Osmanlıda Ticaret ve Ulaşım Sistemi

Osmanlıda Ticaret ve Ulaşım Sistemi,Devlet denetimi temel maddeler üzerinde yapılmaktaydı. Narhlara bakmak, kile, okka, arşın, zira gibi ölçüler ile terazi ve kantarları, yiyecek ve içeceklere hile karışmamasını “ihtisab ağası” denetlerdi.

Görevleri arasında hammaddeleri esnaf arasında paylaştırmak da vardı. Ulaşım Osmanlılar İstanbul merkez olmak üzere ülkeyi önce Rumeli ve Anadolu ciheti olarak iki bölgeye ayırmış, sonra her bölgeyi de Sağ, Orta ve Sol Kol olarak bütün yol şebekesini bu 6 anayola bağlamışlardır. Bu yollar üzerinde arazinin topoğrafyasma göre 3 ila 18 saat aralıklarla değişen menzilhaneler kurulmuştur.

Bunların üzerinde menzilhanelerden ayrı her biri bir kale niteliğinde sivil konaklama tesisleri olan kervansaraylar ve hanlar bulunur. Bunun dışında dağ başları, tehlikeli geçitler gibi ulaşılması zor, ıssız noktalarda yol emniyetini sağlayan bir de derbent teşkilatı vardır. Karayollarını kesen nehirlerin köprü yapımına imkan vermeyen bölümlerinde karşılıklı geçişler için çoğu kez bedava yararlanılan vakıf gemiler işletilmiştir.

Resmi haberleşme, “ulak teşkilatı”yla sağlanmaktadır. Başlangıçta iyi at binen tatarlar arasından seçildikleri için kendilerine “tatar” denilen bu ulaklara sonraları “sai, haberci, postacı” da denilmiştir. Kendilerine mahsus elbise ve kalpak giyenlerdi. Bu elbiselerin başkaları tarafından giyilmesi yasaktı. Bir ulak güzergahın topografyası, yol üzerinde su kuyuları, meskun yerler bulunup bulunmaması, menzillerin ve atların durumuna göre ve namaz vakitleri hesaba katılırsa günde 12 ila 48 mil gidebilirdi.

Bunlar askeri yollar üzerindeki menzilhanelerden beygir değiştirmek, ihtiyaç gidermek için yararlanırlardı. Her menzilde yorgun hayvan ve ulak değiştirilirdi. fakat haberler gizli ve önemli ise ulaklar değiştirilmezdi. 1839 yılında menzil teşkilatı terk edilerek posta teşkilatı kurulmuştur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir