Saka Nedir?

Saka Nedir? İşi, çeşme, sarnıç v.b.den su alıp evlere dağıtmak olan kimse.

— Saka beygiri gibi, bir iş uğruna çok dolaşarak birçok yere uğrayan kimseleri belirtmek için kullanılır. Mec. Sırf vakit geçirmek için amaçsız bir şekilde kapı kapı dolaşan kimseler için söylenir.

— Mal. Esk. Saka gediği, çeşmelerden su alma imtiyazı. (Bu gedik senede bağlıydı; alınır, satılır, varislere geçebilirdi. Bu imtiyaz sonradan kaldırıldı [1869].)

Esk. Bayılma, baygınlık.

Saka-i hafife, hafif baygınlık.

Saka-i şedide, şiddetli baygınlık.

Artçılar, artçı kuvvetler: Şecere-tübnü’l-Agar’ı sûkaya, yani dümdara memur buyurdu ve kendisini sakada beraber gidiyor gibi gösterdi (Cevdet Paşa).

Sa-ka tül-ceyş, artçılar, ordunun gerisinde bulunan askerler.

— Tasav. Saka postu, bektaşi ve mevlevi tekkelerinde sakalık yapanların oturdukları yer. (Burası matbah kapısının yanındaydı.)
Saka yeri, mevlevi tekkelerinde, matba-hın kapısının yanında bulunan ve tarikata girmek isteyenlerin soyunmasına ayrılan özel yer.

— Teşk. tar. Yeniçeri ocağında her odanın su ihtiyacını sağlayan görevli.

Sakalar kethüdası, Sakalar ocağının kahyası. (Derece itibariyle sakaba-şından sonra gelirdi. Divan toplantı günlerinde, dinlenme sırasında kazaskerlerle defterdarlara ibrik verir, havlu tutardı.)

— Zantl. Esk. Saka meşki, sakaların içine su koydukları tulum veya kırba gibi kaplar. (Bunların teklileri ve çiftlileri vardı. Tekliler sakalar tarafından sırtta taşınır; çiftliler hayvanlara yüklenirdi. Meşklerin üzeri örtülü olanlarına da, bir çift maa örtü saka meşki denirdi.)

—Esk. Saka gediği, senede bağlıydı; alınır, satılır ve mirasçılara geçerdi. öteki tekeller kaldırıldıktan sonra da bu tekel, bir süre daha devam etti. Her çeşit tekelin kanunla kaldırılmasından (1865) dört yıl sonra yayımlanan talimat niteliğindeki bir tüzükle saka tekeli yeni esaslara bağlandı. Bu tüzükle, su konusundaki tekel genellikle kaldırıldı, ancak çeşmeler için verilen imtiyazlara dokunulmadı. Alım satım şartları yeniden düzenlendi. Mirasçı bırakmadan ölenlerin tekelleri yeniden başkasına verilmedi. Bu tedbirler sonunda ve İstanbul’a çeşitli yerlerden su getirildikçe (Terkos, Kağıthane v.d.) çeşme suları üstündeki bütün tekkeller zamanla ortadan kalktı.

— Tasav. Mevlevi tarikatına girmek isleyen bir aday (can), kendine bir rehber seçerek, kazancı dedeye baş vurur, dileğini anlatırdı. Kazancı dede, onun dileğini uygun görürse, kararından dönüp dönmeyeceğini anlamak üzere, özel bir yerde üç gün beklemesi için gereğinin yapılmasını buyurur. Can gün saka yeri’nde beklerdi.

Aday bu süre sonunda dileğinden dönmeyeceğini, tarikata gireceğini, bu konuda kararlı olduğunu bildirirse ikrarı alınırdı. Saka yerine giren bir can kimseyle konuşmaz, herhangi bir şey okumaz, yalnız canların yaptıklarını seyreder. Saka yeri, tarikata girmek isteyen canların birer deneme ve sınanma yeridir.

Orada oturmayan, saka yerinde sınanmayan bir can mevlevi olamaz. Bazı mevleviler, saka yerinin, insanın kendi kendisiyle baş başa kalması, iradesini duygularına hakim kılabilecek bir yaratılışta olup olmadığını anlaması için kurulduğunu söyler. Saka yeri, Sultan Veled’den sonra kurulmuştur. Başlangıçta böyle bir deneme ve sınama yerinin olup olmadığı kesinlikle bilinmiyor.

— Teşk. tar. Saka, kendisine verilen beygirlerle seferde ve barışta ortaların içme ve yıkanma sularını sağlardı. Sayıları

XVII. yy.da 700 kadardı. Meşinden yapılmış kırbaları beygirlerin iki yanma asarlardı. Elbise ve çakşırları deridendi. Kışlaları Ağakapısı dışındaydı. Ulufeden başka her yıl erbainden (22 aralık) erbaine verilen elbise bedelini de alırlardı. Kırba ve muslukları yağlamak için yılda bir kere sakabaşı tarafından kendilerine don yağı verilirdi.

Padişah sayfiyeye gittiği zaman, geri vermek üzere, 15 çift kırba, 10 musluk, 15 su kovası teslim alırlardı. Yeniçeri ocağının kaldırılmasına (1826) kadar görev yaptılar.

Sakalık i. Sakanın yaptığı iş: Ali Dede bu sefer mahallenin sakalığını yapmaya başladı (N. Araz).

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir