Palmyra Antik Kenti,Tarihi,Kazıları | Tarihi Yapılar |

Palmyra Antik Kenti Hakkında Bilgi, Palmyra. Esk. coğ. Palmyrene’nin (Suriye) merkezi, Şam ile Fırat arasında, Humus’a 140 km uzaklıktaki bir vahada.Antik kent.

Palmyra Antik Kenti Tarihi

Palmyra. Esk. coğ. Palmyrene’nin (Suriye) merkezi, Şam ile Fırat arasında, Humus’a 140 km uzaklıktaki bir vahada.Antik kent.

Şehrin adı Kappadokia’da bulunan III. bınyıldan kalma bir tablette Tadmor («palmiyeler şehri») olarak geçer.

Suriye çölünde bir vaha olan şehir, Eskiçağda Mezopotomya ile Akdeniz kıyısı arasında tacirlerin konak yerlerinden biriydi.

Amurruların, Aramilerin, yunanlılarmış Suriyelilerin (Palmyra adını verdiler) ve Arapların etkisinde kaldı.

Palmyra devletiyle ilgili ilk kesin bilgiler Romalılarla Parth’ların Fırat kıyısındaki çatışmasından kalmadır.

Devlet, imparatorluğun başlangıcında Roma’nın müttefiki oldu ve baştan başa Roma kurumlarıyla (roma hukuku) donatıldı.

Sonra Roma’nın işgal ettiği Petra’nın (ar. El-Betra) yıkılmasından (M.S. 103) ve ipek karayolunun kapanmasından (M.S. 127) yararlandı; Palmyra’lılar Kharaks’tan aldıkları (Dicle’nin ağzı) ve Şam veya Humus’a (Emessae) getirdikleri hindistan ürünlerinin nakliyat tekelini ele geçirdiler.

Eşek ve deve kervanları, Roma yolu üzerinde de at arabası konvoyları, cesur savaşçılar olan Palmyra’lıların (Roma’nın Tuna kıyısında veya Numidia’da yararlandığı sagittarii [oktular]) himayesinde gidip geliyordu.

Toplanan servetler M.S. II. yy.da birçok anıt yapılmasını veya tamamlanmasını sağladı.

Bu anıtlardaki yazıtlarda şehrin tanrılarının adı geçer: II. yy. Roma’sına has dini zamandaşlığı gösteren Bel ile paredros’lan (maiyeti), Yarhibol ve Aglibol, Baalşamin.

III. yy. başında bir roma kolonisi haline getirilen Palmyra, Perslerin Kharaksa yerleşmeleriyle ticareti tehlikeye düşmeye başladığı sırada siyasî bakımdan önem kazandı.

Ticaret şehri, bir süre için roma hâkimiyetinden kurtulan ve bir «ras Tadmor» tarafından yönetilen bir devletin siyasî başkenti haline geldi.

Bu unvan Septimi ailesine hukuken veya fiilen (Odenath, kraliçe Zenubia) soydan geçen bir unvandı.

Aurelianus, Ermenistan’a, Kappadokia’ya, hattâ imparatorluktaki düzensizlik sayesinde Mısır’a kadar uzanan kraliçe Zenubia’nın hâkimiyetini yıktı ve kraliçeyi esir aldı (272); imparatorun ülkeden ayrılmasından sonra Palmyra’nın baş kaldırması üzerine, Aurelianus geri dönerek şehri yakıp yıktı (273).

O tarihten sonra kısmen Nusaybin’in (Nisibis) gölgesinde kalan şehir Araplar tarafından yıkıldı (634).

Palmyra Antik Kenti Arkeolojik Kazılar

Palmyra en zengin dönemini M.S. I-III. yy. arasında özellikle kraliçe Zenubia zamanında yaşadı.
32 Yılında tanrı Bel adına inşa edilen büyük bir tapmak, üç tarafı korinthos üslûbunda dört köşe yarım sütunları olan duvarlarla çevrili bir alanı kapsıyordu; alınlığında dikdörtgen pencereler açılmıştı; içinde korinthos üslûbunda iki sütun dizisi vardı.
15 m yükseklikte sütunlarla sınırlı olan asıl tapınak bitki motifleriyle süslüydü.
Şehir, çifte sütun dizileri, kemerli sokaklar ve büyük kapılarla güzelleştirilmişti.
Palmyra’nın özelliği mezarlanndadır; bunların bir kısmı, Akamanış Perslerininkini andıran mezar kulelerdir; bazılarıysa içinde ölülerin büstlerinin bulunduğu oyuklarla süslü odalar bulunan gerçek evler şeklindedir; ailenin en yaşlısı çevresinde ailesiyle bir yatağa yatmış olarak temsil edilir.
Birkaç basamakla inilen bu bölmeli yeraltı mezarlarından iarhai’ye ait olanı Şam müzesinde yeniden kurulmuştur.
İki yüzden çok insan alabilen bu mezarlık, şehrin yapılış tarihi olan 108 ile yıkılış tarihi 272 arasında kullanılmıştı.
Bu mezarlardaki, gerçek portrelerden çok bir örnek heykeller olan ölü büstleri bütün dünyaya dağılmıştır.

Palmyra Dili

M.S. ilk Uç yüzyıl boyunca Palmyra’daki yazıt ve âbidelerde kullanıldı.
Palmyra bölgesinde latince, yunanca veya ikidilli (yunanca ve aramca) yazıtların yanı sıra salt aramca yazıtlara da rastlanır.
Palmyra dili, hâlâ İmparatorluk Aramcasına sıkı sıkıya bağlı bir Batı Aramcasıdır.
Bununla birlikte, imlâ ve gramer yönünden palmyra dilinde birçok yeniliğe rastlanır.
Bu da, palmyra dilinin bağımsız olarak geçirdiği evrimi ve Palmyra ile Mezopotamya arasındaki sıkı ticarî ilişkiler sebebiyle Doğu Aramcasının palmyra dili üstündeki etkisini açıklar.
Palmyra dili, kare harfli İbranî alfabesine çok benzeyen özel bir alfabeyle kanıtlanmıştır.

Bir cevap yazın