Ses Oluşumu Nasıl Gerçekleşir?

Ses Oluşumu Nasıl Gerçekleşir,Ses oluşumu için: 1. bir enerji kaynağı.2. titreşim yapabilen bir organ. 3. bir rezonans boşluğu. 4. ses oluşumunu ve bununla ilgili organların senkronizasyonunu sağlayan bir sinir sistemi gereklidir.

Enerji kaynağı, soluk verme sırasında, basmç altında dışarı atılan havadır. Basınç, ciğerlerin esnekliği ve solunum kaslarının kasılmasıyla sağlanır.

Titreşim Yapan Organ

Ses tellerinden ibarettir. Ses telleri gırtlakta bulunan bir çift ince kastır; bunlarm bir ucu sabittir, öbür ucu ibriksi kıkırdakların (aritenoitler) içine girer. Sessizlik halinde, ibriksi kıkırdaklar dışa doğru çekilerek solunum için gırtlak dilini açık bırakır.

Soluk verirken meydana gelen ses oluşumu sırasında, ibriksi kıkırdaklar ses tellerini birbirine yaklaştırarak gırtlak dilini tıkar; bu durumda, hava, basınç altında, bu tellerin arasından geçerek titreşim yapan (gırtlak sesi); sonra bu ses üstteki hava tabakasına intikal eder. Gırtlak sesi, sesli harfler için tek titreşim kaynağıdır.

Dil ve dudaklar ise yardımcı titreşim organlarıdır; dil damağa veya dişlere dayanarak, dudaklar birbirine değerek sessiz harflerin oluşmasında rol oynar, fısıldama ve ıslık sesini de bunlar sağlar.

Rezonans boşlukları, sabit (burun boşlukları ve sinüsler) ve hareketli boşluklardan (ağız ve yutak) ibarettir. Bunlar armonikleri hafifleterek veya kuvvetlendirerek sesleri değiştirir; sesin başlangıcında veya sonunda az veya çok sert çıkmasında etkili olarak insan sesinin boğumlanmasına özgü iniş çıkışlı ara sesleri oluşturur.

Ses oluşumunu sağlayan sinir sistemi’nin merkezi soğaniliktedir; bu merkez, solunum gırtlak ve ağız-yutak sinirleri aracılığıyla solunum, gırtlak ve ağız-yutak kaslarının çalışmasını düzenler. Soğanilikteki bu merkez, otomatik hareketleri ayarlayan beyin boz çekirdeklerinin denetimi altındadır; insanın konuşması, Sylvius yarığının iki yanında, beyin kabuğunda bulunan konuşma merkezinin soğanilikteki merkeze emir vermesiyle mümkün olur. Çıkan seslerin fizik özellikleri değişik oranda bütün bu unsurlara bağlıdır.

Seslerin Yeğinliği (genlik)

göğüs kafesinin yaptığı basınca ve ses tellerinin buna karşı gösterebileceği dirence bağlıdır. Seslerin yüksekliği (frekans), ses tellerinin boyutlarına ve gerilimine, rezonans boşluklarının büyüklüğüne bağlıdır. Çocuk ve kadınlarda ses telleri ve rezonans boşlukları küçük olduğu için sesler ince çıkar; ses telleri ve rezonans boşlukları gelişmiş olan yetişkin bir erkekte ise ses kaim olur.

Bir kimsede rezonans boşlukları çıkarılmak istenen sese göre ayarlanır; kalın ses çıkarılacaksa, gırtlak ve yutak aşağı iner, boşluklar büyür; ince ses çıkarılacaksa, aksine, gırtlak-yutak sistemi yukarı kalkar.

Ses perdesi, herhangi bir insanda iki oktav, sesini geliştirmiş kimselerde ve şarkıcılarda ise iki oktavdan fazla olabilir. En kalından en inceye doğru, ses perdeleri şöyle sıralanır: bas, bariton, tenor, kontralto, mezzosoprano, soprano.

Çeşitli armoniklerin karışımı olan sesin tınısı her şeyden önce gırtlak sesine, yani ses tellerine (larenjit ve ses değişimi, sesin kalınlaşıp kısılmasına sebep olur); ikincil olarak da ağız, gırtlak ve burun boşluğu gibi rezonans boşluklarına bağlıdır (burun tıkalı olursa, ses burundan çıkar). Ses modülasyonu, seslerin yeğinliğinin, yüksekliğinin veya tınısının tedricî çeşitlemesidir. Boğumlamanın karakteristiği, ses perdesine sert ara çeşitlemelerinin katılmasıdır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir