Sekban Bölükleri Nedir,Ne Demek | Osmanlı Tarihi Bilgileri |

Sekban bölükleri Nedir,Ne Demek, sekban ortalarındaki her bölüme verilen ad.

Sekban ortaları, Yeniçeri .ocağının 65. ortasına verilen ad.

Sekban tazıları, padişah ava çıktığı zaman kullanılan köpekler.

Sekbanlar katibi, sekban ortalarından 18. Bölüğün kumandanı (XVI. yy.dan sonra sekbanlar önemlerini kaybedince 34. Sekban bölüğünün mevcudu azaldı.

Buna rağmen, sekbanlar katibinin bölüğünde 400-500 kişi bulunurdu. Sekbanlar katibi sekban ulufelerinin dağıtılmasıyla görevliydi.).

Sekbanlar Kethüdası, sekbanların en büyük kumandanı.

Kır sekbanı, hasat zamanı tarladaki ürünü korumakla görevli sekban. (Bunlar mahalli idareler tarafından tayin edilir, ücretleri halktan toplanırdı.).

Sarı sekban, beylerbeyliği döneminde eyaletlerin disiplinini korumakla görevli sekbanlar. (Bunlara halk arasında seğmen denirdi.)

Sekban Teşkilatı

Sekban bölükleri
Sekban bölükleri, sekban ortalarındaki her bölüme verilen ad.

Murad I (1360-1389) zamanında kuruldu.

İlk zamanlar görevleri, tazı beslemek ve padişahla birlikte ava çıkmaktı.

Yıldırım Bayezid’in Niğbolu savaşından sonra esir düşen fransız şövalyeleri şerefine düzenlediği av partisine, 6 000 sekban katılmıştı.

Sekban ortalan 1451’e kadar Yeniçeri ocağından ayrı, bağımsız bir ocak halindeydi.

Karaman seferinde yeniçerilerin sefer bahşişi istemek bahanesiyle ayaklanması üzerine Fatih, Yeniçeri ocağında disiplini sağlamak için kendine daha yakın gördüğü 7 000 kadar sekbanı, Yeniçeri ocağına kattı.

Merkezde, Kapıkulu ocaklarındaki sekbanlardan başka, eyalet paşaları ve sancakbeyleri emrinde de sekbanlar bulunurdu. Ayrıca serhat boylarında görevli sekbanlar da vardı.

Serhatlerde bulunan sekbanların maaşları devlet hazinesinden; eyalet ve sancaklardaki sekbanlarınki de bağlı oldukları beylerbeyleri ve sancakbeyleri tarafından verilirdi.

Serhat boylarındaki sekbanlar ihtiyaç olduğu zaman köy halkından veya hıristiyanlardan toplanırdı.

Eyalet sekbanları, bulundukları yerin paşasından başka amir tanımazlardı.

Bu “sekbanlar XVII yy.da sarıca lar ve leventlerle birlikte hareket ederek eşkıyalığa başladılar (Sekban eşkıyası), şehir ve köyleri bastılar.

Bu yüzden valilere kesin hükümler yollanarak bunların öldürülmeleri emredildi.

Sekbanların başında sekban bölükbaşıları ve bayraktarlar bulunurdu.

Sekbanların silâhları kılıç ve tüfekti.

XVII. yy.ın başında Lübnan’da bir devlet kurmak isteyen Maanoğlu Fahreddin II, eyalet sekbanlarını taklit ederek segban adıyla birlikler kurdu.

Sekban bölüklerinden 18.sine Kâtibi Sekban (Sekban kâtibi) ve kethüdanın bulunduğu bölüklerden birine Kethüdayı Sekbanan (Sekbanlar kethüdası) denildi.

33. Bölükte avcı sekbanları bulunur, Avcı Sekban bölüğünün kumandanına serşikâr denirdi.

Padişahla ava giden bu bölük, sekbanların içinde en gözde olanıydı.

Hükümdar, sefere gitse bile avcılar gitmezdi.

Ulufelerini sekbanbaşından alırlardı.

Avcı Sekban bölüğünün çorbacısı yerinden ayrılırsa dışarıdan bir tayin yapılmazdı.

Bölüğün en kıdemlisi, çorbacı seçilirdi.

Her sekban bölüğünün bölükbaşısı, odabaşısı ve öteki küçük rütbeli subayları vardı.

En büyük kumandanlarına sekbanbaşı denirdi.

Sekbanlar kâtibi, sekbanlar kethüdası, sekbanlar çavuşu, saraç-başı, sekban bölüklerinin üst rütbeli subaylarındandı.

1451’de Fatih’in emriyle sekbanlar yeniçerilerle birleşti ve Yeniçeri ocağının 65. Ortasını meydana getirdi.

Bu orta çok kalabalıktı.

Süvari sekbanlardan başka otuz dört bölük piyade sekban vardı.

Ortanın bayrağında sekbanların oturduğu odanın resmi vardı.

65. Yeniçeri ortasının başı olan odabaşı, bütün sekbanları denetler sekbanların yeniçeri ağası dairesindeki bütün işlerini takip ederdi.

Otuz dört bölük olan piyade sekbanlar padişahla ava çık-tıkları zaman uzun etekli gömlek giyerlerdi.

Bir ellerinde tazı, öteki ellerinde ucu gümüşlü değnek bulunurdu.

Tazılara ve diğer av köpeklerine ekmek pişirmek için sekbanlar fırını yapılmıştı.

Bu fırında bazı acemi oğlanları fırıncılık yaparlardı.

Süvari sekban sınıfının aynı zamanda atlarına da maaş verilirdi.

34. Sekban bölüğünün her birinde 30 veya 40, bazılarında 100 kişi bulunurdu.

Yalnız Sekbanlar Kâtibi bölüğü adı verilen 18. Bölüğün mevcudu 400 veya 500 kişiyi bulurdu.

Sekbanların ulufeleri sekbanlar katibinin tuttuğu deftere göre isim okunarak dağıtılırdı.

Ulufe dağıtımında bulunmayanların paraları, katip tarafından mühürlenir, sekbanbaşı tarafından saklanırdı.

Sekban ortalarındaki sekban kethüdalarının yıllık yirmişer bin akçelik zeametleri vardı.

Sekban Ortaları

Yeniçeri ocağının 65. Ortasını meydana getirirdi; iki kısımdı.

Birinci kısım süvarilerden, ikinci kısım otuz dört piyade bölüğünden meydana gelirdi.

Süvari sekbanlarının çoğunluğu ocak ağalarının oğullarıydı.

XVII. yy. sonlarında bunların her birinin on ikişer akçe ulufesi, birer okka et ve üçer çift fodlası vardı.

Başlarına sorguç takarlar, üstlerine kemhadan elbise giyerek, divana atla giderlerdi.

Sekban bölüklerinden 18.sine Kâtibi Sekban (Sekban kâtibi) ve kethüdanın bulunduğu bölüklerden birine Kethüdayı Sekbanan (Sekbanlar kethüdası) denildi. 33. Bölükte avcı sekbanları bulunur, Avcı Sekban bölüğünün kumandanına serşikâr denirdi.

Padişahla ava giden bu bölük, sekbanların içinde en gözde olanıydı.

Hükümdar, sefere gitse bile avcılar gitmezdi.

Ulufelerini sekbanbaşından alırlardı.

Avcı Sekban bölüğünün çorbacısı yerinden ayrılırsa dışarıdan bir tayin yapılmazdı.

Bölüğün en kıdemlisi, çorbacı seçilirdi.

Her sekban bölüğünün bölükbaşısı, odabaşısı ve öteki küçük rütbeli subayları vardı.

En büyük kumandanlarına sekbanbaşı denirdi.

Sekbanlar kâtibi, sekbanlar kethüdası, sekbanlar çavuşu, saraçbaşı, sekban bölüklerinin üst rütbeli subaylarındandı.

1451’de Fatih’in emriyle sekbanlar yeniçerilerle birleşti ve Yeniçeri ocağının 65. Ortasını meydana getirdi.

Bu orta çok kalabalıktı.

Süvari sekbanlardan başka otuz dört bölük piyade sekban vardı.

Ortanın bayrağında sekbanların oturduğu odanın resmi vardı.

65. Yeniçeri ortasının başı olan odabaşı, bütün sekbanları denetler sekbanların yeniçeri ağası dairesindeki bütün işlerini takip ederdi.

Bir cevap yazın