Paul Verlaine Kimdir,Hayatı | Şair Biyografileri |

Paul Verlaine Kimdir,(30 Mart 1844, Metz – 8 Ocak 1896, Paris, Fransa),Fransız şair.

Paul Verlaine’nin Hayatı

Paul VerlaineVerlaine burada lise öğrenimini yaparak bakaloryasını verdi (1862).

Bundan sonra, Paris belediyesine memur oldu (1864) ve bir «memur-şair» hayatı yaşamaya başladı; Xavier de Ricard’ın, sonra Nina de Villard’ın salonuna devam etti, Parnasse Contemporain’e (Çağdaş Parnasse) yazı yazdı.

Dinsiz ve cumhuriyetçiydi; edebiyat, müzik ve resim alanındaki öncü hareketleri izledi.

Ama ruhi hayatı büyük bir düzensizlik içindeydi; sinirsel ve cinsel bunalımlar geçiriyordu.

1867’de ölen yeğeni Elisa Moncomble’a duyduğu mutsuz aşk sonucunda kendini içkiye verdi.

Mathilde Maute de Fleurville ile nişanlanması ise Verlaine’i yeniden hayata bağladı ve 1870’te evlendiler.

Şu üç şiir kitabı bu dönemin ürünüdür: şiir konusunda çeşitli etkileri ve en başta Baudelaire’in etkisini, Elisa’ya olan ve gizlemeye çalıştığı aşkı dile getiren Les Poimes Saturniens (1866); Watteau tarzı gerçeksiz dünya ortaya koyan Fetes Galantes (1869) ve şairin nişanlanması ile görünürdeki manevi kalkınmasını belirten La Bonne Chanson (1870).

Görünüşte Parnasse anlayışına uygun bir şaheser olan Fetes Galantes, gerçekte eksiksiz bir aşkın özlemine ve güzelliğin yardımıyla iyileşme çabasına yer veren karmaşık bir kitaptır.

Bonne Chanson (1870) şairin nişanı ve manevîi iyileşmesiyle ilgilidir.

Verlaine çiftinin evlilik hayatı, savaş, Paris kuşatması ve Komün sırasında son buldu.

Askere alınan şair kendini içkiye verdi; sonra, siyasi bakımdan şüpheli görüldüğü için işinden çıkarıldı.

Bu sırada şiir de yazamaz olmuştu.

10 Eylül 1871’de Arthur Rimbaud’nun ortaya çıkışı son aile bağlarını da kopardı.

1872 Temmuzunda Verlaine ile Rimbaud Paris’ten kaçarak Belçika’ya. oradan İngilizce öğrenmek için Londra’ya gittiler.

Belçika’ya dönmelerinden sonra (1873) Rimbaud’nun Verlaine’e kendisinden ayrılacağını söylemesi üzerine Verlaine Rimbaud’ya tabanca ile iki el ateş etti; bu yüzden iki yıl hapse mahkum edildi.

Cinsel patolojiyle ilgili olan Rimbaud olayının ruhi bir anlamı da vardır: Rimbaud.

Verlaine’in içli lirizmini hor görecek yaratılışta bir kimseydi; Verlaine ise Rimbaud’nun evrensellik iddialarını anlayamazdı.

Ama Rimbaud, kesin istekleriyle, yaşça kendisinden büyük olan Verlaine’in ilhamını kamçıladı ve onu yeniden kendini bulmaya zorladı.

Rimbaud’nun bu rolü. Les Romances sans Paroles’da (Sözsüz Romanslar) [1874] İngiliz tarzının etkileriyle karışmış olarak görülür.

Verlaine’in 1873 ile 1876 arasında yazdığı şiirleri biraraya getiren Cellulairement adlı kitabı yayımlanmadı; bu kitabın şiirleri daha sonra Sagesse, Jadis et Naguire ve Parallelement adlarındaki üç kitapta çıktı.

Cellulairement. içinde şaheser sayılması gereken birçok şiir bulunmakla birlikte, Verlaine’deki bir gerilemenin başlangıcıdır.

Çünkü kitaptaki şiirlerde gerek Rimbaud’nun etkisi, gerek bu etkiyi ortadan kaldırma çabası sezilir (Crimen amoris). Bundan sonra Verlaine’in üslubu bozulmuştu ve şair nesneleri artık adlarıyla anarak yazmaya başlar.

Hapishaneden çıktıktan sonra tutucu ve kralcı olan şair, İngiltere’ye yerleşti.

Daha sonra Fransa’ya döndü.

Yeniden içmeye başladı ve rezaletlerle dolu bir hayat sürmeye koyuldu.

Bu yaşayış dehasının büsbütün sönmesine yol açtı.

1881’de, Sagesse (Bilgelik) adlı şiir kitabıyla, katolik eğilimli, yapmacıklı bir dokusu olan ve belirli bir seviyeyi tutturamayan şiirleri yayımladı.

Daha sonra, Jadis et Nagukre’i (1884) yayımladı.

Bu kitapta, kenarda köşede kalmış, değer bakımından birbirinden çok değişik, ayrı dönemlerde yazılmış, ama aralarında 1874‘teki Art Poitique gibi şaheserler de bulunan şiirler yer alır.

Bu devirde Verlaine. Les Poites Maudıts’de (Lânetli Şairler) [1884] yeni şiirin ustalarını da (Tristan Corbiere, Rimbaud. Mallarme, Villiers de L’İsle – Adam) tanıttı.

Hayatı kira odalarıyla hastahaneler arasında geçen ve kendisine rağmen «dekadan» okulun başı durumuna gelmiş olan Verlaine edebi hayata etkin bir biçimde katıldı; ama artık kendine has hemen hiç bir eser vermedi ve sırf geçimini sağlamak için dini şiirlerini biraraya toplayan kitaplar (Amours [1888], Bonheur [1891], Liturgies intimes [1892]), ayrıca bazı erotik şiir kitapları (Paralliment [1889], Femmes [1890], Chanson pour Elle [1891], Odes en son Honneur[1893],Elâgies [1893], Dans les Limbes

[1894], Chair [1896]) ve bazı başka şiir kitapları yayımladı: Didicaces (İthaflar) [1890], Epigrammes (Epigramlar) [1894], invectives (Sövgüler) [1896].

Verlaine’in Hombres adlı şiir kitabı ancak 1904’te yayımlandı.

Plastik sanatlar ve müzik konusunda yetenekli, İngiliz şiirine çok yaklaşan izlenimci şair ve lied şairi Verlaine, belirsizle belirliyi bağdaştırması, iç alemdeki süreyi, bilinçaltını ve düşü dile getirme çabasıyla modern bir sanatçıdır.

Duyumda anlatılmaz olanı vermeye çalışır.

Ayrıca, bireyselliğin ve bilincin dolaysız verilerinin şairidir.

Ama din duyguları, kısa bir süre için, duyumsal dünyanın ötesindeki bir dünyayı keşfetmesini ve gelip geçici şeylerin estetiğini aşmasını sağladı.

Verlaine kendi kendisinin bir kopyasını yaratmaktan her zaman kaçınmış, her zaman «başka» olmaya yönelmiştir. Zaafının da, büyüklüğünün de açıklaması budur.

Rimbaud ve Mallarme gibi Beaudelaire’den hareket eden Verlaine büyük izleyiciler yetiştirmedi, ama Beaudelaire’i sembolizme bağlayan halkalardan, yani modern fransız şiirinin kurucularından biri oldu.

Bir cevap yazın