Siena Tarihi | Tarih Bilgileri |

Siena Tarihi Augustus tarafından Etruria’run güneyindeki tepelerden birinin üzerine kurulmuş bir roma askeri kolonisi olan (5aena Julia) Siena, barbar akınlarına kadar önemli bir yer değildi.

O tarihte kıyıların güvensizliği yolcuları via Aurelia’dan uzaklaştırınca, kuzey bölgelerden Roma’ya giden hacılar, din adamları ve memurlar, iç bölgelerdeki yollardan gittikçe daha çok yararlanmaya başladılar.

Fransa ve Venedik’ten gelen bu başıca yollardan ikisi Arno’yu aştıktan sonra (biri Lucca’nın güneyinde, öteki Floransa’da) Siena’ya girmeden önce birleşiyordu.

O tarihten sonra önemi arttı, VIII. yy.da bir piskoposluk merkezi ve bir lombard gastald’ının ikametgâhı olan şehir, IX. yy.da da bir frank kontunun eline geçti.

Hıristiyan dünyasından Roma’ya giden iki yolun kavşağında bulunan Siena’nın konumu ve Ebedi Şehir’e yakınlığı (200 km) din adamı olsun laik olsun bazı sienalıların Roma curia’sı hayatına katılmalarına yol açtı.

Sienalılar kısa süre soma Papalık sarayının ilerigelen din adamlarına ve Roma’yı ziyaret edenlere ödünç para vermeye ve çeşitli ürünler sağlamaya başladılar.

Sanayii gelişmeyen, denize kapısı olmayan, fakat Orta İtalya’nın tek gümüş madeni olan Montieri madenlerini genellikle elinde tutan Siena’nın mali önemi her zaman ticari rolünden daha büyük oldu. Sienalı tacirlerin ve tefecilerin çoğu,XII.yy. başlarından sonra Champagne ve Paris panayırlarına gitmeye başladılar.

Siena bir yandan büyürken bir yandan da yavaş yavaş, kontun yerine geçmiş olan piskoposun vesayetinden sıyrılıyordu.

1147’de komün haline geldi, konsüller, sonra da bir podesta tarafından yönetilmeye başlandı ve bütün komünler gibi dioecesis’inin veya contado’sunun topraklarını sıkıca kontrol etmeye çalıştı.

Bunun için arazinin bir kısmını elinde tutan büyük soylu ailelerin (Aldobrandeschi) nüfuzunu kırmaya ve bağımsızlıklarını korumak isteyen küçük şehirlere (Montepulciano) boyun eğdirmeye çalıştı.

Siena, contado’sunun kuzey kesiminde yer aldığından, Floransa’mn contado’sundaki Elsa geçidini elinde tutan Poggibonsi’ye bile hakim olmaya kalkıştı.

Bu yüzden XIII. yy. boyunca Siena ve Flolansa arasında devamlı mücadeleler oldu.

Siena, Floransa’ya karşı Pisa, Pistoia ve Arezzo ile birleşmişti.

Floransa’yı ise Lucca ve Orvieto destekliyordu.

Bu sebepten imparatorun tarafını tutup, ghibellinilere katıldı.

Yüzyılın ilk yarısı boyunca Siena, Floransa’nın saldırılarına kolaylıkla karşı koydu.

O tarihte Batı’nın en büyük bankerler şirketi (Tolomei’ler şirketi, sonra da Buonsignori’ler şirketi) Siena’daydı.

XIII.yy.ın «Rotschild’leri» denen Buonsignori’ler papaların mali işleriyle uğraşırlardı.

Siena, dilenci tarikatların büyük kiliselerini inşa ettikleri tepelere doğru genişlemeye başladı; yeni surları içindeki 165 hektarlık alanda nüfus 50 000’i bulmuştu.

Nicola ve Giovanni Pisano şehre gelerek yeni tamamlanmış olan katedrale çok güzel bir mihrap yaptılar; bir üniversite kuruldu (1246) ve Floransa’ya karşı büyük Montaperti zaferi (1260) kazanıldı.

Fakat Floransa’yı destekleyen Anjou’lu Carlo’nun zaferi Siena için güçlükler yarattı.

İktisadi gücü gittikçe artan komşusuna karşı koymakta zorluk çekiyordu.

1298’de Buonsignori’lerin iflâsı, Siena ekonomisini alt üst etti ve gerilemesine yol açtı.

Bu gerileme bir süre için özellikle resim alanındaki büyük sanat gelişmesiyle perdelendiyse de, halkın üçte ikisinin ölmesiyle sonuçlanan 1348 kara veba salgınıyla daha da hızlandı.

Siena’nın toprak ekonomisinin zayıflığı bu felaketin altından kalkabilmesine ve 1355 ve 1386 isyanlarından yararlanmasına engel oldu.

Önemini artık ancak dini ve mistik hayatının güçlülüğü (XTV. yy. sonunda Azize Caterina) ve büyük bir fikir gelişmesi (Pius II adıyla papa olan [1458-1464] hümanist Enea Silvio Piccolomini) sayesinde sürdürüyordu.

Şehirde Agostini Chigi ve soyundan gelenler gibi papalığın büyük bankerleri yetiştiyse de, papalık artık iş merkezi olarak Siena’jn değil, Roma’yı seçmişti.

Bununla beraber Siena, bütün Toscana’ya hakim olmak ve eski rakiplerine boyun eğdirmek isteyen Floransa’nın hızla genişlemesine rağmen, bağımsızlığını iki yüzyıl süreyle koruyabildi.

Dokuz üyeli bir kurulla yönetilen bir halk hükümeti döneminden sonra 1487’den itibaren siyasi derebeylik rejimine sığınmaya (Pandolfo Petrucci) çalıştıysa da, imparatorluk birliklerine karşı koyamadı, Monluc’un çabalarına rağmen imparatorluk kuvvetleri 1555’te şehri ele geçirdi.

O tarihte Siena’nın nüfusu 8 000’e indi.

Felipe II’nin Cosimo I de Medici’ye verdiği şehir, başkenti Floransa olan Toscana dukalığına katıldı.

O tarihten sonra Chianti bağları ortasında büyük bir tarım merkezi olarak kaldı.

Bir cevap yazın