Pierre Abelard Kimdir,Hayatı | Filozof Biyografileri |

Pierre Abelard Kimdir,(1071 – 1142),Fransız ilahiyatçısı ve felsefecisi.

Ailesi, askerlik mesleğini seçmesini istiyordu, fakat o okumaya düşkün olduğu için babasın’dan kalacak Pellet derebeyliği payesinden vaz geçti Paris’e gitti, Guİllaume de Champeaux’nun önce öğrencisi, daha sonra da rakibi oldu.

Yirmi iki yasında bir okul açtı, Melun’de, Corbeilde, Paris’te büyük bir ilgi ile karşılanan dersler verdi, ılâhiyatta da bir isim yapmak istediği için Laon’a gitti, oradaki ruhani meclis başkanı Anselmo’nun Öğrencisi oldu, fakat yeni üstadı île arası açılınca Paris’e döndü; derslerine basan ile devam etti, Heloise ile sevişmesi ve gizlice evlenmesi bu devreye rastlar.

Fulben’in para ile tuttuğu serserilerin hücumuna uğradı, rahip cübbesini giydi ve Saint-Denis manastırına çekildi.

O sırada Heloise de rahibe olmak için Argenteuil manastırına kapanıyordu.

Tilmizlerinin çağrısı üzerine Abelard tekrar umumi derslerine başladı.

Teslis hakkında aykırı görüşler ileri sürdüğü için întroductio ad Theoiogiam (İlahiyata Giriş) adlı eseri Soissons konsülünün kararıyla yakıldı (1121).

Düşmanlan peşini bir türlü bırakmıyorlardı.

Provins’te manastırdan manastıra dolanıp durdu; Nogent-sur-Seine’de Paraclet manastırını kurdu, sonra da Bretagne’da, Rhuys yarımadasındaki Saint-Gildas’ya yerleşti.

Aziz Bemard’ın baskısı ile Sens ruhani meclisince bir kere daha mahkum edilince (1140), rahip Pierre onu Cluny manastırına çağırdı ve Papalıkça affedilmesini sağladı.

Abelard, o manastırda sesi sedası çıkmadan, yalnızlık içinde öldü.

Abelard ile Heloise’ın, Paris’te, Pere-Lachaise mezarlığına gömüldükleri söylenir, ama bu iddia şimdilik bir tartışma konusudur.

Filozof olarak Abelard, kavramın metafizik bîr gerçek olduğunu ileri süren gerçekçiliğe de karsı gelmiştir, kavramı sadece bir kelime sayan nominalizmce de.

Doktrini, bugünkü kavramcılık’ı andırır: gerçekte yalnız bireyler ve özel olaylar vardır, fakat kıyaslama ve soyutlama yoluyla insan düşüncesi genel karakterleri ortaya çıkarır ve kelimelerle anlattığı fikirlere veya kavramlara kavuşur; kelime, kavramın vaz geçilmez yardımcısıdır, fakat kavramın tümü değildir.

İlâhiyatçı olarak Abelard, Sic et non (1121) adlı eserinde, Kilise Babalarının yüz elli yedi konu hakkında ileri sürdükleri ve görünüşte birbirine aykırı düsen görüşlerini toplamıştır.

Bu eserde, iman’ın «akıl ilkeleri» ile sınırlanmasını İster; aklın kurucusu ise, onca bütün derslerinin temeli olan ve Dialectigue (1121) adlı kitabında incelediği diyalektiktir, iman’ı tenkit etmesi ve akıl açısından ele alması sürekli olarak baskıya uğramasına yol açmıştır.

Abelard’ın felsefesi, yerleşmiş düşüncelere karşı girişilen son derece modern bir aydınlatma ve akılcı tenkit denemesidir.

Kavram teorisi günümüzde de bütün değerini muhafaza eder; diyalektik araştırmaları, Aristoteles’in mantık incelemeleri Latinceye tercüme edilmeden önce yazılmış olduğu halde, o çağdaki felsefenin çok ilerisindedir.

Hümanizma ve bireyci ahlak anlayışı bakımından da Abelard bir öncü sayılır

. Belli başlı eserleri; Dialectica, 1121; Sic et Non (Evet ve Hayır), 1121;’ Theologia Christiana (Hıristiyan ilahiyatı), 1123; İntroductio ad Theologiam (ilâhiyata Giriş), 1125; Ethica sive Scito te İpsum (Ahlak ve Kendi Kendini Bil), 1129’dan sonra; Historia Calamiratum (Felaketler Tarihi), 1136’ya doğru.

Bir cevap yazın