Platon – Diyaloglar

 

Platon – Diyaloglar  Bir edebiyat türü olarak felsefî diyalog, Sokrates’in öğretiminden doğdu; ondan önce bazı sofistler de sorulu-cevaplı araştırma metodunu kullanmışlardı; ama Sokrates bu metodu maieutike (doğurtma) sanatının temeli yaptı; öğrencilerine, insanda doğuşta var olan bilgileri, sorularla gün ışığına çıkartabileceğini gösterdi.

Bugün elimizde bulunan bu geniş derleme (42 diyalog) Sokrates’in «doğurtma» metodunu en mükemmel şekliyle ortaya koyar. Diyalogların sınıflanması, uzun süre, kesin bir karara bağlanamadı: bunun sebebi, Eflatun’un gerçekte bir araştırma konusu olması gereken düşünce evriminin biliniyor sanılmasıydı.

Bu yüzden XIX. yy. da çelişik sonuçlara ulaşıldı. Bugün Lewis Campbell, Lutoslawski, Dittenberger v.b. nın çalışmalarıyla herkesçe kabul edilen sonuçlar üzerinde anlaşmaya varıldı. Bu düşünürler, Eflatun’un ölümüyle yarıda kalmış olan Kanunlar’ını (Nomoi) üslûp ölçüsünden başvurma kaynağı olarak alıp, tutarlı bir sınıflamayı gerçekleştirdiler.

Diyaloglar üç bölümde toplanır:

1.Gençlik veya Sokrates diyalogları, Sokrates’in düşüncelerinin geliştirildiği diyaloglardır; bir tanım çevresinde dönen canlı tartışmalardan meydana gelir: Lakhes’te konu cesaret, Euthyphron’da dindarlık, Kharmides’te ise isteklerin ölçülülüğüdür. Bazı diyaloglar ise, daha karmaşık meseleleri işler: Protagoras’ ta faziletin öğretilip öğretilemeyeceği tartışılır. Mesele birçok yönü ile ele alındıktan sonra diyalog, genellikle bir çıkmaza (aporia) girerek son bulur.

2.Olgunluk çağı diyaloglarında bunlarda Eflatun’un, Sokrates’in «istihza»sından uzaklaştığı ve dogmatik bir felsefeyi geliştirdiği görülür. Bu diyaloglardan Phaidorida ruhun ölümsüzlüğü, Şölen (Symposion) ve Phaidron’ da Sevgi, Devlet’te (Politeia) ideal şehir devletinin teşkilâtlanması ve filozofun eğitimi gibi konuları işler ve Sokrates’e uzun konuşmalar yaptırır. Bu diyaloglardaki düşünceler eflatuncu idealizmin temelidir.

Bu iki bölümde bir hikâye düzeni buluruz: ilgi çekici bir girişten sonra (Protagoras’ta sofistler topluluğu, Phaidros’ta llissos kıyısında gezinti), konuşma tabiî olarak gelişir. Konuşanların belirgin bir kişiliği, faal rolleri vardır: Şölen’z katılanlarda veya Gorgias’ın baş kişilerinde bu özellikleri buluruz.

3. Üçüncü grupta yer alan yaşlılık dönemi diyalogları soyuttur. Tenkitçi bir metafizikle ilgili tartışmalarda, karşılıklı konuşmanın yerini uzun açıklamalar almıştır. Bu açıklamaları, ancak, tartışmaya katılanların konuşmacıya hak verdiklerini belirten sözleri keser. Diyaloga canlılık veren çevre tasvirlerine rastlanmaz. Theaitetos, Sofist (Sophistes), Derlet Adamı (Politikos) eski bir konuşmanın yazılı tutanağından başka bir şey değildir.

Açıklamalar söylev biçimindedir; akla seslenen kanıtlamalara dayanır; aklın doğru olanı kavrayamadığı durumlarda ise mi tos’lara, hayal ürünü hikâyelere başvurulur. Bunlardan en önemlileri Phaidon ve Devlet te görülür; bunlarda ruhların öteki dünyadaki hayatları anlatılır. Timaios’taki mitos ise evrenin yaratılmasını ve düzenini dile getirir.

Dinî bir niteliği olan bu mitos’lar, belki de, pythagorasçı etkilerin ürünüdür. Bu mitos’ları, soyut bir düşünceyi aydınlatan örneklerle, özellikle sembolik örneklerle karıştırmamak gerekir: Devlet’teki «mağara» sembolü, Devlet Adamındaki kralın dokumacısı örneği bunların en ünlüleridir.

Diyalogun felsefedeki önemini kavramak için «diyalektik» metodu göz önünde bulundurmak gerekir; mutlak olan’a yükselmeyi sağlayan bilgi metodu olarak diyalektik, aslında «diyalog kurma sanatının» kaynağından başka bir şey değildir. Nitekim kitabın yaygın olmadığı medeniyet aşamalarında her türlü bilginin kaynağı karşılıklı konuşma olmuştur.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir