Sara Hastalığı

Sara Hastalığı (ar. sar, düşme, düşürme’den sara). Nörol. Şuur kaybı, duyumsal sanrılar ve çeşitli ruhsal bozukluklarla birlikte lokal veya genel ihtilâç nöbetleri halinde gelen sinir hastalığı: sebebi beyindeki bir grup sinir hücresinin kendiliğinden harekete geçerek deşarj olmasıdır.
Aura sara krizi.

Gizli sara, silik ve çok çabuk geçen nöbetler halinde beliren sara. (Hasta baygınlık geçirir; fakat şuuru o kadar çabuk geri gelir ki, orada bulunanlardan hiç biri hastanın nöbet geçirdiğinin farkına varmaz.)

Sara’nın klinik belirtileri: 1. ağır sara nöbeti, hiç bir ön belirti olmadan, birdenbire genel ihtilâç krizleriyle başlar. Hasta bazen çığlık atar ve düşer. Kriz üç evre geçirir: gerilme evresi (vücut kasılır, gözler bir yana kayar, çeneler kenetlenir); çırpınma evresi (baş ve gövde şiddetli hareketlerle rastgele çırpınır); gevşeme evresi (hasta çeyrek saatte veya daha uzun süre sonra açılan derin bir komaya girer).

Hasta, olan bitenden hiç bir şey hatırlamaz. Kriz sırasında dilini ısırma ve altına kaçırma olayları sık görülür; 2. hafif sara nöbeti çeşitli şekillerde olabilir: a) şuur kaybı: hastanın şuuru anîden bulanır veya kaybolur; bu durum on-on beş saniye sürer; bazen piknolepsi de denilen bu şekil çocuklukta görülür, erginlikle geçer veya yerini ağır sara krizlerine bırakır; b) miyokloni: hasta istemsiz, fakat bilinçli ve genellikle iki taraflı olarak kas sarsıntıları geçirir; c) astazi: hasta duruş kontrolünü kaybederek birdenbire düşer; 3. kısmî sara, hiç değilse başlangıçta beynin belirli bir bölgesinin etkinliğiyle ilgili belirtiler halinde görülür.

Kısmî harekî sara’ya «Jackson» tipi sara denir; bunu ilk defa fizyopatolojik, açıdan ele alarak açıklayan hekim H. Jackson’dur. Nöbet, meselâ önce el ve parmak kaslarında sarsılmalarla başlar; ihtilâçlar yavaş yavaş kola, oradan yüze ve aynı taraftaki bacağa yayılır. Daha sonra kriz bütün vücuda yayılabilir ve hasta kendini kaybeder.

Kısmî krizlerin semiyolojisi çok değişiktir, çünkü sara nöbetlerinin başlama noktasına bağlı olarak gelişir. Meselâ sara dokunma, görme, işitme, koklama duyularından birine bağlı olarak ortaya çıkabilir. Bazı krizler ruhsal etkinliğe; sanrıya, bilinç değişikliklerine ve otomatik hareketlere yol açar. Saranın başlangıç noktası beynin şakak bölgesinde bulunduğu zaman bu çeşit «psikomotor» krizler görülür. Ayrıca «şakak sarası» da vardır; bunda yukarıdaki belirtilerden başka koklama duyusu bozuklukları ve (sara konuşma merkezinin bulunduğu beyin yarım küresinden geliyorsa) konuşma bozuklukları da görülebilir.

Saranın elektroansefalografik belirtileri. Normal zamanda, dinlenme halindeyken beyin hücrelerinin zarlarında periyodik olarak kutuplanma giderilir; fakat bu giderilme asenkrondur, yani her hücrede başlaması ve bitmesi aynı zamanda değildir.

Buna karşılık sara nöbetinde bir grup nöron senkron olarak, yani aynı anda deşarj olur; bu yüzden elektroansefalogramda, görülen dalgalar anormal şekilde yaygın, kısa ve sivridir. Ağır ve hafif sara nöbetlerinde, beynin tümünde iki taraflı, bakışımlı ve senkron, anormal dalgalar meydana gelir. Ağır sara nöbetinde sivri dalgalar, hafif sara nöbetinde ise sivri bir dalganın arkasından yaygın bir dalga gelir ve bunlar çok muntazam olarak saniyede 3 veya 3,5’luk devreler halinde tekrarlanır.

Kısmî sara nöbetlerinde bazen bir bölgeye mahsus, bazen de tek veya çift taraflı yaygın anormal elektrik dalgaları kaydedilir. Kriz aralarında yapılan elektroansefalografi kayıtları saraya has anormallikler gösterebileceği gibi saraya sebep olan lezyonla ilgili anormallikler de gösterebilir, ama genellikle normaldir.

Saranın Nedenleri

1.Sebebi belirsiz sara’da hastalığı meydana getiren bir beyin lezyonu bulunamaz. Hastalık ağır veya hafif nöbet halinde veya ikisinin karışığı olarak seyreder. Bu durumda esas bozukluk anormal bir ihtilâç istidadının bulunması, yani beyin hücrelerinin aşırı uyarılganlık göstermesidir denebilir; bu istidat bir dereceye kadar soydan gelmedir.

2.Belirtili sara’da nöbetler beyindeki organik bir bozuklukla ilgilidir. Bu çeşit sara ağır, hafif veya kısmî krizler halinde gelebilir. Belirtili sarada krizlere yol açan lezyonlar çok çeşitli olabilir: kafatası-beyin travmaları, had veya müzmin bulaşıcı hastalıklar, beyin urları’ v.b.
o Saranın tedavisi. Tedavi, hastalığın çeşidine göre değişir. Klinik ve elektroansefalografik muayene şarttır; bundan başka ansefalografi ve arteriyografi gibi araştırmalar faydalı olabilir.

Tıbbî tedavi, sebebi belirsiz sara ile cerrahî tedaviye ihtiyaç göstermeyen ikincil saralarda uygulanır. Kimyasal yapı bakımından birbirine çok yakın başlıca üç grup sara ilâcı vardır: barbütirik asit türevleri, hidantoin türevleri ve oksazolidin-2-4 türevleri. Bu ilâçlardan bazıları saranın özel bazı çeşitlerine daha uygundur (msl. hafif sara nöbetinde dionlar, ağır sara nöbetinde hidantoinler). Fakat genellikle tedavi nitelik ve nicelik bakımından her hastaya göre ayrıca tayin edilmelidir.

Cerrahî tedavi, kısmî saranın sebebi olan sınırlı lezyonların çıkarılmasını öngörür (msl. bir yara nedbesinin, bir urun çıkarılması). iyi bir tedavi gören saralıların çoğu normal bir hayat sürebilir.

Aura sara krizi’nin belirtileri şunlardır:

1.hastada duygusal tepkiler yaratan çok belirgin koklama ve tatma sanrıları (sonrılar hoşa gidebilir veya can sıkıcı olabilir);

2.şuur bozuklukları; algılatın bir kısmıyla veya tümüyle ilgili olarak gerçeği rüya gibi görme duygusu veya aksine daha önce görmüş olma duygusu; hatıra hücumu (şuur alanını birdenbire kaplayan önüne geçilmez hatıralar dalgası) gibi. (Aura sara krizinin merkezi rinansefaldedir. Kriz denizatı çengelindeki bir bozukluktan ileri gelir. Bazen aura sara krizini ihtilâçlı sara krizi izler.)

Hayvanlarda Sara Hastalığı

Sara köpekte sık, sığır, at, domuz ve kuşta seyrek görülür. Hayvanlarda da sara, belirtili ve sebebi belirsiz sara diye iki çeşittir. Belirtili saralar beyin lezyonlarından ileri gelebileceği gibi çevre sinirlerinin tahrişinden de ileri gelebilir. Tahrişler ağızda (döküntüler ve diş anomalileri), burunda (linguatül), kulakta (Otodectes canis’in sebep olduğu av köpeği sarası), deride (uyuz, fitiriyoz), bağırsakta (askaris ve tenya) olabilir. Hayvanlarda da insanda olduğu gibi, sara nöbetleri çeşitlidir: ağır veya hafif nöbet, saraya benzer haller, şuur kaybı ve baş dönmesi gibi, insana uygulanan tedaviler hayvanlara da uygulanır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir