Şamanizm

Şamanizm İnancı Nedir,XIII. yy.da avrupalı gezginlerin mançu-tunguz halklarından duydukları şaman kelimesi, sonradan Sibirya sihirbazlarına verilen bir ad olarak yaygınlaştı. Çok geniş bir alana dağılmış olan şamanlık, Türk-Moğol kültür tarihinde önemli bir yer tutar.

Şamanizmin Özellikleri

Şamanizmin başlıca inançları ve özellikleri şunlardır: şaman inanışına göre, evren üç kısımdan meydana gelir; gök, yeryüzü, yeraltı.

Aydınlık alemi olan ve değişik İcatlardan meydana gelen gökte, en büyük ruh olan Ülgen (ulu) ile başta karısı ve çocukları olmak üzere, kendisine bağlı iyi ruhlar yaşar.

Yeryüzü, insanoğlunun bulunduğu yerdir. Yeraltı ayrı katlar halindedir; burada korkunç Erlik (güçlü) ile çocukları ve öteki kötü ruhlar barınır. Şamanlar bütün alemin iyi ve kötü ruhların etkisi altında bulunduğuna inanır.

Ruhlarla ilişki kurmak gücü yalnız şamanda bulunur. Böylece şaman, ruhlarla insanlar arasında aracılık kuran kişidir.

Şaman, ata veya akrabasının ruhlarından aldığı kuvvet ve ilhamla, iyi ruhların yararlı etkilerini sürdürmeye veya yerine göre, kötü ruhların zararlı faaliyetlerini önlemeye çalışır.

Bu amaçla düzenlenen törenlerde şamanın, ruhlarla ilişki kurarak, onların kabile mensuplarının veya kabilenin isteklerini yerine getirmelerini sağlayabileceğine inanılır. Böyle zor bir işi ancak belirli yetenekleri olan kimselerin başarabileceği kabul edilmiştir.

Şamanizmin Tarihi

XVIII.-XIX. yy.larda bazı araştırıcılar, Şamanizmin, insanlığın en eski dinlerinden biri olduğunu ileri sürdüler. Bazı araştırıcılar da şamanlığı bir nevi büyücülük, kâhinlik olarak tanıttı.

Altay yöresindeki araştırmalarıyla tanınan W. Radloff ve sonra Anohin şamanlığın sadece ural-altay halklarının dini olduğunu ileri sürdü. Şamanlığın kaynağı üstünde duran A. Ohlmarks’a göre bu inanış, gerçek anlamıyla bir din değildir; fakat, yayıldığı bölgelerde dinin yerine geçmiştir.

W. Schmidt, tanrı düşüncesinin kaynağını araştırırken, şamanlığı gökteki ulu ruh Ülgen ile, yeraltının güçlü ruhu Erlik ve bunlara bağlı öteki ruhlara dayanan bir din olarak değerlendirir.

Bazı araştırıcılar Şamanizm eski çağlarda güneydeki anaerkil kültürlerden doğduğunu, Buddha’cılık akımıyla kuzey halkları arasına yayıldığını ileri sürdüler.

Sonraları, bu inanışın kaynağını araştıran Ohlmarks’a göre, aslı şiddetli bir cezbeye dayanan samanlık, Kuzey Kutup bölgesinin, başta iklim olmak üzere, çeşitli ağır şartları içinde ortaya çıkarak gelişti ve sonra güneye yayılarak oradaki kültürler üstünde etkili oldu.

Tarihi çağlarda bütün Türk, moğol ve tunguz kavimlerinin bu inanışa bağlı olduğu anlaşılıyor. Sonradan Buddha’cılık, Hıristiyanlık ve İslâmlığı kabul eden bu halklarda eski inanışlarının izlerine rastlamak mümkündür.

Çeşitli unsur ve belirtileriyle bugün artık şaman kültür dairesinden söz edilerek eski çin, hint, İran, indogermen ve İskit kültürlerinde de şaman bir tabakanın bulunduğu ileri sürülür.

Bugün Asya’daki birçok Türk, moğol ve tunguz halkından başka, Kutup bölgesindeki Laplar, Samoyetler, Koryaklar, Yeniseyliler, Eskimolar ve Mançular, Kuzey Çin ve Kore halklarıyla Kuzey Amerika yerli kabileleri, Grönland Eskimolan da şaman kültür dairesine girerler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir