Sahip Nedir,Sahip Ne Demek

Sahip Nedir,Sahip Ne Demek,Sahip (ar. şahb’dan şahib). Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti blan ve onu kanun sınırlan içinde istediği gibi kullanma hakkını elinde bulunduran kimse: Senin kadar kimse kendi vatanına sahip olmağa hak kazanamamıştır (A.H. Müftüoğlu).

Sahibinin ölümü için ağlayan sadık bir köpek gibi orada kendi varlığının ölümüne ağladı (A. H. Tanpınar).

Ev, otomobil sahibi.

Bir niteliği olan kimse: Şimdi hak kimindir, bunu kestirmeyi bilgi sahiplerine bırakıyorum (H.R. Gürpınar).

Deha sahipleri, bu noktada verecekleri cevaba göre… (N. Araz). Hoşgörü sahibi bir insan.
Bir iş yapmış olan, bir şey meydana getiren kimse: Mutlaka okunması gerekli birkaç eserin sahibi olan bir yazar.

Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse: Malına sahip olmak.

Hindistan’da «efendi» anlamında bir saygı unvanı.

Sahip çıkmak, benimsemek, kendisinin olduğunu öne sürmek, kendine mal etmek: Kardeşinin kitaplarına sahip çıkar. Korumak, ilgilenip esirgemek: Biraz çocuğuna sahip çıkarsa iyi olacak.

Söz sahibi, sözü geçen, nüfuzlu, saygıdeğer (kimse).

Sahib-dil, cesur. Dindar. Kutsal (kimse). Sahib-kemal, olgun, olgunluk sahibi.

Sahib-kıran. Sahib-nazar, görüşü ve düşüncesi kuvvetli, açık görüşlü.

Sahib-vücud, mevki sahibi, hatırlı, sözü geçen (kimse).

Sahib-zuhur, bilinmez ve tanınmazken ortaya çıkan ve kendini saydıran, başa geçen (kişi). Sa-hib-i asa, Musa peygamber.

Sahib-i beyan, Hz. Muhammed.

Sahib-i cemal, güzel, yakışıklı (kimse). Sahib-i devlet, şanslı ve talihli (kimse).Sahib-i emel, girişken, ihtiras sahibi.

Sahib-i firaş,yatalak (kimse).

Sahib-i imtiyaz, kendisine ayrıcalık tanınmış olan, imtiyazlı (kimse).

Sahib-i hane (veya sahib-ül-beyt), ev sahibi, evin efendisi.

Sahib-i hayrat (veya sahib-ül-hayrat).

Sahib-i hut, Yunus peygamber.

Sahib-i kadib («kılıç sahibi»),Hz. Muhammed.

Sahib-i kainat, Tanrı.

Sahib-i namus, kanun koyucu, kanun yapıcı. Namuslu. Hz, Muhammed.

Sahib-i rey, fikri kabul edilen, öğüdü tutulan (kimse). Vezir.

Sahib i rüşd, rüştünü ispat etmiş, yargı sahibi insan. Gerçek dindar.

Sahib-i Sıffin, «Sıf-fin savaşının ulu kişisi», halife Ali.

Sahib-i sikke ve hutbe, kendi adına sikke basan ve camilerde adına hutbe okutulan hükümdar.

Sahib-i tabiat, iyi yaratılışlı, iyi tabiatlı.

Sahib-i Yasin, (Yasin suresi okutularak) kendisine çağında bulunulan kimse. Hz. Muhammed.

Sahib-i Yed-i Beyza («beyaz elin sahibi»),Musa peygamber. Mucizeler yaratan kimse,

Sahib i zaman, devrin kudretli ulu kişisi.

Denizcilik

Esk. Sahibi değnek, liman reis lerine (liman kaptanı) verilen ad. (Bu görevde olanlar mavi renkli bir asa taşıdıklarından bu adı aldılar.)

Din

Sahibi huruç, İslam dinine göre dünyayı düzene sokmak için, bilinmeyen bir zamanda ortaya çıkacağına inanılan kimse. (Bu deyimle hükümdarlara isyan bayrağı açan kimseler de kasdedilirdi.)

Hukuk

Esk. Sahibi maide, nafaka yükümlülüğü altında olsun veya olmasın, evinde birlikte oturan kişileri yedirip içeren kimse. (Mesela, eşini ve çocuğunu evinde besleyen ve hatta kendisiyle birlikte oturan kayınbiraderini besleyen kimse de [ona karşı nafaka ile yükümlü bulunmamakla birlikte] sahibi maidedir.)

Maliye

Esk. Sahibi ayar, darphanede kesilen paraların ayar ve ölçülerini tespit eden ve denetleyen görevli.

Okçuluk

Sahibi menzil, oku hedefe ulaştıran ve okun düştüğü yere kendi adına kitabe diktiren atıcı, ok atma üstadı.

Tarih

Sahibi arz, miri toprağa devlet adına tasarruf eden kimse. (Tımar, zeamet ve has sahipleri.)
Sahibi devlet, Osmanlılarda sadrazamların, sıfatlarından biri.

Sahibül mekasim, Osmanlı devletinde savaşta ganimet olarak ele geçirilen malları savaşçılar arasında paylaştırmakla yükümlü görevli.

Sahibe,Sahip’in dişili: Ev sahibesi avaz avaz bağırıyor (Ahmed Rasim).

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir