Pratik Aklın Eleştirisi – Kant

Pratik Aklın Eleştirisi – Kant,Filozof, bu eserinde, ahlak yasasının mahiyetini ve pratik ilkelerin gerekli kıldığı bağlanma tarzını inceler. Yükümlülük, zihne bir yasa olarak sunulur ve akıl bu yükümlülüğü bir yasa olarak iradeye kabul ettirir.

İhtiyatlılık veya sağlık koruma ile ilgili buyruklar ise belli bazı davranışları, başka bir şeyin elde edilmesi için birer araç olarak ileri sürer, yani bu buyrukların şartlı olmasına karşılık, ahlak buyruğu kesin’dir, yani şart kabul etmez, mutlaktır; dolayısıyla da evrenseldir.

Buradan ahlak buyruğunun «öyle davran ki, davranışının kuralı, iraden tarafından bir evrensel yasa olarak ortaya konulabilsin» formülü elde edilir. İrade tarafından evrenselleştirilebilen bu kurallar, bize, akli ve kendinde erekler sunan biricik kurallardır.

Halbuki kendisinde erek olarak varolan ise sadece akli varlıktır. Bundan da yeni bir buyruk formülü ortaya çıkar, «öyle davran ki insanlığı, hem kendinde, hem de başkasında, bir araç olarak değil, her zaman bir amaç olarak ele almış ol.»

Erekler cumhuriyeti, «her vatandaşın, hem yasakoyucu hem de uyruk» niteliği taşıdığı bir cumhuriyet olacaktır. Böylece, üçüncü ödev formülü ortaya çıkmaktadır: «Hür ve akla uygun iradelerin meydana getirdiği toplumda, hem yasakoyucu hem de uyrukmuşsun gibi davran». Davranışların tek kaynağı, «yasaya saygı» olmalıdır.

Pratik aklın bu genel ilkelerine şu konutlar bağlıdır: ahlâkın şartı olarak hürlük; erdemin tamamlanması için zorunlu olan ruhun ölümsüzlüğü; ahlâk yasasının ve tabiat yasalarının yaratıcısı olarak mutlulukla erdemin en son birliğini sağlayacak olan Tanrının varlığı.

Kritik der praktischen Vernunft, bu transandantal gerçekliklerin bilgisine değilse bile, bunlara duyulan inanç’a ulaşır. Bu sonuç Kant’ın bilinmezci idealizmini, metafizik düşüncelere açar.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir