Sirkin Tarihçesi

Sirkin Tarihçesi Romalılar, taşrada önemli kentlerin birçoğunda sirkler yaptırdılar. Bunların hepsi aynı plan üstüne inşa edilmiştir: heykel ve dikilitaşlarla süslenmiş bir toprak setle bölünmüş bir pist (spina), ahırlar, imparatorluk locası, kemerler v.b. En eski sirk olan Circus Maximus uzunlamasına biçimindeydi, boyu 670 m, eni 215 m idi.

Rigionnaires’e göre, 385 000 seyirci alabilirdi. Yarım daire şeklindeki batı ucunda M.ö. 329 yılında yapılan ve yarışacak arabaların çıkış yaptıkları carcere’ler bulunmaktaydı. Belli belirsiz bir eğrilikte olan öbür uçta ise, Titus tarafından M.S. 80’de yaptırılan bir zafer takı vardı. Arena, spina ile boylamasına iki parçaya bölünmekteydi. Arabalar, spina’nın çevresinde belirli sayıda tur yapmak zorundaydı. Spina’nın iki ucunda altın sarısı renginde bronzla kaplanmış iki işaret taşı (metae) bulunurdu.

Spina’nın üzerinde ayrıca bir sunak ve yarışmacıların yaptıkları turların sayısını gösteren iki özel alet, büyük tahta yumurtalar olan septem ovo’lar (M.ö. 174) ile bronzdan yedi yunus balığı bulunurdu. Arena’nın kenarlarında seyircilere ayrılmış basamaklar vardı. Seyirciler buraya, dış kemerlerle doğrudan doğruya bağlantısı olan bir dizi merdivenle girerlerdi.

Oyunlara, zafer töreniyle yakınlığı olan ve oyunların başlangıcındaki dinsel özelliği hatırlatan bir ayin alayı (pompa) ile başlamak adeti vardı. Zafer giysileri içindeki bir yüksek görevli başkan ve onu izleyen süvariler, ruhaniler ve tanrı resimleriyle bu ayin alayı, Roma’da Capitole’den hareket eder ve Vicus Turcus forumundan geçerek sirke varırdı. Bundan sonra araba yarışları yapılırdı. İkişer ikişer bağlanmış dört veya daha fazla atın çektiği arabalar carcere’lerden çıkarlar ve spina uçlarındaki işaret taşlarında tehlikeli bir şekilde sola dönerek yedi turu tamamlarlardı.

Yarışlar bütün gün boyunca devam eder ve halk kırmızı, beyaz, yeşil ve mavi, çeşitli, arabacı gruplarının başarısı için heyecan çekerdi. Genellikle amfiteatr’da yapılan gladyatör çarpışmaları ve avlar ile öbür eğlencelerin her türlüsü sirkte sık sık yer alırdı. Bizans devrinde, sirk oyunları, kalabalıkları her zamankinden daha fazla kendine çekmiştir.

Merovenjler sirk oyunlarını yeniden canlandırmak istediler: Childebert bunları Arles amfiteatrında yaptırdı. Chilperic I ise, biri Paris’te öbürü Soissons’da iki sirk inşa ettirdi. Başarı sağlayamayan bu sirkler önce kendi haline bırakıldı, sonra da yıkıldı.

Modern Sirkler

Modern sirk, önceleri gezginci biçimde, sonra özel kuruluşlar içinde İngiltere’de doğdu. İngiliz Philip Astley (1742-1814) ilk amfiteatr’ı 1780’de Londra’da, Westminster Road’da kurdu. Blackfriars Road’da kurulan Krallık sirki buna derhal rakip oldu. Astley’in sirkindeki gösteriler arasında binicilik, Çin gölge oyunları, akrobatlar v.b. vardı. Krallık Sirki’nde ise balon uçuşları, pandomimalar v.b. yer alırdı. At cambazı Beates’ı daha önce gören Astley, Paris’e gelerek, Temple’ın varoşlarında Ingiliz amfiteatr’ını inşa ettirdi (1783).

Venedikli ip atlayıcı ve kuş eğitici Antonio Franconi, Astley’in amfiteatr’ına yerleşti. Devrim sırasında Ingiltere’ye giderek kış boyunca orada gösterilerde bulundu. Yazları ise, binici bir toplulukla Fransa’da dolaşırdı.

Antonio Franconi 1802’de, önce Capuci’ nes manastırı arazisine yerleşen Theatre de l’Equitation’a, sonra da Saint-Honore sokağındaki Jardin des Capucines’de François Delpont tarafından yaptırılan birinci Cirque 01ympieque’e geçti. 1807’de açılan Cirque 0lympique, Antonio’nun oğullarının yönetiminde, Laurent (1776-1849) ile Henri (1779-1849), gittikçe artan bir başarı kazandı. Bunlar Astley’in ölümünden sonra, Cirque 01ympique adını verdikleri ve 1826’da yanan Temple’ın varoşlarındaki amfiteatr’ı aldılar. Bunun üzerine Franconi kardeşler Temple bulvarındaki yeni bir sirkin imtiyazını elde ettiler. Bu sirk, Franconi’lerin imtiyazlarını bıraktıkları Ferdinand Laloue, Vilassi de Saint-Hilare ve Adolphe Franconi’nin (1802-1855) yönetiminde 31 mart 1827’de açıldı.

Birçok iflastan sonra Cirque 01ympique’in imtiyazı, 1841’de Cirque des Champs Elysees’yi ve Cirque 0lympique’in Theatre Lyrique haline gelmesinden sonra, açılışı 1852’de imparator tarafından yapılan Cirque Napoleon’u (Cirque d’Hiver-Kış sirki) yaptıran Louis Dejean’ın (1786-1879) eline geçti.

Tiyatroların serbestçe açılmasıyla ilgili kanunun çıkmasma kadar (1865) Paris’te hiçbir sirk görülmedi. Yalnız Ferdinand Laloue tarafından kurulan, sonra Amault’ya geçen yüksek hızlı binicilik gösterilerinin yapıldığı (araba yarışları, engelli yarış v.b.) Hippodrome, önce Etoile meydanı çevresinde, sonra bugünkü Victor Hugo meydanında yer aldı. Bu arada binici toplulukları sirk adı altında taşrada dolaşırlardı: Loisset, Lalanne, Plfcge, Bouthars, Tourniaire, Robba, Rancy v.b. Öte yandan öbür fransız at cambazları yerleşik sirkler kurmak üzere dış ülkelere giderlerdi. 1866’da, Bastien denen Sebastien Gillet, imparatorluk prensi sirki adıyla geçici bir sirk açtı.

Aynı çağda Barnum, Birleşik Amerika’da sirkte yeni bir hamle yaptı.

1870 Savaşından sonra, Paris’te art arda şu sirkler kuruldu: Cirque Fernando (1873), bugünkü Medrano; daha çok Nouveau-Cirque (Yeni sirk) adıyla bilinen ve 1927’de ortadan kalkan Cirque Oller (1875); Metropole veya Cirque de Paris (1906-1930).

İki Dünya savaşı arasında gezginci sirkler, kuruluşlarına o zamana kadar bir fuar gösterisi olan hayvan koleksiyonlarını da eklediler. Uç büyük hayvan koleksiyonlu sirk Fransa’da ve komşu ülkelerde dolaşırdı: Amar (yöneticisi: Mustapha Amar), Bouglione (yöneticisi: Joseph Bouglione), Pinder (yöneticisi: Charles Spiessert).

Yeryüzünün öteki önemli sirkleri arasında, Busch, Hagenbeck, Kröne (Almanya), Bertram Millo (İngiltere), de Jonghe (Belçika), Corzana (İspanya), Strassburger (Hollanda), Togni (İtalya), Knie (İsviçre), Ringling (A.B.D.) sayılabilir.

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir