Richard Nixon Kimdir?

Richard Nixon Kimdir,Richard Milhous Nixon, Amerikalı siyaset adamı, A.B.D.’nin 37. başkanı (Yorba Linda, California 1913).

Richard Nixon Hayatı

Küçük bir çiftçinin oğludur. Ortaöğrenimini Whittier’de yaptı. Hukuk fakültesinde burs kazandığı Duke üniversitesini 1937’de bitirdi. Whittier’de avukatlık yaptı. İkinci Dünya savaşına deniz Richard Nixonkuvvetlerinde katıldı. Siyasî hayata girdi (1946).

O yıl, Cumhuriyetçi partinin California adayı olarak Temsilciler meclisine seçildi. California senatörü oldu (1950). Başkan Eisenhower’ın yardımcısı seçildi (1952). Ertesi seçimden sonra da bu görevde kaldı (1956). John F. Kennedy’ye karşı Cumhuriyetçi partinin başkan adayı olarak girdiği seçimi kaybetti (1960).

California’da avukatlık işine döndü. Eyalet valiliği seçimini kaybetti (1962). Avukatlığa New York’ta devam etti. 1964 Başkanlık seçimleri için partisi aday olarak B. Goldwater’ı Nixon’a tercih etti. 1968’de ise, Cumhuriyetçi parti adayı olarak girdiği seçimlerde demokrat Humphrey’i yenilgiye uğratarak seçimi kazandı. 1960-1968 Arasında senatodaki yerini muhafaza etmişti.

Nixon’un başkanlığı döneminde A.B.D. Vietnam’daki kuvvetlerini azaltmaya başladı. Başkanın çeşitli asya ye avrupa ülkelerini ziyareti geniş akisler uyandırdı. Kıta Çini’ni ziyaret edeceğini açıklaması, bu ziyaretin gerçekleşmesi (şubat 1972), Çin’in Birleşmiş Milletlere kabulü, dünya siyasetinde bir dönüm noktası sayıldı.

15 Ağustos 1971’de açıkladığı İktisadî kararlar (doların altınla değiştirilmesinin durdurulması, yüzde 10 gümrük resmi, 90 gün süreyle ücretlerin ve fiyatların dondurulması, sonra doların devalüe edilmesi) milletlerarası İktisadî durum ve ilişkiler bakımından aynı önemde uygulamalardı.

Antikomünist kişiliğine rağmen, Nixon, Sovyetler Birliği ile tatminkar ilişkiler sürdürdü, aynı zamanda bu ülkeyi ziyaret eden ilk ABD başkanı oldu.

Mayıs 1972’de yapılan bu ziyeretin sonunda, ABD ile Sovyetler Birliği arasında nükleer silahların üretiminin sınırlandırılmasını öngören bir antlaşma imzalandı.Şubat 1972’de Pekin’i ziyaret ederek yirmibir yıl aradan sonra Çin Halk Cumhuriyeti ile ABD arasındaki diplomatik ilişkileri yeniden başlattı.

Kendinden önceki Başkan Lyndon B. Johnson’un ihmal ettiği Batı Avrupa ile ilişkilere her zaman önem verdi. Dördüncü Arap-İsrail Savaşı (Yom Kippur Savaşı) patlak verdiğinde (1973), Kissinger’ın giriştiği görüşmeler çatışmaların durmasına, sonra da İsrail ve Mısır arasında görüşmelerin başlamasına olanak verdi.

Nixon iç politikada aynı başarıyı gösteremedi. İç politikada karşı karşıya kaldığı en önemli sorun enflasyon oldu. Nixon, Ağustos 1971’de enflasyonu denetim altına almak amacıyla uygulamaya koyacağı yeni ekonomik politikaları açıkladı.

Fiyat ve ücretlerin sıkı bir biçimde denetlenmesini öngören bu politikaların yanı sıra ABD Doları’nın altına çevrilebilirliğini (konvertibiletisini) durdurmak zorunda kaldı. ABD Doları’nın iki kez devalüe edilmesi ve devlet harcamalarının kısılmaya çalışılmasına rağmen, enflasyon denetim altına alınamadı ve bütçe açıkları ABD tarihindeki en yüksek düzeye ulaştı.

Bu iktisadi güçlükler (özellikle de artan enflasyon) ve ülkede gelişen toplumsal çalkantı karşısında Nixon, muhafazakar güçlere ve artık sokakta karışıklık istemeyen, siyahlara ve öbür etnik azınlıklara geçmişteki haksızlıklar yüzünden ödün verilmesine yanaşmayan ve “yoksulluğa karşı” mücadeleye karşı çıkan “sessiz çoğunluk”a dayandı.

18 Aralık 1971 tarihinde imzaladığı Alaska Yerli Talepleri Çözümleme Yasası da dönemindeki en önemli ekonomik ve toplumsal olaylardan biridir.

1972’de rakibi Senatör George S. McGovern’ı yenilgiye uğratarak yeniden başkan seçilen Nixon’ın ikinci başkanlık döneminin en önemli olayı Watergate Skandalı oldu.

Başkanın Yeniden Seçilmesi Komitesi (CRP) tarafından kiralanmış beş kişinin Demokratik Parti’nin Watergate adlı binadaki genel merkezinde yakalanmasıyla başlayan bu skandal olayların araştırılması sırasında büyüdü.

Olayı meydana çıkaran Washington Post, Cumhuriyetçi Parti’yi, ocak 1973’ten itibaren de Başkanın çevresini ve bizzat kendisini suçlamaya başladı.

Suçlamalar karşısında Nixon, hem Senato ile işbirliği yapmayı, ham ilk zamanlarda olayla ilgili görüşmeleri kaydettiği teyp bantlarını adalete teslim etmeyi reddetti. Bunun üzerine Kongre, bir Impeachment (yargı yoluyla görevden alma) davası açmayı kararlaştırdı.

Nisan 1974’te, Başkanın nihayet izin vermesi üzerine kayıtların yayımlanması, Nixon’ın sonu oldu. Başkanın yakın çalışma arkadaşlarından bazıları da olayla ilgili suçlu bulunup mahkûm olunca, Temsilciler Meclisi Adalet Komisyonu, Temmuz 1974’te Nixon’ın yargılanmasına karar verdi.

Mahkeme üyelerinin çoğunun kendisine karşı oy kullanacağını anlayan Nixon, 4 Ağustos’ta Watergate olayının gizlenmesi için çaba gösterdiği ve olayda sonraki birkaç günde içinde, FBI’nin (Federal Soruşturma Bürosu) olayı araştırmasını önlediğini itiraf etti.

Bu açıklama nedeniyle hem Kongre, hem de parti içindeki desteğini yitirince, 8 Ağustos akşamı başkanlıktan çekildiğini açıkladı. Yardımcısı Gerald R. Ford 9 Ağustos’ta başkanlığı devraldı. Ford’un Eylül 1974’te Nixon’ı bağışladığını açıklaması kamuoyunda sert tepkilere yolaçtı.

1993 yılında eşi Pat Nixon’ı akciğer kanseri nedeniyle kaybeden Nixon, geçirdiği beyin kanaması nedeniyle yatırıldığı hastanede 22 Nisan 1994 tarihinde yaşamını yitirdi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir