Robert Gascoyne-Cecil Kimdir,Hayatı

Robert Gascoyne-Cecil Kimdir,İngiliz siyaset adamı (Hatfield 1830-1903).

Robert Gascoyne-Cecil Hayatı

Derby (1866 -1867) ve Disraeli (1874-1878) kabinelerinde hindistan bakanlığı yaptı.

1876’da olağanüstü yetkiyle İstanbul konferansına (23 aralık 1876- 20 ocak 1877) gönderildi.

«Doğu meselesi»nde, Ruslarla Türkler arasında orta yolu seçerek ılımlı bir siyaset güttü.

Abdülhamid II’nin gönderdiği Eğinli Said Paşaya konferansta Osmanlılar lehine karar alacağını bildirdi.

20 aralık 1876’da padişaha gizli bir mektup yazarak Türkiye’nin müttefiksiz, parasız ve hazırlıksız olarak, Rusya ve Balkan peykleriyle savaşmasının kötü sonuçlar doğuracağını bildirdi.

14 Ocakta saraya giderek yapılan değişiklikler kabul edilmediği takdirde konferansın dağılacağını, sefirlerin İstanbul’u terk edeceklerini bildirdi.

İstanbul’dayken Birinci Meşrutiyet ilan edildi (23 Aralık 1876); 20 ocak 1877’de konferans dağıldı ve Rusya’ya savaş açıldı. Ama Ayastafanos (Yeşilköy) antlaşması, çara karşı sert bir tavır takınmasına yol açtı.

Dışişleri bakanı olunca Disraeli ile birlikte Berlin konferansına (1878) gitti ve Rus yayılmasını durdurma konusunda ona yardımcı oldu.

Öte yandan, gerekli reformların gerçekleştirilmesi için Türk hükümetine baskı yaptı.

Disraeli’nin ölümü (1881) üzerine Muhafazakar partinin başma geçti.

Başbakan olunca (1881) çok karışık bir milletlerarası durumla karşılaştı.

Buhran yine Doğu’dan geliyordu.

O sırada iki bulgar prensliği birleşmişti ve bu durum antlaşmalara aykırıydı.

Salisbury bütün Avrupa’nın muhalefetine rağmen bulgar davasını savundu ve büyük bir diplomatik başarı kazandı.

1886’da bir ara liberallerin kısa bir süre hükümeti ele geçirmesinden sonra yeniden iktidara (1892’ye kadar) geldi ve başbakanlıkla birlikte dışişleri bakanlığını da üstüne aldı.

Bu sırada karşısına birçok güçlük çıktı: İrlanda meselesi, Avrupa’da yalnız kalma, sömürgeler meselesi.

İrlanda’daki milliyetçilikle çetin bir mücadeleye girişti.

Avrupa’da birçok devletle, özeilikle üçlü ittifak devletleriyle ilişki kurdu.

1887’de İtalya ve Avusturya ile yapılan Akdeniz antlaşması); ama kıta avrupası konusunda kesin bir yükümlülük altına girmedi.

İngiltere’nin de katıldığı Afrika’nın paylaşılması meselesinde anlaşmazlık çıkmamasına dikkat etti ve Mısır’da ingilizlerin pek güvenli olmayan durumunu sağlamlaştırmaya çalıştı.

1887’de Türkiye’ye yaptığı bir anlaşma teklifi reddedi)ince Londra hükümeti hareket serbestliği kazandı.

İrlanda’nın Ingiltere’ye bağlanmasından yana olanların 1895 seçimlerinde çoğunluğu sağlaması lord Salisbury’ye üçüncü defa iktidara gelme imkanı verdi.

Salisbury, 1902’de istifa edinceye kadar başbakan olarak kaldı.

Dünyanın her tarafında birbiri ardınca meydana gelen buhranlar Salisbury’nin Avrupa’da yeni ilişkiler kurma yolunu aramasına sebep oldu.

1898’de hem Rusya hem de Almanya’ya yaklaştı ama olumlu bir sonuç alamadı.

O sırada Yukarı Nil havzasındaki İngiliz-Fransız rekabeti en aşırı safhaya ulaşmıştı.

Fachoda olayı (1898) neredeyse iki ülke arasında bir savaşa yol açacaktı.

Salisbury, sebatla yumuşaklığı birleştirmesini bilen bir siyaset adamıydı.

Güney Afrika buhranında da uzlaşıcı bir tavır takındı ve savaşa girmemek için sonuna kadar direndi.

Ama Milner ile arasındaki dayanışma ve Kruger’in katı tutumu savaşı kaçınılmaz duruma getirdi (1899-1902).

Savaş patlak verdikten sonra Salisbury, çarpışmayı azimle sonuna kadar sürdürdü.

Barış imzalanınca siyasetten çekildi.

Bir cevap yazın