Siirt Tarihi

Siirt Tarihi,Siirt kelimesinin sami dillerinden geldiğini ileri sürenler vardır. Bazı kaynaklar bu adın Kaide dilinde «şehir» anlamına gelen Keert (Kaarat) sözünden türediğini ileri sürer. Ermeni krallarından Tigranes tarafından kurulan Tigranokerta’nın (Tigranes şehri) burada kurulduğu söylenir.

Ancak, yapılan araştırmalar bu görüşü doğrulamıyor. Siirt, İlkçağda Tigranes tarafından kurulan devletin sınırları içindeydi. Zaman zaman el değiştirdi, komşu devletlerin eline geçti.

Fakat, hiç bir zaman önemli bir kültür merkezi olmadı. Bazı tarihçiler bu şehrin, daha önce mezopotamya devletlerinin elinde bulunduğunu, Asur, Babil ve Medler tarafından birçok saldırıya uğradığını, sürekli el değiştirdiğini ileri sürer.

Siirt’in İskender’den sonraki tarihi kesinlikle bilinir. Bir süre İranlıların elinde kalan bu bölge, Dara III’ün İskender’e yenilişinden sonra (M.ö. 332) Makedonyalıların eline geçti.

İskender’in ölümünden sonra Selefki devletinin sınırları içine girdi. Bir ara sasani, sonra roma yönetimi altında kaldı. Roma’nın ikiye ayrılışından (M.S. 395) sonra Bizans’a bırakıldı. Zaman zaman Bizanslılarla İranlılar arasında el değiştiren Siirt halife Ömer zamanında müslümanların eline geçti.

Diyarbekir ve Hasankeyf (Hısnıkeyfa) yönetim bölgesi içine alındı. XI. yy.da Mervanilerin elinde bulunan şehir sonra Imadeddin Zengi tarafından alındı (1144).

Celaleddin Harizmşah’ın Moğollara yenilmesi üzerine şehir baştan başa yıkıldı. Bir süre sonra İlhanlıların, daha sonra Celayirlilerin eline geçti. Timur’un Anadolu’ya saldırması üzerine burayı Akoyunlular aldı. 1500’de Safeviler tarafından alındı.

O dönemlerde Siirt, Hasankeyf’te hüküm süren Eyyubilerden gelme Malikan hanedanının yönetimi altındaydı. Hanedanın başında bulunan Malik Halil’i Iran hükümdarı Şah İsmail Safevî esir alarak Tebriz’de hapsetti.

Çaldıran savaşında Yavuz Sultan Selim’e yenilen Şah İsmail kaçınca (1514), İdrisi Bitlisî’nin aracılığıyla Malik Halil, osmanlı yönetimi altına girdi ve Diyarbekir beylerbeyi Bıyıklı Mehmed Paşaya bağlı olarak Siirt’te bir süre daha hüküm sürdü.

Siirt, yönetim bakımından Diyarbekir vilayetine bağlı sancaklardan biriydi. 1884’te, Diyarbekir’den ayrılarak Bitlis vilayetine bağlandı. Cumhuriyet dönemine kadar Bitlis’e bağlı kaldı, sonra, ayn bir vilayet oldu.

Siirt Tarihi Eserleri

Siirt Ulu Cami

Siirt’te en önemli eser yapılış tarihi bilinmeyen, Selçuklulardan kalma Ulucamidir. Cami, 1129’da selçuklu sultanı Muizüddin Mahmud ve 1260’ta Mücahid İshak tarafından onartıldı, vakıf olarak hamam ve dükkanlar yaptırıldı.

Cami ortada büyük, yanlarda daha küçük kubbelerle örtülüdür. Ağaç işlemeciliğinin en güzel örneklerinden biri olan mimber 1933’te Ankara Etnografya müzesine kaldırıldı.

Siirt’te başka bir önemli cami de Meliküssalih Nâsırüddin tarafından 1265’te yaptırılan Çarşı veya Asakir camii’dir. Bu iki camiden başka yapılış tarihi bilinmeyen ve bugün Cumhuriyet camii adıyla anılan bir cami vardır.

Eski bir yapı olduğu ve daha önce burada İsa peygamberin havarilerinden Yahova’nın mezarının bulunduğu söylenir.

Cumhuriyet camiine bitişik Sak Ul Ayn çeşmesi de Selçuklulardan kalmadır. Birinden tatlı, ötekinden acı su akan iki musluklu çeşmenin önünde, musluklardan akan suların toplandığı iki havuz vardır.

Siirt’e bağlı ilçe ve köylerde de önemli yapılar bulunur. Bunlar arasında Aydınlar (Tillo) bucağında Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın hocası İsmail Fakirullah adına yaptırdığı türbe önemlidir.

siirt İbrahim Bey Camii

Siirt’teki eski eserlerden biri de İbrahimbey camii’dir (1117). İlçelerde Selçuklulardan kalma kale yıkıntıları vardır. Yine aynı yerde bulunan Sultan memduh türbesi önemlidir.

Bu türbe kendisinden önce ölen oğlu Şeyh Abdurrahman adına Sultan Memduh tarafından yaptırıldı (1246). Yeniçevre ilçesinde yerli kireçtaşından yapılan Veysel karani türbesi de ilçenin önemli bir anıtıdır.

Kozluk ilçesinde Ebubekir Raşki’nin 1485’te yaptırdığı kubbelerle örtülü Hızırbey camii en önemli yapıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir