Sanskritçe

Sanskritçe («sanatla yapılmış» anlamında sanskritçe saskrta’dan). Leng. Kutsal Hindu metinlerinin yazıldığı eski hint-ari dili.

Sanskritçe, metinlerden anlaşıldığına göre hiç bir zaman günlük dil olarak konuşulmamış, bilimsel bir dildir; bugün yalnız edebiyatçılar ve din adamları tarafından

Sanskritçenin en eski biçimi, büyük kısmı M.ö. II. bin yıldan eski dönemlerde kaleme alınan Veda metinlerinde görülür. M.ö. IV. yy.a doğru hintli gramerciler (en ünlüsü Panini’dir) dili kesin kurallara bağladılar ve Sanskritçeye başka hiç bir dilin ulaşamadığı derecede düzenli ve mantıklı bir biçim kazandırdılar.

Bundan sonra başlayan Klasik Sanskritçe döneminde, dilin gramerinde herhangi bir değişme olmadı. Hindu destanlarının dili olan epik Sanskritçe, veda dilinden sonraki bir dönemde ortaya çıktı; ama Klasik Sanskritçeden daha eski, halk diline daha yakın ve esnektir. Sanskritçe, genellikle devenagari ile yazılır ve basılır; ama samî menşeli oldukları sanılan brahmi harfleriyle ve aramî menşeli haroşti harfleriyle yazılmış eski metinlere de rastlanır.

İç ve dış ses uyumu kuralları (Sandhi) kelimelerin baş ve son seslerini, kelime unsurlarını ve yazılışlarını değiştirir. Sanskritçenin morfolojisi çok zengin ve bileşim imkânları sonsuzdur: canma-mrtyucara-duh-kha, doğum, yaşlılık ve Ölüm acısı. Sanskritçede, lokatif ve enstrümantal hallerini de kapsayan 8 hal vardır; ikilde, genitif ve datif ayırımı yapar; fiil oluşumları çok değişiktir.

Söz dizimi oldukça esnektir; cümle bölümleri yerine bileşik kelimeler ve çekimli fiiller yerine ortaç kullanma eğilimi görülür. Vezin, Yunanca ve Latincede olduğu gibi kısa ve uzun hecelerin düzenlenmesine dayanır.

Hece bazı durumlarda uzar. Hint-avrupa dilbiliminin doğmasına XVIII. yy. sonunda Sanskritçenin bulunması yol açmıştır ve hint-avrupa dillerinden birini derinlemesine inceleyebilmek için Sanskritçenin incelenmesi gereklidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir