Saf Aklın Eleştirisi – Kant

Saf Aklın Eleştirisi – Kant,Eserin giriş kısmında, filozof, bilgi’nin analizine girişir; bilgide dışarıdan sağlanan madde ise, öznenin kendisinden gelen biçim’i (form) birbirinden ayırır.

Deney, bütün bilgilerimizin bir önşartıdır. Bilgi deney ile başlar, fakat bütün bilgilerimiz, deneyden meydana gelmez. Hem sentetik hem de a priori olan yargılarımız vardır.

Bu tür yargılar nasıl mümkün oluyor? Kant, transandantal estetik’le, yani duyarlığın analizi ile işe başlar; zaman’da ve mekan’da, bütün ampirik verilerin a priori formlarını gösterir. Bu ilk veriler üstünde çalışmak için, anlık (yani anlama gücü), kavramlardan yararlanır.

Kant, transandantal analitik’te kategoriler diye adlandırdığı saf kavramları bulmaya, durumların verileri ile kategoriler arasındaki sentezin nasıl meydana geldiğini göstermeye, sonra, saf anlığın ilkelerini belirlemeğe (bu ilkelerin yokluğu her türlü bilimi imkansız kılar) ve bu ilkelerin nesnel değerini kesin bir şekilde belirtmeye çalışır.

Transandantal diyalektik’te ise, saf anlığın ilkelerini, nomeriler alemine uygulamanın imkansız olduğunu ileri sürer; bu ilkeler, ancak fenomenler için geçerlidir.

Kategorilerin bu meşru olmayan kullanılışı yüzünden «aklın üç idea’sı» ortaya çıkar: düşünen cevher olarak ruh; fenomenlerin tümü olarak kavranan dünya ve Tanrı ideleri. Transandantal mantık’ın iki kısmını meydana getiren konular, analitik ve diyalektik’tir.

Eser, bir metot incelemesiyle son bulur. Bu bölümün başlığı, transandantal metodoloji’dir. Kant, «mantık, anlık için ne ise, metot da akıl için odur» der.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir