Şehir Tiyatroları Tarihçesi

Şehir Tiyatroları Tarihçesi Şehir Tiyatroları,Darülbedayi’nin 1934’ten sonra aldığı ad. önce İstanbul belediyesinin hayır kurumlarına ayırdığı ödenekten yardım görerek çalışmalarını sürdüren Darülbedayi 1926’da vali Muhiddin üstündağ zamanında belediyenin yakın ilgisini gördü; tiyatronun yönetimi Celâl Esat Beye (Arseven) verildi.

Sanat yönetmenliği için de S.S.C.B.’de tiyatro eğitimi görerek yurda dönen Muhsin Ertuğrul seçildi. Sanatçılar da aylığa bağlandılar.

1930’da tiyatronun belediye bütçesinden belli bir ödenek alması öngörüldü, 1934’te kurum resmen İstanbul Şehir tiyatrosu olarak anılmaya başlandı.

Tiyatronun başında bulunan Muhsin Ertuğrul, ilk zamanlarda seyirci ve her oyun için temsil sayısını artırma yolunda bir kampanyaya girişti. «3 Defadan 100 defaya» sloganı gerçekleştirildi.

1926’da «Hamlet» en çok 7 defa arka arkaya temsil edildi; bu sayı 1959’da aynı oyunun sahneye konuşunda 170’e çıktı. Bu başarıyı hızlandıran sebeplerden biri de Tepebaşı sahnesinde yeni bir sanat dalı olan operetler oynanmasıdır.

İlk yıllarda Ekrem Reşid Rey ve Cemal Reşid Rey’in yazıp besteledikleri operetler seyirci ve ilgi sayısını arttırdı.

1971-1972 Mevsiminde İstanbul Şehir tiyatrolarının beş sanhesinde seyirci sayısı 310 000’di ve temsil başına ortalama 270 seyirci düşüyordu.

1935’te İstanbul Şehir tiyatrosu üç ayrı sahnede temsil veriyordu: Tepebaşı tiyatrosunda dram ve komedi, Fransız tiyatrosunda operet, yine Tepebaşında Asri sinemada çocuk tiyatrosu.

Bu sıralarda Tepebaşı tiyatrosunun her mevsim, bir Shakespeare temsiliyle açılma geleneği kuruluyordu.

Moliere, Goldoni, Schiller gibi klasiklerin yanı sıra Pirandello, Çehov, Shaw, Dostoyevski, Tolstoy, İbsen, Gorki’den çağdaş yazarlara kadar batı dünyasının birçok eseri de halka tanıtılıyordu. Bir süre sonra operetlere ve müzikli eserlere son verildi; bunların yerini hafif komediler ve vodviller aldı.

1952’de sanat işlerini yürütmek üzere Avusturya’dan Max Meinecke getirildi.

Bu yıllarda İstanbul yakasında Eminönü Halkevi salonunda da temsiller veriliyordu.

1959’da Muhsin Ertuğrul tekrar kuruluşun başına getirildi ve yeni çalışma dönemi 1966’ya kadar sürdü.

Muhsin Ertuğrul tiyatroyu halkın ayağına kadar götürmek amacıyla Kadıköy, Üsküdar, Fatih ve Zeytinburnu tiyatrolarını kurdu.

Bunlardan Saraçhane başındaki Fatih tiyatrosu (1960) ve Doğancılar semtindeki Üsküdar tiyatrosu (1961) bugüne kadar gösterilerine devam etti; Zeytinburnu temsillerinden birkaç mevsim sonra vaz geçildi.

Beyoğlu’ndaki İpek sineması Yeni Komedi tiyatrosu adıyla Şehir tiyatroları emrinde çalışmaya başladı.

Kadıköy tiyatrosu da yer değiştirerek Halk Eğitim merkezinin geniş salonunda yerleşti.

Tarihi bir değer taşıyan Tepebaşı tiyatrosu yanmadan (1970) birkaç yıl önce, eskiliği dolayısıyla fazla seyirci yükünü taşıyamayacağı görülerek temsillere kapatıldı.

Bunun üzerine Harbiye’de İstanbul sergisi sırasında inşa edilmiş bir pavyondan büyük bir tiyatro yapıldı ve idare kısmı da buraya taşındı (1970).

Bugün İstanbul Şehir tiyatrolarının temsil vermekte olduğu salonları şunlardır:

Ekim 2006’da açılan 214 koltuk kapasiteli “Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi” ve 601 koltuk kapasiteli “Kağıthane Sadabad Sahnesi” ile Şehir Tiyatroları’nın toplam koltuk kapasitesi 2.751’ye ulaşmıştır. Ayrıca 3.996 koltuklu Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu ulusal ve uluslararası etkinliklere yaz sezonu süresince hizmet vermektedir.

Bunların dışında Eski Galata Köprüsü de Şehir Tiyatroları’na devredilmiştir. Burada 5 bin kişilik seyirci katılımı ile ulusal ve uluslararası etkinlikler yapılmaktadır. Ayrıca 2008 yılında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi yeniden yapılmak üzere yıkılmış ve 2010 yılında yeni binasının kapılarını yeniden seyircisine açmıştır.

Kadıköy Haldun Taner Sahnesi

Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi

Gaziosmanpaşa Ferih Egemen Çocuk Tiyatrosu Sahnesi

Gaziosmanpaşa Sahnesi

Fatih Reşat Nuri Sahnesi

Kağıthane Sadabad Sahnesi

Kağıthane Kemal Küçük Çocuk Tiyatrosu Sahnesi

Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi

Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi

Ümraniye Sahnesi

Bir cevap yazın