Samuel Taylor Coleridge Kimdir?

Samuel Taylor Coleridge Kimdir,İngiliz şair, tenkitçi ve filozofu (Ottery Saint Mary, Devonshire 1772-Londra 1834).

Samuel Taylor Coleridge Hayatı

Bir protestan papazının oğluydu, küçük yaşta Öksüz kaldı.

Londra’da Charles Lamb ile tanıştığı Christ’s Hospital’da öğrenimine başladı ve Cambridge’te, Jesus College’de devam etti (1791). Fransız ihtilâlini büyük bir hayranlıkla karşıladı.

Samuel Taylor Coleridge1794’te süvari olmak için Cambridge’ten ayrıldı, fakat çok geçmeden bu işten vazgeçti. Oxford üniversitesi giriş sınavını kazandı, orada Robert Southey ile buluştu, iki genç, Sarah ve Edith Fricker adında iki kızkardeşie evlendiler, ortaklaşa bir dram yazdılar: The Fail of Robespierre (Robespierre’in Düşüşü) [1794]. Sonra, Coleridge Nether Stowey’e (Somerset) yerleşti, burada Cambridge’te bulunduğu zamandan beri hayran olduğu şair Wılliam Wordsworth ile komşu oldu, şiirlerini Poems on Various Occasions (Çeşitli Konular Üzerine Şiirler) adıyla Bristol’de 1796’da yayımladı.

1797’de yazdığı Christa bel ve Kubla Khan (Kubilay Han) yarım kaldı, ancak 1816’da basıldı.

Wordsworth ile komşuluğu gittikçe verimli olmaya başladı. iki şair, şiirde yapmayı tasarladıkları yeniliği kesinlikle belirlediler: bu işbirliğinden İngiliz romantizmi doğdu. Birlikte yayımladıkları Lyrical Ballads’da (Lirik Baladlar) [1798] Coleridge’in şaheseri sayılan The Rime of the Ancient Mariner (Yaşlı Denizcinin Şiiri) de vardı.

Aynı yıl Shrewsbury’de bir kiliseye papaz tayin edildi. Fakat şahsi çalışmalarını Wedgewood kardeşlerin sağladıkları bursla sürdürebildi. Wordsworth ile beraber Almanya’ya geziye çıktı.

1799’da Londra’ya dönüşünde Schiderin Wailenstein adlı eserini çevirdi (1800), Morning Post’ta gazetecilik yaptı. 1802‘de Dejection; an Ode (Kedere övgü) adlı büyük eserini yazdı.

Bu sırada sağlığı bozulmaya başladı, korkunç bir afyon alışkanlığına yakalandı, Bundan sonra şiir sanatı sona erdi.

Coleridge, acayipliklerle dolu, gerçekdışı bir alemin sairiydi; fakat Stopford Brooke’un dediği gibi «onun kalıcı değerdeki eseri yirmi sayfaya sığdırılabilir; ama bu yirmi sayfa som altınla kaplanmaya değer». Sağlığını düzeltmek için 1804’te Malta’ya gitti, dönüşte İtalya’dan geçerken Tieck, Humboldt. Bunsen ile buluştu.

1806’da İngiltere’ye dönünce Grasmere’de Wordsworth’un yanında kaldı, 1809’da The Friend adında felsefe ve ilahiyat üzerine bir gazete çıkardı.

Bundan sonra birkaç eser daha yazdı: Özellikle İngiliz romantik okulu düşünüşüne ait ilgi çekici bir açıklama olan Biographia Literaria (Edebi Biyografya) [1817], Aida to Reflection (Düşüncenin Yardımcıları), On the Constitution of Church and State (Kilisenin ve Devletin Kuruluşu Üzerine) [1825] önem taşır, ölümünden sonra yayımlanan eserleri: Table Talk (Sofra Sohbeti) [1835], Confessions of an Enquiring S piri t (Meraklı Bir Zekânın İtirafları) [1840]; Letiers (Mektuplar) [1895]; Amma Poetae (Sair Ruhu) [1895].

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir