Osmanlı’da Vezir Nedir,Ne Demek,Görevleri

Osmanlı’da Vezir Nedir,Ne Demek,Başlangıçta Abbasi halifelerinin temsilcilerine, sonraları Araplar, İranlılar, Türkler, Moğollar arasında ve Doğu İslam ülkelerinde devletin en yüksek memur ya da yöneticisine verilen unvan.Bir sancakbeyi önce beylerbeyliğine, sonra vezirliğe yükselirdi.

Osmanlı’da Vezir Görevleri

Vezir, üç tuğlu olurdu.Vezir unvanı, önce Abbasilerde kullanıldı ve ilk olarak Ebu Selemetül Halâl’e verildi.

Büyük Selçuklular, Anadolu Selçuklularıyla llhanlılar ve memlûklarda da vezir unvanı kullanıldı. Osmanlı devletinde önceleri yalnız bir tek vezir vardı ve devletin en yüksek görevlisiydi

Murad I devrinde Lala Şahin Paşaya ve sonra Timurtaş Paşaya vezirlik verilince, devleti hükümdar adına yöneten vezire, veziriazam denildi; aynı anlamda, Kanuni devrinde başlamak üzere sadrazam terimi kullanıldı.

Divanı Hümayunda, veziriazamdan başka, yedi vezir vardı. Bunlar ikinci vezir, üçüncü vezir v.b. olarak anılırdı. Resmi unvanları, kubbe veziriydi.

Aynca, Kanuni devrinden itibaren önemli eyaletlere vali olarak vezirler tayin edilmeye başlandı ve büyük yararlık gösterenlere, yeniçeri ağalarına ve XVI. yy. sonlarından itibaren kaptanıderyalara da aynı unvan verildi.

XVII. yy.dan itibaren vezir sayısı çok arttığından beylerbeylerinin görevleri bazen vezirlere de verildi.

Vezirlerin, has derecesinde yüksek toprak dirlikleri vardı. Bunların geliri yılda bir buçuk milyon akçe kadar olabilirdi.

XVIII. yy.dan itibaren bu dirlikler kaldırıldı, vezirlere mahalli gelirlerden tahsisat bağlandı.

Bazı vilâyetler de bervechi muhassıllık verilirdi; bu durumda vezirler, o vilâyetin hâzineye ait gelirinin toplanmasını belirli bir bedelle iltizam ederler, devlet hakkı çıktıktan sonra da kalanı kendileri alırlardı. Bir vilâyet bu şekilde kaydı hayat şartıyla tevcih olunursa, buna «bervechi malikâne» denirdi.

Bir vezir emekli olunca kendisine arpalık adıyla genellikle yılda 600 000 akçelik emeklilik geliri bağlanırdı.

Vezirler bir suçtan dolayı azledilince, unvanları alınır ve kapıcıbaşılık rütbesiyle bir yerde oturmaya memur edilirlerdi.

İdamı gerektirecek bir suçu işlerse vezirliği dolayısıyla hakaret görmez ve idamı sırasında kendisine saygılı davranılırdı. Vezirlerin kalabalık maiyetine kapı halkı denirdi.

Bir cevap yazın