan kısmı ise bakır, tunç veya pirinçten olurdu. Bazıları bütünüyle demirden yapılırdı. Gürze topuz ve bozdoğan da denirdi.

Kamçı: yarım metre uzunluğunda bir zincirin ucuna bağlı bir veya birkaç küçük gülleden meydana gelirdi. Güllelerin üstünde çiviler vardı. Kamçıya benzeyen diğer bir silah da döğen’di.

balta: kara ve deniz savaşlarında yakın boğuşmalarda kullanılırdı. Piyadelerin kullandığı baltaların sapı uzun, deniz erlerinin ve süvarilerin kullandığı baltaların sapları ise kısa olurdu

Kılıç: eskiden savaşlarda kullanılan en yaygın savaş aracıydı. Hem deniz hem kara savaşlarında kullanılırdı. Meç, şimşir, gaddare, yatağan adlarıyla anılan türleri vardır.

Hançer yakın savaşma silahlarındandı. Ucu eğri, bir tarafı keskin olurdu. Hançerin büyüklerine ve düz olan şekillerine kama denirdi.

Mızrak: uzun saplı, sivri demir uçlu bir silahtı. Süvari Ye piyadeler tarafından kullanılırdı.

Ortaçağlarda mızrağa kantariye denir. Süvarilerin kullandığı mızrakların sapı daha kısa olurdu; bunlara cirit denirdi. Osmanlı sınır süvarilerinin kullandıkları bir cins mızrağa da kostaniçe adı verilirdi; süngü, Ortaçağda bütün Yakındoğu’da kullanılırdı.

Eski Metinlerde bazen süngü şeklinde de anılmıştır.

Zıpkın: kale savaşlarında elbisenin bir tarafına takıllarak düşmanı çekmek, merdivenleri itmek, at üstünden düşmanı düşürmek için kullanılırdı.

Tırpan: çatal, halbart denilen türleri de vardı.

Sapan: bez veya meşin bir kesenin iki tarafına ip bağlanmak suretiyle yapılırdı.Keseye taş veya küçük kurçur bir gülle konulur, sapan hızla çevrilerek taş veya gülle düşmana atılırdı.

Ok: yayla atılan, ucunda sivri bir demir parçası (temrin) bulunan ince bir tahta çubuktu.Ok,Türklerin çok eskiden beri kullandıkları bir silahtı. Orta Asya’da mezarlarda ok ve yaylar bulunmuştur. Ortaçağlarda kullanılan Türk okları şunlardır:cibini oku, yak oku, kavuş oku. Ateşli silahların icadına kadar, en yaygın savaş araçlarındandı. Kara ve deniz savaşlarında süvariler, piyadeler ve deniz erleri tarafından kullanılırdı.

Mancınık: gülleleri ve büyük okları uzaklara atmaya yarayan bir silahtı, attığı taş ve güllelerle kale duvarlarını yıkardı. Mancınıklarla atılan okların uzunluğu 5,5 metre kadar olur ve 2-3 kişiyi birden deler geçerdi; müteharrik kule (dubbabe), deri ve bakır ile kaplıydı. Ortaçağda kalelerin kuşatılmasında kullanılırdı.

Osmanlıda Ateşli Silahlar

Ortaçağda neft atan bu âlet ateşli silahlardan sayılır, savaşlarda önemli rol oynardı; top, Osmanlılar XIV. yy.ın ikinci yarısından itibaren savaşlarda top kullanmaya başladılar. Osmanlı topçuluğu Fatih ve Kanuni devirlerinde büyük gelişme gösterdi. Osmanlılar gerek kale kuşatmalarında, gerek meydan savaşlarında geniş ölçüde toptan faydalandılar. Osmanlı ordularında şayka, zarbazen, miyane zarbazen, şahi zarbazen, şakloz, prankı, bedoluşka, marten, ejderhan, kolonborna, miyane, balyemez adlarıyla adlandırılan çeşitli toplar kullanıldı.

Tüfek: Osmanlıların kara ve deniz savaşlarında kullandıklan hafif ateşli silahlardandı. Şeşhaneli, karabina, çakmaklı, fitilli gibi türleri vardı. Osmanlı tüfekleri genel olarak çok süslü olurdu.

Tabanca: Osmanlılarda kullanılan en yaygın, yakın savaş aracıydı. Hemen bütün askeri sınıflar, yanlarında tabanca taşırlardı. Osmanlı tabancaları da tüfekleri gibi çok defa süslü olurdu.

Osmanlı Zırhları

Kalkan:düşmanın kılıç, gürz, mızrak darbelerinden korunmak için kola takılan ve siper olarak kullanılan bir silahtı. Türkler çok eskiden beri kalkan kullanmışlardır. Bunlar demirden, bakırdan, fil ve gergedan derisinden, kaplumbağa kabuğundan, hasırdan, söğüt dalından, incir ağacından yapılırdı. Ateşli silahların gelişmesinden sonra kalkan da kalktı.

Miğfer: Başı düşman silahlarının darbesinden korumaya yarayan bir silahtı. Bakırdan ve çelikten yapılırdı. Osmanlı miğferlerinin tepeleri sivriydi; ön kısmında burnu korumaya yarayan ve inip kalkan bir parça ile arka ve yanlarında zincir halkalar bulunurdu. Osmanlı miğferlerinin üstleri çok defa ayetlerle süslü olurdu.

Osmanlı Zırhları

Zırh: vücudu düşmanın kılıç, ok ve mızrak darbelerinden korumaya yarardı. Göğse takılana göğüslük, kola takılanına kolçak, dize takılanına dizcek, arkayı koruyanına da arkalık denirdi.

Karkal: yensiz savaş elbisesi. Demir levhalardan yapılırdı.

Kırmızı ve sarı dibaçlarla örtülüydü. Osmanlılar bazen vücudun bir kısmını halkalardan örülen levhalarla korurlardı. Ayrıca hayvanlar için de zırhlar kullanırlardı.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir