Roma Kiliseleri

Roma Kiliseleri İtalya’da 1000 yılı dolaylarında geçiş dönemi ürünü birkaç kiliseyle gelişmeye başlayan roma tarzı, XI. ve XII. yy.ların büyük bir bölümünde özellikle Fransa, Almanya ve İtalya’da er yüksek noktasına ulaştıysa da, kilisenin temel özelliklerine önemli yenilikler getiremedi.

Çünkü getirdiği yenilikler zaten Karolenjler devrinde vardı. Bu dönemde, bazilika tipi plan daha çıkıntılı bir çapraz şahınla uygulandı.

Kiliselerin çoğu manastır kilisesi olduğu için koro yeri derinliğine gelişti. Çok zaman çevresinde kilisecikler bulunan bir çevredalız, apsise verilen önemi artırdı. Avlu çevresi dehlizleri ve mahzen mezarlar çok gelişti.

İtalya’da vaftizevinin ve pencereli çan kulesinin Pisa’da olduğu gibi kiliseden ayrı yapılmasına karşılık,Fransa ve Almanya’da vaftiz evinin yerini kilisenin içinde olan vaftiz kurnası almış ve çan kulesi de kiliseye dahil edilmiştir.Temel yenilikler yapıda ve süslemededir.

Ayağın yerini sütun alır; tonoza verilen önem üslubun özgün niteliklerinin ortaya çıkmasını sağlar. Kubbeli kilise geleneğini sürdüren bir fransız tarzının dışında iki türlü tonoz dikkati çeker: yarım daire tonoz (veya beşik tonoz) ve kesişen iki beşik tonoz.

Bu tonozlarda, iki beşik tonozun kesişmesinden meydana gelen kaburgalar yükleri ayaklara aktarır. Yan sahınların tonozları da orta şahın tonozlarının yükünü alır. Dış duvarların dışında ise destek ayakları yapılmıştır.

Sütun başlıkları ve cepheler antik süsler, canavarlar ve insan yüzlerinden meydana gelen zengin bir süslemeyle kaplıdır. Cephelerin ardındaki son cemaat ytriyse kapı sundurması durumuna gelmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir