Publius Cornelius Tacitus

Publius Cornelius Tacitus İ.S. 56-120 Roma’da yaşamış hatip, avukat,tarihçi.  Hitabet sanatı okudu, Aper’in, Julius Secundus’un, belki de Quintilianus’un öğrencisi oldu, Genç Plinius ile dostluk kurdu. Galya asıllı olduğu sanılan bir senatör ailesindendi. Önemli görevlerde bulundu: quaestor, praetor (88), consul suffectus (97), Asya prokonsülü (110 – 113 arası).

Britanya’da yararlık gösteren Cnaeus Julius Agricola’nın kızıyla evlendi (78’e doğr.). Ciddi bir insandı, genç yaşta hatip olarak büyük bir ün kazandı, daha sonra kendini tarihe verdi. Dialogus de Oratoribus’ta. (Hatipler Diyalogu) [bazı bilginler bu eseri onun yazmadığını ileri sürerler] çağının çeşitli hatiplerini konuşturur; bu hatipler, belagat ile şiirin üstünlüklerini karşılaştırır ve belagat sanatının gerilemesinin sebeplerini araştırırlar.

Bretagne’daki askeri harekatı konu alan Agricola (98’de yazdı) kayınpederinin tarihi bir övgüsü ve Domitianus’a karşı bir saldırıdır. Gene 98’e doğru yazdığı Germaniae’de germenlerin örf ve adetlerini başka kaynaklann da doğruladığı bir kesinlikle inceledi.

Historiae (Tarihler) adlı eserinden (Neron’dan Nerva’ya kadar) günümüze yalnız bazı parçalar kalmıştır: ilk dört kitap ile beşinci kitabın başı (yani 69-70 yılları). Daha sonra 115-117’ye doğru yazdığı Annales Augustus’un ölümünden Neron’un düşüşüne kadar olan (önceki) dönemi kapsar. Bu eserden de, tam olarak veya kısmen, günümüze ancak I’den VI’ya ve XI’den XVI’ya kadar kitaplar kalmıştır.

Tacitus eserini Augustus’un, Nerva’nın ve Trajanus’un hayatlarıyla tamamlamayı düşünüyordu, ama ömrü yetişmedi.

Eserlerinin üslubundaki sağlamlık durmadan artar. Tacius bir üslup ustasıdır ve çalışmalarını hiç bir zaman yeterli görmez. Belgeleri titizlikle toplar, yararlandığı resmi arşivleri belirtir ve eski tarihçilerin eserlerine başvurur. Sözle aktarılan pek çok bilgi toplamış, dedikoduları bile not etmiş, ama öbür romalı tarihçilerin klasik hatasına düşerek kişilerine kendi yazdığı nutukları söyletmiştir.

Gene birçok romalı tarihçi gibi hürriyetleri kısıtlayan imparatorluk boyunduruğuna razı olmayan senatörler sınıfının tasalarını eski çağların hürriyet ve erdemlerine karşı duyduğu özlemi dile getirerek yansıtmıştır. Tiberius ve Domitianus’u övmemiş ama, saltanat ile hürriyeti birarada yürütmeyi başaran Nerva’ya duyduğu yakınlığı belirtmiştir.

Ahlakçı olan Tacitus imparatorların ve saray halkının psikolojisini iyiden iyiye incelemiş ve insanların tutkuları üstüne yargılara varmıştı. Tacitus bu bakımdan Racine’e göre, Eskiçağı en iyi tasvir eden yazardır.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir