Sind Pakistan

 Sind Pakistan doğuda Thar çölünü, Aşağı indus ovasının bir kısmını ve Batı Indus’tan Kirthar dağlarına kadar uzanan tepeler ve küçük sıradağlar (yakş. 1 000 m yüksl.) bölgesi Kûhistan’ı içine alır. Bu kurak kesim, dünyanın en sıcak bölgelerinden biridir.

Bozkırlarda göçebe kabileler büyük koyun, keçi ve deve sürüleri yetiştirir. Fakat Kotri ve Sukkur barajlarının inşa edilmesi, sulu tarıma ayrılan alanı genişletmiştir (Nil’inkine eşit). Demiryolu ile Karaçi’ye bağlanır.

Tarih 

Sind, «indus medeniyeti» adı verilen medeniyetin en ilgi çekici kalıntılarının bulunduğu bölgedir. M.ö. 500’de Persler tarafından ele geçirildi. İskender tarafından istila edildi.

İskender’den sonra, Mauri imparatorluğuna, Baktria Greklerine, daha sonra da ilgi çekici tapınaklar (Mirpur Khas) bırakan Kuşanlar (yaklş. ol. I. – II. yy.) ve Guptala imparatorluğuna (IV. – V. yy.) katıldı.

VIII. yy .in sonunda Muhammed bin Kasım Sakafi kumandasındaki arap orduları tarafından alındı. XI. yy. başlarında Gazneli Mahmud tarafından işgal edildi. Gazneli devletinin yıkılmasından sonra Gur devletine bağlandı (XII. yy.). Gurluların yıkılmasından sonra da Delhi Türk sultanlığına geçti.

Babur 1521’de Sin d’i Gurkanlı devleti sınırları içine soktu. Bir ara Gurkanlı devletinin elinden çıktıysa da, Ekber Şah zamanında ikinci defa gurkanlı hâkimiyetine geçti.

XVI. yy. ortalarında Portekizliler, Sind kıyılarında üsler kurdular. Daha sonra ingilizler de aynı hakka sahip oldu. Ingilizlerin Hindistan’dan çekilmesinden sonra bölge, Pakistan’a bağlandı. Sind’de Hindistan’ın en eski camileri (hindi müslüman üslûbunda) vardır. Süslü çini yapımı XIII. yy.da burada büyük ölçüde gelişmişti.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir