Sarı Nedir?

Sarı Nedir? (esk. türk. sarığ’dan). Rengi, güneş ışığının ayrışma tayfında yeşil ile portakal rengi arasında yer alan bir pigment, bir boyarmadde veya bir boya için kullanılır; altın veya kükürt rengi: Seherde açılır güllerin hası / Sarı çiçek yaylaların libası (Âşık Veysel). Sarı saçlı kız boyuna beni gözden geçiriyordu (Orhan Kemal). Sarı binanın merdivenlerini çıkarken, kalbim, göğsümden fırlayacak, ayaklarımın ucuna düşecekti sanki (Y.Z. Ortaç).

Sarışın: Sarı çocuk.

[Yüz için] Soluk, solgun: Yüzü çok sarıydı.

Sarı diş, Horasan’da yapılan bir çeşit kılıç.

Sarı melhem, sülfürlü bir yağ.

Sarı sırma, altın iplik.

Sarı yağ, arıtılmış tereyağı.

—ÇEŞ. DET. Sarı çıyan.

Sarı çizme giymek, önemli ve yüksek bir mevkide bulunmak, durumu iyi olmak.

Sarı çizmeli Mehmet ağa.

Sarı kız. Argo. Altın lira. Esrar.

Sarı sıcak, Türkiye’nin güney illerinde yakıcı güneşe ve çok kuvvetli yaz sıcağına verilen ad.

—Anatomi. Sarı bağlar, omurları birbirine bağlayan kalın bağlar.

Sarı benek.

—Antropoloji. Sarı ırk veya sarı derililer.

—Askerlik. Eski. Sarı bayrak, kapıkulunun ikinci süvari bölüğü. (Silâhtar bölüğü de denirdi. Bunlara, birinci bölük olan Sipah bölüğüyle birlikte Yukarı bölükler adı verilirdi.)

—Binicilik. Sarı yağız, kula (at).

— Bot. Sarı çalı.

Sarı çam.

Sarı çiğdem, safran.

Sarı güğüm, karahindiba.

Sarı halile, halilenin (terminalia citrina) meyvesi.

Sarı kantaryun, sarı çiçekli kılıçotu (hypericum calycinum).

Sarı kavak, yaprakları sarıya çalan kavak.

Sarı papatya, dilsi çiçekleri de ortası gibi sarı olan papatya.

Sarı pat, kasımpatı.

Sarı sabır.

Sarı salkım.

Sarı şebboy.

Sarı yasemin, sarı çiçekli yasemin.

Sarı yonca, sarı çiçekli yonca.

Sarı zambak, sarı çiçekli zambak.

— Dy. Yavaşlamayı gerektiren işaretlerin özel rengi; ihbar işareti (uçlan üzerine oturtulmuş eşkenar dörtgen); yavaşlama işareti (üçgen); yavaşlama sonrası normal hıza geçme işareti (ucu üzerine oturtulmuş üçgen). || Sarı-turuncu renk, gece veya ışıklı işaretleşmede, sarı işaretlerin yerine kullanılır. (İhbar işareti bir ışık, hız azaltma işareti yatay doğrultuda iki ışık; yavaşlama sonrası normal hıza geçme, düşey doğrultuda iki ışık.)

—Kuyumculuk. Sarı yakut, Ortaçağ ve XVI. yy. mücevhercileri tarafından kullanılan san kuvars. (Yalancı topaz da denen sarı yakut kavrulduğunda çok güzel renkte taşlar verir.)

—Trafik. Sarı ışık, taşıtların ve yayaların uyması gereken trafik işareti. (Yeşil ışıktan sonra yandığı zaman yolun kapanacağını, kırmızı ışıktan sonra yolun açılacağını bildirir; bazı yol kavşaklarında, geçitlerde yayaları ve araçları ikaz etmek için devamlı olarak yanıp söner.)

Zooloji. Sarı ağız. |] Sarı asma. || Sarı göz.|| Sarı kanat, lüferin orta boylusu.

—Boyacılık. Sanayide, boya, vernik, mürekkep v.b. maddelerin yapımında kullanılan sarı renkli pigment ve boyar. maddelerin çeşitli tipleri vardır.

•Madensel sarı pigmentler. En çok kullanılanlar, krom sarısı veya çinko sarısı, tabiî ve sunî sarı demir oksitleri ve kadmiyum sarısıdır; ayrıca, utrmer sarısı, tabiî siena toprağı ve özellikle paslanmayı önleyici pigment olarak da kurşun siyanamit ile kalsiyum plombat kullanılır.

•Bitkisel kaynaklı sarı boyarmaddeler. Quercitron, rezede, somak ve kaşunun yerini bugün artık yavaş yavaş organik boyarmaddeler almaktadır. Hint zamkı, suluboya yapımında bugün de kullanılır.

•Renkli vernikler için suda eriyebilen organik boyarmaddeler. Organik eriticilerin içinde az yoğun olarak bulunan organik boyarmaddeler büyük kısmı renkli ama örtme gücü olmayan ve renkli vernik biçiminde kullanılan (alkollü vernikler) veya matbaa mürekkebi yapımında yararlanılan eriyikler verir.

•Organik sarı pigmentler. Organik eriticilerde ve yağlarda erimeyen bazı organik boyarmaddeler pigment olarak kullanılır.

• Sarı lakalar. Birçok organik boyarmaddeyi (msl. alümin veya baryum sülfat) genellikle mineral bir destek üzerine tespit ederek boya yapımında pigment görevi yapan bazı sarı lakalar elde edilebilir: lakalaştırıldıktan sonra pigment olarak kullanılabilen diazol sarısı, Mikado G sarısı, kinolein sarısı bunlar arasındadır.

—Tarih. Ortaçağda Yahudiler sarı elbise giymek zorundaydılar. XVI. yüzyılda ise bazı ülkelerde bu renk vatan hainlerini belirtmek için kullanıldı. îkinci Dünya savaşı Almanya’sında Hitler, yahudileri sarı renkli ayırt edici bir işaret kullanmaya mecbur etmişti.

—Güzel sanatlar. Gümüş sarısı, XIV. yy.dan sonra cam ressamlarının kullandıkları gümüş sülfürlü boya.

— Mineral. Pirinç. (Sarı bakır da denir.)

• Sapsarı sıf. Çok sarı, her tarafı sarı olan: Haniya bir yaz sapsarı bir kumaştan gömlek yapmıştı (H.Z. Uşaklıgil). || [Yüz için] Çok solgun: İmtihana, cenaze dönüşü, sapsan bir yüzle girdim ve kıpkırmızı gözlerle çıktım (Y.Z. Ortaç). Biliyorum, şimdi hiddetten sapsarıdır. Telefonu daima kendisi kapatmak ister (A.H. Tanpınar). || Sapsarı olmak (veya kesilmek), herhangi bir sebeple yüzünün rengi solmak, sarı bir renk almak: Kadın birdenbire sapsarı olarak yerinden fırladı (Sabahattin Ali). Genç kadın meseleyi öğrenince sapsarı kesildi (Vâ-Nû). [ML]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir